Bir kıssadan hisseye varalım.

Siyonizmin insan kanı içen tavrını Filistin’de yaşıyoruz.

Bu insanların nasıl hayvanlaştıklarına Mevlana’nın kıssasıyla tanıklık edelim…

***

Eski zamanlarda Yahudilerin zalim bir padişahı vardı. Hz. İsa (a.s) düşmanıydı. Hıristiyanları çeşitli eziyetlerle yakar, yandırır ve öldürürdü.

Şaşkın padişah (Siyonistler), Musa ile İsa’nın (a.s) ikisinin de Allah (c.c) yolunda yürüyen peygamberler olduğunu bir türlü kabullenemiyordu.

Bu padişahın (ABD) kendisinden de kötü, düzenbaz, hilekâr ve fitneci bir veziri (Bugünün İsrail’i) vardı. Hile yaparak akan suyu bile durdururdu.

Bir gün padişaha, “Padişahım, Hıristiyanlar canlarını kurtarmak için dinlerini gizliyorlar. Hem öldürmekle de bunlarla başa çıkılmaz” dedi.

Padişah, “söyle bakalım, bu Hıristiyanlığın yayılmasını ve Hıristiyanların çoğalmasını nasıl engelleyeceğiz? Gizli ve açık dünyada Hıristiyan kalmaması için gerekli tedbiri alalım” dedi.

Vezir bunun üzerine hile dolu planını anlattı.

“Padişahım! Güya bana kızarak, kulağımın ve elimin kesilmesini, burnumun ve dudağımın yarılmasını emredin. Sonra da beni idam etmek için dört yol ağzında bir idam sehpası kurdurun. Tellallar çıkartarak halkı toplayın. Son anda sizin kıramayacağınız biri benim affımı sizden istesin. Bunun üzerine siz de beni uzak bir yere sürgüne gönderin.

Böyle yaparsan Hıristiyanlar benden şüphelenmez. Ben de rahatlıkla aralarında fitne ve fesadımı yayarım. (Bugün İslam’ın içine yayılan fitne gibi) Gittiğim yerde onlara derim ki: ‘ben gizlice Hıristiyan olmuştum. Padişah bu sırrımı öğrendi. Bana bu zulmü yaptı. Eğer İsa aleyhisselamın manevi yardımı yetişmeseydi Yahudiliğinden dolayı beni öldürecekti. Ben Hz. İsa’nın uğruna canımı, başımı vermeyi minnet sayarım. Onun dininin bütün bilgilerine sahibim.

Hıristiyanlığın cahillerin elinde kalmış olması, bana büyük ıstırap veriyor. Üzülüyorum. Belimize Hıristiyanlığın kemerini bağladığımızdan beri, Yahudilikten kurtuldum.

Allah’a ve İsa’ya şükürler olsun. Bu hak dinin yol göstericisiyim. Ey insanlar, devir İsa’nın devridir. Onun dininin emirlerini candan ve gönülden dinleyiniz diyerek vaazlarıma başlarım.”

Padişah vezirin bu düzenini akıllıca buldu.

Çok hoşuna gitti.

Derhal istediklerini yerine getirdi.

Veziri Hıristiyanların çok olduğu bir bölgeye sürdü.

Halk vezirin başına gelenlerden dolayı çok şaşırdı.

Vezir sürüldüğü yerde halkı dine davete başladı.

Devamı yarın…