Türkiye’de havadan nem kapan ve yasaları bir silah olarak kullanan YASAKÇI bir iktidar var: Görüş ve düşüncelerine aykırı bir gazeteci mi, yaptıklarını eleştiriyor mu, onlardan zarar mı görüyor, gözaltına alın, tutuklayın içeri atın. Sanatçılar mı var iktidarla ters düşen, etkinlikleri, etki alanları çok mu, çok mu seviliyorlar halk tarafından, “türlü-çeşitli bahanelerle konserlerini” iptal edin…

Cumhuriyetin yüzüncü yılına “daha çok özgürlük, daha çok insan haklarıyla” girilmesi gerekirken yasakların sınırları daha çok genişletilerek giriliyor: “Konserlerde ahlaksızlıklar yaşanırmış.” “Bu yüzden iptal edilmeleri gerekiyormuş.”

Herhangi bir konserden “ayıplı” bir kare fotoğrafları mı var ya da montajsız bir videoları… İftira, suç isnadı meslekleri olmuş. Kimi dernek ve cemaat yurtlarında, vakıf okullarında, Kuran kurslarında, tarikatlarında davası sonuçlanmış o kadar çok çocuk tecavüzü olayı yaşandı ki hiçbiri “iptal edilmedi”-kapatılmadı. Ama anında yayın yasağı getirilerek konuşulmasına, tartışılmasına ve kınanmasına engel olundu. Yeter ki, halk duymasındı.

e0832a24-0306-488c-a2a0-f395514e3a49

Hatta bir kadın bakanın “bir kere ile bir şey olmaz” sözü ahlak tarihine kara leke olarak düştü.

Cumhuriyet öksüz bırakıldı. İktidarın cumhuriyetle sorunu olduğu için hiçbir etkinliğe katılmadı. “Filistinli kardeşlerimizin yanında yer almak için Atatürk Hava Limanında miting düzenledi. Sanki Cumhuriyet ikinci, ya da bilmem kaçıncı pılana atılmadan kutlanmazmış gibi. Ama halk büyük bir özveriyle cumhuriyeti kutladı ve bayram coşkusunu yaşadı, yaşattı.

Beşikdüzü’nde ilk etkinlik Gürhan Yardım İlköğretim Okulunun meydanda açtığı resim sergisiydi. İkinci etkinlik Sabancı Öğretmenevinde düzenlenen paneldi.

28 Ekim gecesi de bir gurup Beşikdüzülü sanatçı Beşikdüzü Belediye Kültür Salonunda, halkla birlikte muhteşem bir konser verdiler. Emekli Öğretmen Sezgin Sağlam, Elektirik-Elektıronik Mühendisi Emrullah Gözaçan ve Müzik öğretmeni Nigar Kuguoğlu sazlarını büyük bir ustalıkla kullanırken sesleriyle de büyük takdir topladılar…

291276c2-27d4-47c6-a5cf-f71583eeca05

Fon oluşturan perdeye yansıtılan Türk Halk Müziğinin kılasikleşmiş türküleri, salonu tıklım tıklım dolduran halkça büyük bir koro oluşturularak söylendi. Sazın ustası Sezgin, hem çalıp hem söylerken, hem de kadın erkek sesleri yönlendirdi. Nigar büyük bir usta, çok zengin repertuarıyla hem halk türkülerinden, hem de mahalli-Karadeniz türkülerinden güçlü sesiyle okuduklarıyla büyük beğeni topladı. Emrullah çok becerikli bir insan: Sazın yanında kabak kemaniyle kemençeyi çok büyük bir ustalıkla çaldı. Hele sesi, okuduğu türküler gerçek sanatçılarla boy ölçüşecek nitelikteydi. “Havada Bulut yok, Nesini Söyleyeyim Canım Efendim, Derdim Çoktur Hangisine yanayım, Uzun İnce Bir Yoldayım, Akşam olur Karanlığa Kalırsın, Ne Ağlarsın Benim Zülfü Siyahım, Mevlam Gül Diyerek İki Göz Vermiş, Edremit’in Gelini, Beyaz Giyme Toz Olur… Divane Aşık Gibi, Ben Seni Sevduğumi da Dünyalara Bildirdum, Ah Duman Kara Duman ve daha niceleri gecenin renkli türküleriydi.

Dinleyiciler arasından Osman Kukul(Dayı) “Huma Kuşu” ile uzun süre alkışlandı. Bir kadın öğretmen, arkadaşlarının teşvikiyle sanatçı olgunluğunda türküsünü söyledi.

17c3cec1-d4b5-4765-a414-31b0fb8c9bbd

Seçilen her türkü çok güzeldi, çok da güzel söylendiler. Hele Emrullah’ın söylediği ZEVZEK, salonu büyüledi. “Bir daha, bir daha” ünlenmeleri ve alkış tufanıyla salonu kırdı geçirdi.

Üç saatin nasıl geçtiği anlaşılamadı. Herkes mutluydu. Katkı veren Belediye Başkanına teşekkürlerle gece son buldu.