Çocukların kalbine kulak verin! - Reçete: 11.11.2019

Reçete’nin bu haftaki konuğu Uzm. Dr. Seyyit Bahaettin Öncü oldu

Çocukların kalbine kulak verin! - Reçete: 11.11.2019
11 Kasım 2019 Pazartesi 11:09

Giresun Üniversitesi Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi, Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Dr. Seyyit Bahaettin Öncü, çocuklarda doğumsal kalp hastalıkları, ritim bozukluğu, kalp deliği ve ameliyatsız tedavisi konularında açıklamalar yaptı.

DOĞUMSAL KALP HASTALIĞI NEDİR?
Doğumsal kalp hastalığı, kalpte doğum sırasında bulunan yapısal bir bozukluktur.  Tüm dünyada hemen hemen aynı oranlarda görülmektedir. Bu oran, yaklaşık yüz canlı doğumda birdir (8-10/1000 ). Yaklaşık 1000 canlı doğan bebekten 3’ü özel bakım ya da müdahaleye ihtiyaç duyarken, yine yaklaşık 1000 bebekten 5’inin ise çocuk kardiyoloji uzmanları tarafından takip edilmeleri gerekir. Hamileliğin erken dönemlerinde organların gelişme aşamasında oluşur. Kulakçıklar ya da karıncıklar arasında delik, kalpten çıkan damarlarda darlık, kalpten çıkan büyük damarlar arasında açıklık ya da damarların kalpten ters çıkması şeklinde görülebilir. Morarma ile belirti veren daha karmaşık kalp hastalıkları şeklinde de olabilmektedir.

DOĞUMSAL KALP HASTALIĞININ NEDENLERİ NELERDİR?
Doğumsal kalp hastalıklarının nedeni tam olarak bilinmemektedir. Ancak çok az bir bölümü kalıtsal olarak geçmektedir. Bir başka neden ise genetik hastalıklardır. Bunlardan bir tanesi Down Sendromudur. Bu sendromda bebeklerin kalbi ile birlikte başka organlarında da etkilenir. Bebeğin doğumsal kalp hastası olma riskleri arasında, diyabetik anne, gebelikte alkol ya da yasal olmayan madde kullanımı, gebelikte bazı psikiyatrik ilaç kullanımı, radyasyona ya da kimyasal maddelere maruz kalma, annenin kızamıkçık gibi bazı viral enfeksiyonları geçirmesi sayılabilir.

ANNE KARNINDA TANISI KONULABİLİNİR Mİ?
Fetal ekokardiyografi tetkiki ile anne karnındaki bebeğin kalbi incelenerek, doğumsal kalp hastalığı ya da bebekte ritim sorunu olup olmadığı anlaşılır. Kadın-Doğum uzmanlarının önerdiği tüm gebelere, ayrıca risk taşıyan gebelere fetal ekokardiyografi tetkiki 18 haftadan itibaren yapılabilmektedir.

DOĞUMSAL KALP HASTALIĞININ BELİRTİLERİ NELERDİR?
Bebekte yenidoğan döneminden itibaren morluk saptanması, beslenme güçlüğü, çabuk yorulma, hızlı nefes alıp verme, zor nefes alıp verme, gelişme geriliği, alt solunum yolları enfeksiyonlarına yatkınlık gibi durumlarda doğumsal kalp hastalığından şüphelenilmelidir. Daha büyük çocuklarda bayılma ve göğüs ağrısı da görülen yakınmalar arasında yer alır. Ailelerin bebeklerinde ya da çocuklarında bu bulguları gözlemlemesi durumda mutlaka bir doktora başvurmalıdır.

ÜFÜRÜM NEDİR?
Kanın kalpten ya da kalp kapaklarından geçerken çıkardığı ve doktorun kalbi dinlerken duyduğu sese üfürüm denir. Doğuştan ya da sonradan olan kalp hastalıkları, kalp delikleri, damar darlıkları, kalp kapaklarındaki bozukluklar kan akımında değişikliğe yol açarak üfürüme neden olur (patolojik üfürüm.) Kalpte herhangi bir anormallik olmadan da üfürüm duyulabilir. Ateş, anemi (kan düşüklüğü), tiroid bezinin fazla çalışması, egzersiz ve pozisyon değişikliklerinde de üfürüm duyulabilir. Üfürümü duyan doktor masum üfürüm olup olmadığını ayırt edemezse hastayı çocuk kalp doktoruna yönlendirmelidir.

MASUM ÜFÜRÜM NEDİR?
Küçük çocuklarda oldukça sıktır. %30-70 oranında bildirilmektedir. Ateş veya hastalık durumlarında şiddeti artma gösterir. Üfürüm duyulmasına karşın kalpte herhangi bir hastalık yoktur. Hiçbir zaman 3. Dereceden daha kuvvetli değildir. Diyastolik fazda (dolaşımın gevşeme dönemi) işitilmez. Gerekli değerlendirmeler (ekokardiyografi, EKG) yapıldıktan sonra hastanın kalbinde bir sorun olmadığı kanıtlanmalıdır. Çoğu hastada üfürüm zamanla kaybolur. Bu hastaların kardiyolojik açıdan kontrol edilmeleri gereksizdir. Fiziksel kısıtlama veya ek tedbirlere gerek yoktur. Daha büyük çocuklar ve genç erişkinlerde de duyulabilir.

