Coğrafi tescilli ve meşhur Tonya tereyağının üretildiği süt fabrikasının ekonomik sorunlar nedeniyle üretime ara vermesi büyük bir fiyaskodur.

Şöyle ki şehrimizde istihdam ve üretime yönelik doğru düzgün fabrikalarımız yokken var olanı da kaybetmek açıkçası tam bir akıl tutulmasıdır.

Ekonomik nedenlere sığınıp, bahaneler üretip süt fabrikasının elimizden uçup gitmesine kimse göz yummamalı.

Tonya’da kırsal kesimde hayvancılıkla geçimini sağlayan birçok vatandaş çaresizliğe ve göçe sürüklenmemeli. Hep söyler dururuz, kırsal kesimde göç engellenmeli, vatandaşı orada tutabilmek için çalışmalar yapılmalı diye.

Evet kırsaldan şehre göç engellenmeli; ama fabrikaları kapatarak göçü engelleyemezsiniz.

Şuursuzca şehre yapılan göçlerin sıkıntılarını, sorunlarını hep birlikte biliyoruz.

Bu yüzden ne yapıp edip şehrin ve Tonya’nın tüm dinamikleri, kanaat önderleri fabrikanın kapanmaması için elini taşın altına koymalı. Şartlar zorlanmalı, kriz atlatılmalı, fabrika yaşatılmalı.

Şu sıralar ilçelerde belediye başkanları ile röportaj yapıyorum. Hepsinin bize söylediği tarım ve hayvancılığa yönelik çalışma gerçekleştirdikleri.

Belediye başkanları tarım ve hayvancılığın istihdam ve üretim için önemine vurgu yapıyor. Madem ki tarım ve hayvancılık hem şehrimiz hem de bölgemiz için önemli; birçok kişinin geçimine katkı veren bu fabrikaların ayakta kalması gerekiyor.

Açıkça söylüyoruz; Tonya Süt Kooperatifi kapatılmasına göz yumulduğu takdirde kimse şehrimizde ve bölgemizde hayvancılığın ve tarımın gelişmesinden dem vurmasın.

Devlet hayvancılığın gelişmesi için istediği kadar hibe versin, fabrika olmadıktan sonra taşıma suyla değirmenin dönmesi çok zordur. Bu böyle biline.

ELİF GİBİ DİK OLMAK GEREK!
Şehrimizde zaman zaman öyle durumlarla karşılaşıyoruz ki şaşırmamak elde değil.

İsim vermek istemem ama bazı kişiler, menfaat ve çıkarları uğruna yapmadıkları kepazelik kalmıyor. Karşılıklı menfaat olduğunda her şey yolunda. Menfaat bittiğinde işler kötü.

Bazıları, dün yerden yere vurduğu şahısları, işin içine menfaat girince yarın övmeye başlıyor.

Menfaat bittiğinde de tam tersi oluyor, yerin dibine sokuyor.

Çelişkili tutum ve söylemler içerisine girebiliyor.

Omurgasızca davranmaktan hiç çekinmiyor, karakterini bir kuruşluk menfaat uğruna satabiliyor.

Dün yaptığı eleştirileri unutup eleştirdiği şahsı üç kuruşluk menfaat uğruna düzdüğü methiyelerle göklere çıkarabiliyor.

Omurgasız davrananlara rezil olmamak için bu yüzden diyoruz ki ‘Bin düşünüp bir konuşmak gerek.’

‘Büyük lokma yiyip büyük söz söylemekten’ imtina etmezseniz yarın öbür gün birileri o söylediğiniz büyük sözleri, yaptığınız karalamaları bir tokat gibi yüzünüze çarpabilir.

Onun için diyoruz ki Allah’tan başka kimsenin karşısında vav gibi eğilmeye gerek yok elif gibi dimdik ayakta durmak gerek. Özü sözü bir olmak gerek; kaypaklığa lüzum yok.  Dün söylediklerinizi unutmamalı insan. Tutarlı olmalı.

Yanlışları eleştirelim ama kimseyi karalamayalım.

Hadi diyelim karaladınız; e o zaman söylediklerinizin arkasında durun. Menfaat uğruna tabiri caizse ‘u dönüşü’ yaparak kendinizi inkar etmeyin.

İkiyüzlü davranmakla topluma bir faydanız dokunmaz sadece karaktersizliğiniz ortaya çıkar.