DEĞİL 4, 14 BAKAN VERSELER BİLE…


Ali Yahya ÖZTÜRK

Ali Yahya ÖZTÜRK

14 Temmuz 2018, 09:48

Gelişmekte olan ekonomi ve şehirlerde kalkınmanın sağlanmasında kaynakların etkin kullanımı, insan kaynağının gelişimine ve insana yatırıma verilen öneme bağlıdır.

Gelişmiş ülke ve şehirlerde ise kalkınmanın sürekliliğinin sağlanması, insana yatırım politikalarının sürekliliğine bağlı olmaktaymış.

Günümüz teknolojisinin isteklerine uygun insan yetiştiren ülke ve şehirlerin başarıyla gelişecekleri, bunu yapamayanların sermaye ve teknoloji akımlarının dışına çıkarak, büyüme ve kalkınma yarısından kopuk, yoğun işsizlik ve yoksulluk baskısı altında sosyal ve siyasi açmazlara düşecekleri öngörülmüştür.

Şehirlerin gelişip kalkınması açısından da nitelikli insan gücü olmazsa olmaz bir şarttır.

Tüm gelişmiş şehirlerin özellikleri arasında “İnsana yapılan yatırım” öncelikli başlık olarak durur.

‘Ben’i değil ‘insan’ı merkeze koyan bir anlayış ancak insanlığa hizmet edebilir.

***  

Bu noktadan bakıldığında son yıllarda Trabzon’da ülke geneline göre insana yapılan yatırımın çok düşük seviyelerde olduğunu görmekteyiz.

Gelişim için gerekli ‘nitelikli insan gücü’ göz ardı edilmiş, niteliksiz, liyakatsiz kişiler yönetici, danışman, daire başkanı, başkan, müdür, amir, memur yapılarak bir nevi hizmet dışı kadrolaşmaya gidildi.

Sanki Trabzon üzerinde gizli bir el var ve bu el bu kadim şehir Trabzon’un bir adım öteye gidememesi için bu tip yöneticileri bilerek ve isteyerek iş başına getiriyor gibi saçma sapan bir düşünceye kapılmıyor değilim.

Bu kentte vaktin birinde okulun parmaklıklarına asılmış bir pankart, aylar sonra Vali Yücel Yavuz’un görüp talimat vermesi sonrası kaldırılıyorsa çok da saçma sapan bir düşünceye kapılmadığımı anlıyorum.

Şehri baştan aşağıya şöyle bir dolaşıverin inanın öyle küçük sorunlarla karşılaşır, “Ya bu kadarı köyde bile olmaz” dersiniz.

Ama görmek isterseniz tabii...

Kamu kurum ve kuruluşlarına giderseniz, “Bu ülke bu kadar zaman israfıyla iyi ayakta duruyor” dersiniz…

Ama görmek isterseniz tabii...

Her nereye giderseniz gidin Trabzon’un, o eski Trabzon’dan çok ama çok uzakta olduğunu göreceksiniz.

Peki kim bunun sorumlusu?

Nereye bu gidiş böyle?

Ne olacak bu Trabzon’un hali?

Kentin geleceğini dert edenler ‘Meczup’ ilan edilirken, tozpembe hayaller kuranlar, şehrin anasını ağlatanların sıkı savunucusu oluyor.

Ve doğruya varmak için eleştirenler ayıklanırken, hakkı değil rantını alkışlayanlar ödüllendiriliyor.

Sonuçta, “Hiçbir şeyin doğru yapılmadığı bir Trabzon” figürü ortaya çıkıyor.

***

KTÜ’den ayrılarak Trabzon Üniversitesi diye bir üniversite kurulmuş.

Her ne kadar Fatih Eğitim Kampüsü’ne, ‘Üniversite’ adı verilse bile sonuçta resmiyette Trabzon’un ikinci bir üniversitesi olmuş.

Kapısına yerleştirilen uyduruk tabelayı gördünüz mü?

Bu kadar olmaz dedirtti.

“Belki şöyleydi, böyleydi” denilemeyecek bir basitlik, iş bilmezlik, vizyonsuzluktur.

Trabzon’un her yerinde binlerce böyle basitlikler, iş bilmezlikler, tel tel dökülen uygulamalar görmek bugün.

Peki neden oluyor tüm bunlar?

O gizli el yine devrede..

Niteliksiz insanlar baş edildiği müddetçe bu şehirde iyi işler çıkmayacak.

Çünkü yanlış yoldan giderek doğru hedefe asla varılamaz.

***

Konuyu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kabineyi açıklamadan önce sarf ettiği sözlerle kapatayım:

“Şimdi artık partili olmayan bakanlarımızla bir kabine oluşturuyoruz. Ve bu arkadaşlarımız bundan önce olduğu gibi de köşeye sıkıştırılmak suretiyle, şuraya şu olsun buraya bu olsun mantığıyla hareket etmeyecek.”

“Kimse kalkıp da şunu diyemeyecek, kadrolaşmaydı şuydu buydu bunu diyemeyecek. Bakanlar bu tür zanların altında da kalmayacak. Tabi bütün bunlarda aranan ne olacak? Ehliyet olacak, liyakat olacak.”

“Benim istemediğim olmadı, benim istediğim olmadı mantığıyla bir davanın mensubu olmak mümkün değildir. Onun için yan gelip yatanlar oldu, kusura bakmasınlar. Bu zaman içerisinde bizim en çok üzerinde durmamız gereken konu insan meselesidir.”

***

Gelin son yıllarda bir hayli kan kaybeden Trabzon; liyakate önem vermeyen, ‘Ben’ diyen, ehliyeti olmayan, yan gelip yatan, ayakları yere basmayan, eleştiriye tahammülsüz, iş yerine laf üreten, donanımsız, iş bilmez, kin güden, halka sırtını dönen, fitne fesat çıkaran, insana değer vermeyen, ahbap olmaktan başka hiçbir yetisi olmayan, sülük gibi yapışan, yalaka, basiretsiz, bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyen, koltuğuna yapışan, suya sabuna dokunmayan, şehri için risk almayan, sürekli alkış tutan, yanlışa yanlış diyemeyen, vizyonsuz, misyonsuz etkisiz yetkililerden en yakın zamanda kurtarılmalıdır.

Yoksa değil 4, 14 bakan verseler Trabzon’da hiçbir şey değişmez.

Ne demişler önce yoldaş sonra yol…

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ts - 5 gün önce
kalemine sağlık