Dervişoğlu: "İyi işler yapmak için geliyoruz"

Dervişoğlu, “Biz İYİ Parti’yiz iyi şeyler yapmak ve iyi şeyler söylemek için Anadolu’yu karış karış dolaşıyoruz. Biz milletimize güveniyoruz, onlar da bize güvensinler” dedi

Dervişoğlu: "İyi işler yapmak için geliyoruz"
14 Mart 2018 Çarşamba 10:34

İYİ Parti Mahalli İdarelerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Musavat Dervişoğlu, gazetemiz sonnokta’ya özel açıklamalarda bulundu. Bahadır Medya Grup Başkanı Hasan Bahadır ile görüşen Dervişoğlu, hem yerel gündem hem de ulusal gündem ile ilgili özel açıklamalarda bulundu. İddialı açıklamalarda bulunan Dervişoğlu İYİ Parti’nin iktidara olacağını söyledi. Karadeniz Bölgesi ile ilgili açıklamalarda bulunan Dervişoğlu, fındık üreticisinin mağdur olduğunu ifade ederken tarım ve hayvancılığın da bitme noktasına geldiğini söyledi. Dervişoğlu, istihdam alanlarının oluşturulması için sanayinin gelişmesi gerektiğini savundu. 

İşte Dervişoğlu’nun açıklamaları:
YOĞUN İLGİDEN MEMNUNUM

İYİ Parti kurulmadan önce vatandaşta bir arayış vardı. İYİ Parti kurulduktan sonra da bu arayış yönelişe döndü. Gittiğimiz her yerde vatandaştan çok yüksek teveccüh görüyoruz. Özellikle Sayın Genel Başkanımızın katıldığı programlarda bunu daha net hissedebilmek mümkün oluyor. Dolayısıyla milletimizin bize olan yoğun ilgisinden fevkalade memnun olduğumu ifade edebilirim. Bu ilgi her geçen gün artıyor. Yeni kurulan bir siyasi partide çok kolay rastlanmayan bir durum bu.

İKTİDAR OLMAK İÇİN ENGEL KALMADI
Parti teşkilatımızın kuruluşunu yaptığımız andan itibaren Yüksek Seçim Kurulu’nun diğer siyasi partilere tanıdığı hakkı İYİ Parti’den esirgemesi nedeniyle hızla kongre sürecini başlattık. İki buçuk aylık bir zaman diliminde de ilçe ve il teşkilatlarımız kongrelerini tamamladı. Artık İYİ Parti’nin seçime girme noktasında da herhangi bir engel kalmadı.

Bende Karadeniz Bölgesi’nin çocuğuyum. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin yoğun oy aldığı hinterlant burası. Buradaki ilgiyi, yönelişi, teveccühü görünce artık İYİ Parti’nin önünde iktidar olmasını engelleyecek herhangi bir şeyin kalmadığını da görüyoruz. İlk seçimlerde de hem Cumhurbaşkanlığını hem de iktidarı alacağımızı söyleyebilirim.

YÜKSELİŞ TRENDİ DEVAM EDİYOR
Kamuoyu araştırmaları da yapılıyor; hem kendimiz hem de başkalarının da yaptığı kamuoyu yoklamalarını da dikkatli bir şekilde takip ediyoruz. Orada da Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kurulduğu süreçteki oranların çok üzerinde bir oran olduğunu söyleyebilirim. Yani şunu demek istiyorum Adalet ve Kalkınma Partisi kurulduğunda 2002 seçimlerinin öncesinde bizim yükseldiğimiz oranlara çıkamıyordu. Yeni kurulan bir parti olmamıza rağmen yükseliş trendi de devam ediyor. Kurulduğu günden itibaren yükselen bir parti konumundayız.

