12 Mayıs 2019 Trabzon iftar vakti | Çocuk Hakları

Trabzon'da Ramazan heyecanı devam ediyor. İslam alemi gece sahura kalkıp oruca niyet etti. Peki Trabzon'da iftar için akşam ezanı kaçta okunacak? Trabzon'da bugün iftar saat kaçta olacak?

12 Mayıs 2019 Trabzon iftar vakti | Çocuk Hakları
12 Mayıs 2019 Pazar 12:35

2019 yılı Ramazan ayı boyunca siz değerli okuyucularımıza her gün bu satırlarda dini mesajlar vermeye devam edeceğiz. Bugünkü konuğumuz Ortahisar İlçe Vaizi Ahmet Taş...

ÇOCUK HAKLARI
Çocuklarımız; göz aydınlığımız, evimizin neşesi, bereketi, mutluluk kaynağımızdır. Onlar bize Yüce Allah’ın eşsiz bir lütfudur. Peygamber Efendimizin ifadesiyle; Anne baba çocuklarının sahibi değil, emanetçisidir(Müslim, Fedailu’ssahabe). Onların sahibi, yaratıcısı Allah’tır. Dolayısıyla emanetin sahibi olan Yüce Rabbimize karşı ciddi bir sorumluluk yüklenen anne baba, O’nun kendilerine emanet ettiği küçük insanı layıkıyla büyütmekle sorumludurlar.

Yüce Allah’ın emanetine gözleri gibi bakmak zorundadırlar.Çocuk yetiştirmek elbette dünyanın en zor işidir. Fakat iyi bir evlat yetiştirmenin ne kadar büyük mükafatının olduğunu da biliyoruz. Büyüklerimiz; zahmetsiz rahmet olmaz demişlerdir. Dünya hayatının süsü olan(Kehf 18/46.), Allah’ın bahşettiği bu emanete karşı  anne ve babaların birtakım  görevleri vardır. Çocukların, anne babası üzerindeki bu haklarından bazılarını açıklamaya çalışacağız.

Öncelikle anne baba çocuklarına helal lokma yedirmeli, haram yedirmemelidir. Onları helal rızıkla büyütmeli, yetiştirmelidir. Çocuklara güzel isim koymak, çocuğun anne ve babası üzerindeki haklarındandır. Yeni doğan bir bebek, kendisi böyle bir  tercihte bulunamayacağına göre, bu görevi anne baba en güzel şekilde onun adına yerine getirmeli, evladına güzel isim koymalıdır.

RAMAZAN 7 TRABZON
İMSAK ​03.16 GÜNEŞ 05.00 ÖĞLE 12.23 İKİNDİ 16:17 
AKŞAM 19:35 YATSI 21:12

Peygamber Efendimiz “Siz kıyamet günü kendi isimleriniz ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız, öyle ise güzel isimler koyun”(Ebu Davud, Edeb,61). “Allah’ın en çok sevdiği isimleriniz Abdullah ve Abdurrahmandır”(Müslim,Adab,2) buyurmuştur. Çocuklarımıza peygamberlerin, salihlerin, örnek şahsiyetlerin isimleri verilmeli, isminin manası anlatılmalı, o şahıs gibi olgun, ahlaklı ve iyi birisi olması öğütlenmeli ve ismiyle müsemma olması arzu edilmelidir. İsmin psikolojik ve sosyolojik yönlerden de elbette etkisi vardır. Çocuğa isim verirken bu hususlar dikkate alınmalıdır.

Yeni doğan çocukların sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okumak sünnettir. Bu  uygulamayla yeni doğan bir bebeğin ilk duyduğu kelimeler; tevhit, tekbir, nübüvvet, namaz, yani dinimizin esasları olur; bu kelimeler yavrumuzun kulağına aşina olur. Yeni doğan çocuklar için bir şükür  ifadesi ve nişanesi olarak akika kurbanı kesmek de Peygamberimizin sünnetidir.Çocuğa  iyi bir eğitim ve  güzel bir terbiye vermek anne ve babanın vazifelerindendir. Peygamber Efendimiz: “Hiçbir anne baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunmamıştır”(Tirmizi,Birr, 33) buyurmuştur. Terbiye; eğitmek, yetiştirmek, hayata hazırlamaktır. Çocuklarımız yayla suyu gibi tertemiz pırıl pırıldır. Onlara doğru bir eğitim vermek, Rabbini, Peygamberini tanıtmak, dinini , milli ve manevi değerleri öğretmek anne ve babaların görevlerindendir. Peygamber Efendimiz : “Her doğan fıtrat üzere doğar. Sonra anne babası onu Yahudi yahut Hıristiyan veya Mecusi yapar…”(Buhari, Tefsir, 2) buyurmuştur. Aslolan, çocuklarımızın tertemiz, İslam fıtratı üzre yetiştirilmesi hayata hediye edilmesidir.

“Lokman oğluna öğüt verirken ona şöyle dedi: Sevgili oğlum! Allah’a ortak koşma; Çünkü O’na ortak koşmak kesinlikle çok büyük bir haksızlıktır.”(Lokman, 13)  “Yavrucuğum, namazını özenle kıl, iyi olanı emret, kötü olana karşı koy, başına gelene sabret. İşte bunlar kararlılık gerektiren işlerdendir.(Lokman,  17). Lokman(a.s.) Çocuğuna, onu yaratan Rabbini tanıtıyor, yapması gerekenleri öğretiyor. Anne babalar olarak bizim de bu şekilde davranmamız gerekiyor. Çocuklarımıza namazı, camiyi sevdirmek için, içinde bulunduğumuz mübarek Ramazan ayı güzel bir imkandır. Çocuklarımızı Ramazanda teravih namazına, Cuma namazına götürerek  camiyi, namazı sevdirmek çok isabetli olaçak, Ramazanın rahmetinden, bereketinden hep beraber istifade edilecektir.     