ÜFÜRÜM TEŞHİSİ NASIL KOYULUR?
Üfürüm doğumsal veya yapısal kalp hastalığına bağlı olarak görülür. Bu nedenle üfürüm duyulduğu zaman bu hastalıklar konusunda araştırma yapmak gerekli olabilir. Bu şekilde klinik açıdan belirti vermeyen kalp hastalıklarının tanısını koymak mümkün olabilir. Kalp hastalığı tanısı ile izlenen hastalarda ise üfürümün şiddetinin değişimi veya yeni bir üfürüm duyulması doktoru uyarıcı olacaktır. Yapısal herhangi bir kalp hastalığı olmadan duyulan üfürümler masum üfürümlerdir. Kansızlık veya ateş gibi nedenler üfürümün şiddetinin artmasına neden olurlar. Bunlar düzeldiği zaman üfürümün şiddet olarak azaldığı görülebilir.

ÜFÜRÜM NE ZAMAN ANORMALDİR?
Kalpte duyulan üfürümler şiddetine göre 6 dereceye ayrılırlar, birinci derece en hafif, altıncı derece ise en şiddetli olanıdır. Üçüncü ve üzeri dereceler anormaldir ve bu durum mutlaka araştırılması gerekir.

ÇOCUKLARDA KALP DELİĞİ BELİRTİLERİ NELERDİR?
Çok hızlı nefes alıp verme. Dudak çevresinde ve yüzünde morarma. Emerken çok çabuk yorulma. Kilo alma hızında azalma. Aşırı terleme. Yaş daha büyüdüğünde çabuk yorulma. Çarpıntı. Bayılma gibi durumlar var.

ÇOCUKLARDA KALP DELİĞİ NEDEN OLUR?
Bebeklerde kalpte delik genellikle; akraba evlilikleri, prematüre doğum, Genetik yatkınlık, hamileliğin ilk 3 ayında geçirilen ağır enfeksiyonlar, anne adayının radyasyona maruz kalması, gebelik diyabetinin kontrol altına alınmaması, bebeğin Down, Turner sendromu gibi sorunlara sahip olması gibi durumlar var.

ÇOCUKLARDA KALP DELİĞİ NASIL ANLAŞILIR?
Yukarıdaki belirtilerle bir uzmana başvurduğunda bebeğin için bazı tetikler yapılacaktır. Elektrokardiyografi (EKG): EKG ile bebeğinin kalp atış ritmi değerlendirilir. Bu sinyaller bir kağıda dökülür ve doktorun tarafından yorumlanır. Ekokardiyografi (EKO): Kalp damarlarının, duvarlarının, kapaklarının ve çalışma düzeninin incelendiği tetik türüdür. Kalp ultrasonu olarak da bilinir. Akciğer Grafisi: Kalp ve akciğerlerin çalışma disiplini incelenir.

KALP DELİĞİNİN ANJİYOOGRAFİ YÖNTEMİ İLE KAPATILMASI NASIL YAPILIR?
Bu prosedür için, bir yama olarak hizmet eden şemsiye şeklinde bir cihaz, bir kateter ile bacak damarından kalbe girilir ve daha sonra cihaz deliği kapatmak için açılır. Bu şekilde ameliyatsız kapatılır. Oldukça güvenli ve konforlu bir işlem, hasta sadece iki gün hastanede kalıyor.

RİTİM İLETİ BOZUKLUKLARI NELERDİR?
Kalbin elektriksel sisteminde anormal yavaşlama, duraklama veya hızlanmalarla kendini gösteren düzensizlikler olarak açıklanıyor. Daha çok erişkin yaşlarda görülen bu bozukluklar çocuklarda bazen doğumsal kalp hastalıkları ile birlikte, bazen geçirilmiş kalp ameliyatından sonra, bazen de bilinen herhangi bir nedene bağlı olmaksızın ortaya çıkıyor.

KALP RİTİM BOZUKLUĞU BELİRTİLERİ NELERDİR?
Bu bozukluklar çocuklarda çarpıntı, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çabuk yorulma, sebebi açıklanamayan epilepsi, baş dönmesi ve/veya bayılma gibi çocuk kalp hastalığı belirtileri ile ortaya çıkabilir. Bazen de hiçbir belirtiye yol açmaksızın ani ölüme neden olabilirler. Ayrıca, birinci derece akrabalarda genetik Ritim Bozukluğu olduğu için yapılan tarama tetkikleri ile disritmi tanısı konulabilir.

ÖNERİLER NEDİR, TEDAVİSİ NASIL OLMALI?
Bu hastalar çay, kahve, kola, çikolata ve sigara tüketimi ile stres (gerilim) ve uykusuzluktan kaçınmalıdırlar. Tiroid, astım, grip ve depresyon ilaçları gibi çarpıntı ile ilişkisi gösterilmiş ilaçları doktor kontrolünde kullanmalıdırlar. Kalp ritim bozukluğu sırasında çocuk sakinleştirilerek uzandırılmalı, derin nefes alması ve ıkınması sağlanmalıdır. Bayılmaya neden olan kalp ritim bozukluğunun ani ölümle sonuçlanabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle disritmi şikâyeti olan çocuklar Çocuk Kardiyoloji Uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Kalp ritim bozukluğunun tipine göre bu hastaların bir kısmı ilaç tedavisi verilmeksizin izlenirken, bir kısım hastaya ise tekli veya çoklu ritim düzenleyici ilaç başlamak gerekebilir. Kalp ileti yollarının farklı düzeylerindeki bloklar için kalıcı kalp pili (pacemaker) takılabilir, böylece kalp hızı istenilen seviyede tutulabilir.

Hazırlayan: Turan SAKA



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.