İTTİFAKTA BEKLENEN OLMADI
Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin ittifakı biz ona ‘saray koalisyonu’ diyoruz. Bu ittifak onlara siyasette bekledikleri şeyi kazandırmadı. İki artı iki siyasette dört etmiyor. Bu birlikteliğin de beklenen sonucu vermeyeceği aşikardır. Milletimiz aklıselimle ferasetini ortaya çıkararak bu meseleyi doğru biçimde kavrayacak ve kararını da ona göre verecektir. Bizim yaptığımızı hiç kimse yapamadı. Biz 25 Ekim 2017 yılında kurulmuş bir siyasi partiyiz. Bugün itibari ile 62 ilimizde ve bu 64 ilin yarıdan fazla ilçemizde kongrelerimizi tamamladık. Siyasi tarihte bir örneği var mıdır bilemiyorum ama bu gerçekten bir mucizedir. Bu mucizenin gerçekleşmesine katkı sağlayan yönetici arkadaşlarımıza ve buna omuz veren aziz milletimize teşekkür ediyorum.

PROJEMİZİ KOPYALADILAR
Mahalli İdarelerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısıyım. Şimdi Türkiye’yi taramak üzere yollara düştük. Bir aracımız Türkiye’nin sorunlarını dinliyor. ‘Anlat hemşerim dertleşelim’ diye bir dert otobüsü oluşturduk. Bu projemizi de kopyaladılar. Sayın Cumhurbaşkanı ‘Şehrim 2023’ diye Adalet ve Kalkınma Partisi’nin otobüslerini Anadolu’ya uğurlardı. Uğurlarken bu zamana kadar yapılmayan özgün bir projedir dedi. Oysa bizim otobüsümüz, 10 gündür yollarda dert dinliyor. Bizim projemizi çalmışlar diye hayıflanmıyorum. İYİ Parti’nin herkese iyi geleceğini biliyorum.

YEREL SEÇİM ÖNE ÇEKİLEBİLİR
Yetkili kurullarda seçim stratejisi geliştireceğiz. Türkiye’de yarın ne olacağı belli değil. Seçimin ne zaman olacağına dair bir şey yok. İktidar seçimin zamanında olacağını söylüyor ama iddia o dur ki bir takım partililerle anlaşma sağlanmış yerel seçimlerin öne çekileceğinden bahsediliyor. Temmuz ayında bir basık seçim olabileceği ihtimali dile getiriliyor. Dolayısıyla her türlü belirsizliği karşı geliştirilmiş bir tedbirimiz var. İnşallah gelişmeler istediğimiz gibi cereyan edecektir.

TARIMDA CİDDİ SORUNLAR VAR
Türkiye tarım alanında ciddi sorunlar yaşayan bir ülke oldu. Bizim bölgede çay ve fındık üreticisinin durumu bellidir. Dünyada tarım girdilerinin en yüksek fiyatta olduğu ülke Türkiye’dir. Dolayısıyla dünya ile rekabet imkanını da yitiriyor. En pahalı mazotu kullanıyor; en pahalı gübreyi ve ilacı kullanıyor. Ben bu bölgelerin çocuğuyum. Neticede benim de ailem fındık müstahsili. 10-20 dönüm bahçesi olan insanlar, geçmiş dönemde bu bahçelerden elde ettikleri ile çocuklarını okuturlar düğünlerini yaparlardı.

KÖYDEN İNSANLAR GÖÇ EDİYOR
Üzülerek ifade ediyorum; köyde de kimse kalmadı. İnsanlar kente göç etti. Kentte de yaşama imkanı bulamadıkları için büyükşehirlere doğru göç ediyorlar. Bu politikanın doğrudan elden geçirilip Türkiye’de yeniden tarımın, hayvancılığın ayağa kaldırılması lazım. Memleketi gezip dolaşıyoruz. Geçen bir bölgedeydim; diyorlar ki ‘Burası süt fabrikası alanıdır ama ortada fabrika yok.’ Bazı kurumlar özelleştirildi.  Şimdi de şeker fabrikalarının özelleştirilmesi gündeme getirildi. İYİ Parti olarak buna ilk kez biz müdahil olduk. Şuanda Türkiye’nin her yerinde de şeker fabrikalarının satılmaması şayet satılacaksa üretici birliklerine ve sendikalara satılması hatta yöre halkına gerekirse bedelsiz verilmesi yönünde önerilerde bulunduk. Gelişmeleri takip ediyoruz.