İmamı Gazali: “Terbiye, kötü arkadaştan sakındırmaktır” diyor. O halde, çocuklarımızı olumsuz bir şekilde etkileyecek zararlı arkadaşlardan korumalıyız. Son elli yılın en büyük bağımlılığı; teknolojik bağımlılık. Yavrularımızı teknolojik aletlerin esir almasına izin vermemeliyiz. Akıllı telefonları, tabletleri, televizyonları, interneti nasıl kullanması noktasında çocuklarımıza rehberlik etmeli doğru kullanmasını öğretmeliyiz. Elbette ki bunlar bilinçli ve doğru bir şekilde kullanılırsa faydalıdır.  Ancak, çocuklarımız saatlarce televizyon karşısında, internette, akıllı telefonlarla vakit geçirip zamanlarını ve sağlıklarını kaybetmesinler.

Kötü çocuk yoktur, kötü terbiye vardır. Her çocuk güzeldir, pırıl pırıldır. Atalarımız “ Ağaç yaşken eğilir”. demişler. Bu eğitimi küçük yaşlardan başlayarak evlatlarımıza vermeliyiz. “Bakarsan bağ olur bakmazsan dağ olur” misali, evlatlarımıza güzel bir eğitim, iyi bir terbiye verip hayata hazırlarsak, hem evlatlarımız ve hem anne baba olarak bizler bahtiyar oluruz. Çocuklarımıza iyi  bir eğitim vermek ve onlara güzel örnek  anne babaların görevidir. Unutmayalım ki çocuklarımız bizim sözlerimizi değil izlerimizi takip ederler.

Çocuğun maddi ihtiyaçlarının karşılanması tabi bir hakkıdır. Anne  babasından sevgi ve şefkat görerek  büyümek çocuğun en doğal haklarındandır.  Çocuk sevgiyle filizlenir, şefkatle serpilir, merhametle büyür. Peygamber Efendimiz, evlatlarına lanet okumamaları hususunda anne babaları uyarır. Muhabbet ve merhametin bir tezahürü olarak büyüklerinden hayır dua almak, çocuğun bir diğer hakkıdır.

Anne babalar çocuklarına eşit ve adil davranmalıdır. Numan b. Beşir anlatıyor: Babam servetinin bir kısmını bana bağışladı. Bunun üzerine annem Amra bnt. Revaha ‘Allah Resulu (s.a.v.)şahit olmadıkça ben  bu işe razı değilim’ dedi. Babam bana yaptığı bağışa şahit olmasını istemek üzere Hz. Peygamber’in (s.a.v.) yanına gitti. Resulullah ona ‘Bunu bütün çocuklarına yaptın mı?’ diye sordu. Babam ‘hayır’ diye cevapladı. Bunun üzerine Resulullah, Allah’tan korkun, çocuklarınız arasında adaletli olun!’ buyurdu. Babam da geri döndü ve bağışından vazgeçti.(Müslim,Hibe,13)

Bir adam peygamberimizin yanında otururken bir oğlu gelmiş, adam onu öperek ilgilenmiş, az sonra gelen kızını da öpmeden yere oturtmuştur. Bu durumu gören Peygamberimiz “Aralarında eşit davran mıyor musun”, “Bir öpücükle bile olsa çocuklarınız arasında ayrımcılık yapmayın”. buyurmuştur.Anne babaların bir diğer görevi de evlilik çağına geldiğinde onları evlendirmek, evlatlarının mutlu, huzurlu bir aile yuvası kurmasına rehberlik etmektir.Yüce Allah “Ey  iman edenler kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun” (Tahrim,6) buyuruyor. Hz. Ömer “Ey Allah’ın Resulu, kendimizi koruruz fakat ailemizi nasıl koruyabiliriz? diye sordu. Peygamberimiz: Allah’ın sizi yasakladığı şeylerden onları sakındırırsınız ve Allah’ın size emrettiği şeyleri onlara emredersiniz. İşte bu onları korumak demektir.”

Peygamber Efendimiz:” Çocuklarınıza ikramda bulunun; onlara güzel bir terbiye verin”(İbn Mace, Edeb,3) buyuruyor. Genç kelimesi Farsçada hazine demektir. Yetiştirdiğimiz her bir evladımız anne babası için memleketimiz için eşsiz bir hazinedir.

Yabancı bir atasözü şöyledir: ‘Düşünüyorsan bir sene sonrasını tohum ek, on sene sonrasını düşünüyorsan fidan dik, yüz sene sonrasını düşünüyorsan insan yetiştir’. Hayırlı evlat yetiştirme, çocuk yetiştirme aynı zamanda yarının toplumunu inşa etmek demektir. Ailemizin huzuru ve toplumumuzun geleceği iyi eğitilmiş sağlıklı nesillerle olur.

Anne babası haklarına riayet ederek çocuğunu güzel yetiştirip hayata hediye etmişlerse emeklerinin karşılığını eksiksiz alacaktır.Peygamber Efendimiz, arkalarında bıraktıkları  bu güzel eserin duaları sayesinde öldükten sonra bile amel defterlerinin kapanmayacağını anne babalara müjdelemektedir. Anne ve baba cennette “Ya Rabbi, bu yüce dereceye nasıl eriştim?” diyecek kadar şaşırdıklarında alacakları cevap bir ömre bedeldir: “Evladının senin için bağışlanma dilemesi ile!(İbn Mace, Edeb,1). 


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.