KRAL DA OLSAN ÖNCE HADDİNİ BİLECEKSİN!


Ali Yahya ÖZTÜRK

Ali Yahya ÖZTÜRK

20 Mayıs 2018, 12:53

Ne ve kim olursan ol, hangi işi yaparsan yap önce haddini bileceksin.

Burak Yılmaz bile olsan…

Trabzonspor’u neredeyse tek başına sırtlayan adam olsan da…

Taraftarın tek sevgilisi olsan da..

Bu yıl yaptıklarını kimse yapmasa da…

Gelecek yıl takımda kalsan da gitsen de haddini bileceksin.

***

Almanya’da kasıklarından ameliyat olan Burak Yılmaz, Trabzonspor Genel Koordinatörü Özkan Sümer’in, Burak’ın transferi konusunda net bir durumun olmadığı, karşılıklı görüşmeden sonra durumun netleşeceğini belirten açıklamasına istinaden sosyal medyadan ilk bakışta haklı bir serzenişte bulundu.

Ama ilk bakışta.

Burak, “Benimle alakalı ne olduğu anlaşılmayan açıklamalar yapmak yerine, arayıp da geçmiş olsun demeyi düşündünüz mü?” diye yazdı.

Özkan Sümer de ‘Geçmiş olsun’ dilemek için iki kez aradığını ancak kendisine ulaşamadığını, bunu da ispat etmek gerekirse ispatlayabileceğini açıkladı.

Burak Yılmaz, bununla da kalmayıp, 2 Milyon 387 Bin Euro (12 Milyon 630 Bin TL) alacağından dolayı 16 Mayıs Çarşamba günü avukatı aracılığıyla Trabzonspor’a ihtar çekiyor.

Sen takımın kaptanısın ya..

Yaptığına bak!.

***

Sezon başında Çin’den geldiğinde kendisine en fazla destek verenlerin başındayım.

“İyi golcü, iyi bir insan” dedik.

Çok faydalı olacağına yürekten inandık ve oldu.

Herkes “Çok pahalıya geldi” derken “o attığı gollerle o parayı kulübe fazlasıyla getirir” dedik, getirdi de nitekim.

Ancak ne yaparsa yapsın, kim olursa olsun kişiler bir kurumun sadece birer parçalarıdır.

Belki bazılarının önemi ve fonksiyonu daha fazladır ancak bu yine de parça oldukları gerçeğini değiştirmez.

Burak Yılmaz da Trabzonspor’un sadece önemli bir parçasıdır.

Ötesi yok…

***

Kurumlar da kişiler üzerine inşa edilmezler.

Trabzonspor da öyle olmalıydı ancak olmadı, olamadı.

Kişilerin at koşturduğu çiftliğe döndü adeta..

Taraftar Trabzonspor sevgisinden sustu, yöneticiler kulüp sayesinde reklam peşinde olduklarından, “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” dedi ve bugünlere geldik.

Ancak buna bir son verme zamanı geldi.

Trabzonspor kimsenin oyuncağı değildir.  

Hep tarihindeki başarılarla anılan bu şanlı kulübe tarihi saygısızlıklar yapılmasına kim olursa olsun müsaade edilmemeli.

Trabzonspor kişilerden çok daha büyüktür.

Burak Yılmaz daha doğmadığında da bu takım vardı, Burak yok olunca da olmaya devam edecektir.

Burak Başakşehir’e mi gidecek Beşiktaş’a mı?

Nereye isterse gidebilir.

Gitmek istemesi de asla Burak Yılmaz’ı değersiz kılmaz, kılmamalı..

Ancak giderken saygılı davranmak zorunda.

Bir Gökdeniz Karadeniz de gitti bu takımdan bir Mehmet Ekici de..

Hani tuvaletlerde yazıyor ya, “Nasıl bulmak istiyorsan öyle bırak” diye işte Burak Yılmaz da nasıl anılmak istiyorsa öyle bırakmalıdır.

Efendice, adam gibi ve haddini bilerek..

Ya da başka şekilde..

Hepsi senin elinde Burak Yılmaz…

*** 

Konuyla alakalı bir hikâyeyle bitirelim…

Fare bir devenin yularına yapışmış, onunla birlikte gidiyordu. Gidiyordu ya gurur ve kibri de kendisiyle birlikte gidiyordu.

Deve, ömrü boyunca bu kadar kibirli, kendini beğenmiş ve üstün gören biriyle karşılaşmamıştı. Fare kendi kendine, “Ne büyük bir rehbermişim de haberim yokmuş. Deveyi yularından tutmuş götürüyorum” diyordu.

Az sonra bir ırmağa çıktı yolu devenin. Gürül gürül çağlayarak akıyordu. Deve duraksadı. Akıntı güçlüydü. Ama rahatlıkla geçebilirdi. Fareninse beti benzi atmıştı.

‘Eyvah!’ dedi. “Şimdi ne yapacağım?”

Deve, az önce gururundan yanına yaklaşılmayan fareye baktı ve “Hayrola dostum! Ne oldu” dedi.

Fare kekeledi: “Yo, yok bişey!”

Deve, ‘Haydi!’ dedi. “Paçaları sıva da gir suya, kılavuz sen değil misin?”

Fare, zor durumdaydı,

“Bu koca ırmağı nasıl geçerim?” dedi.

Sesi yumuşamış, yelkenleri indirmişti. ‘Su çok derin!’

Deve ağır ağır girdi suya. Birkaç adım attı. Su dizlerindeydi.

“Korkmana gerek yok!” dedi. “Bak, dizlerime geliyor!”

Fare yalvarır gibi: “Aziz üstat... Senin dizine gelen su, benim başımı kaç metre geçer Allar bilir.”

Deve taşı gediğine koyarak, “Öyleyse... Bir daha böbürlenme, haddini bil!”

Ve ekledi, ‘Haydi hörgücüme geç de gidelim.’

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.