GÜÇLÜ PROJELER ORTAYA KOYULMALI
Hayvancılık diyorlar. Bu ülkede stratejik ürün planlaması yok. Bu ülkenin yılda kaç ton ete ihtiyacı olduğu söylenmiyor. Canlı hayvan ticaretine izin verdiler; sonra kesilmiş karkas et ithal ettiler, hayvancılığı, tarımı bitirdiler. Meralar kullanılamaz oldu. Şimdi de bir 500 bin koyun vererek hayvancılığı ayağa kaldıracaklarını iddia ediyorlar. Bunlar komik ve popülist projeler. Bunlar için güçlü projeler ortaya koymak lazım.

FINDIK POLİTİKASI GÖZDEN GEÇİRİLSİN
Dünyadaki fındık rekoltesinin yüzce 80’i Türkiye’de üretiliyor ama bunun fiyatını Türkiye belirlemiyor, belirleyemiyor. Dünyada tek fındık üreticisi ülke denilebilir ama buna rağmen fiyat belirleyemiyor. Benim çocukluğumda bahçelerde biz fındık toplardık; imece usulü toplardık. Aynı köyün çocukları bahçelerini toplardı. Önce yarıya verilirdi. Yarıcı gübreyi ve ilacı kendi yapar, bahçeyi de o bakardı. Sonra bu üçte bire düşürüldü. Şimdi destekleme var diye ilacı ve gübreyi bahçe sahibi veriyor. Toplama bedeli harmandan ortak ödeniyor. Dolayısıyla müstahsile bir şey kalmıyor. İnsanların köyle bağlantısı kesildi. Fındık politikasının doğrudan gözden geçirilmesi lazım. Müstahsilin lehine kararlar alınması lazım.

TRABZON’DA İSTİHDAM ALANI YOK
Burada sanayi yok. Burada Çimento Fabrikası vardı. O fabrika buradan sökülüyor. Liman vardı; o da özelleştirildi istifade edilemiyor. 15-16 yıldan beri işbaşında olanlar istihdam yaratabilecek tek bir yatırım yapmadılar Trabzon’a. Yaptı diyen varsa ortaya çıksın, tartışalım. Karadeniz’in hiçbir yerinde yatırım yok. Türkiye uzun zamandan beri yaptığı cezaevleri ile yaptığı adliye sarayları ile yaptığı bölünmüş yollarla övünen bir ülke konumuna geldi.  Türkiye’nin acilen sanayileşmeye ve istihdam oluşturmaya ihtiyacı var. İşsizlik tehlikeli boyutlara ulaştı. Üzülerek ifade ediyorum ki genç üniversite mezunu işsizler arttı. Her hanede bir işsiz var. Böyle sorunların olduğu ülkelerde sosyal nizamda tehdit altında olur. Acilen tedbir geliştirilmesi lazım. İYİ Parti’nin bu konuyla ilgili de çok ciddi araştırmaları ve çalışmaları var.

İYİ ŞEYLER İÇİN ANADOLU’DAYIZ
Biz İYİ Parti’yiz iyi şeyler yapmak ve iyi şeyler söylemek için Anadolu’yu karış karış dolaşıyoruz. Biz milletimize güveniyoruz, onlar da bize güvensinler, milletimiz, kavgadan, gerginlikten, çatışmadan yorulmuştur. Siyaset dilinin de değiştirilmesinden yanayız. Artık bu hakaret, hamaset ve husumet dilinin terk edilmesi lazım. Siyasi partiler kutuplaşmalardan beslenmek yerine milletle buluşup kucaklaşmalarının temin edilmesi gerekiyor. Bunu gerçekleştirmek için varız. Milletimizden gördüğümüz sevgi ve teveccühten de fevkalade mutluyuz. Trabzon’a ve Türkiye’ye güveniyoruz. İnşallah iyi şeyler olacak.  


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.