Trabzon Liman Müdürü Muzaffer Ermiş: "Trabzon'un bacasız sanayisiyiz"

Trabzon Liman Müdürü Muzaffer Ermiş’ten sonnokta’ya birbirinden özel açıklamalar...

Trabzon Liman Müdürü Muzaffer Ermiş: "Trabzon'un bacasız sanayisiyiz"
03 Kasım 2018 Cumartesi 09:40

SONNOKTA RÖPORTAJ: Trabzon Limanı Müdürü Muzaffer Ermiş… Trabzon’un adeta bir canlı hafızası olan, Trabzonspor sevdalısı ve eski yöneticisi, Faroz delikanlısı, bu şehrin her bir karesinde bir anısı, bir yaşanmışlığı olan Muzaffer Ermiş ile Trabzon’un adeta bir lojistik üssü olan, tarihten beri gelen önemi hiç kaybetmemiş Trabzon Limanı’nın dününü, bugününü, yarınını konuştuk. Trabzon’un, Trabzonspor’un ve liman üzerine gerçekleştirdiğimiz bu özel söyleşide Ermiş, birbirinden özel açıklamalar yaptı.

İşte Ermiş’in o sözleri: 
Trabzon kadim bir şehir. Tarihi geçmişi Milattan önceki yıllara dayanan, bu tarihi geçmişinde her zaman liman şehri olma özelliği bulunan, ticaretin önemli merkezlerinden biridir. Fatih 1453’te İstanbul’u fethettiğinde aynen şunu söylemiştir: Trabzon fetholunmadıkça İstanbul’un fethi tamamlanmamış demektir. Afganistan’dan Alman kuvvetlerinin Trabzon Limanı üzerinden sevk edilirken basın danışmanı bir Alman Yüzbaşı bana bir fotoğraf gönderdi. Fotoğrafında adam arabasının plakasına ‘Bize her yer Trabzon” diye yazmış. Trabzon sevdası böyle bir sevda.

5 ÖNEMLİ MERKEZDEN BİRİ
Osmanlı dönemin en önemli 5 liman ve eyalet merkezi Trabzon. Türkiye’nin yeniden küllerinden doğma mücadelesinde de Trabzon çok aktif görevler üstlenmiş bir şehirdir. Trabzon Lisesi Müdürü Hacısalihzede Servet Bey Osmanlı Mebusan Meclisi’nde milletvekilliği yapmış ve Erzurum’da Trabzon delegesidir. Atatürk ile ters düşmesine rağmen Sivas Kongresi’ne gitmediği halde delege yapılmıştır. Bunlar bir kaynakta yok.

ATATÜRK’E KUVVET VEREN ŞEHİR
Sakarya Meydan Muharebesi’nde Atatürk, “Trabzonluları en ön saflarda gördüm” diyor. Trabzon’dan giden kolordu bir gece süngü herakatı ile Yunanlıların ilerleyen sağ cenahını darmadağın ediyor. Ordu toparlanıyor ve karşı taarruza geçiyor. Ancak o uşaklardan bir tanesi bile kurtulmuyor. Ordunun İzmir’e kadar gitmesinin en önemli ayağı bu. Atatürk Samsun’a çıktığında Trabzonlular için “Sakarya Büyük Meydan Savaşı’nda, Üçüncü Tümen ile yetişen Trabzon evlâtlarının savaş meydanında gösterdikleri özverilerin değerli anısı daima beynimde canlı kalacaktır” diyor. 3 kez Trabzon’a gelmesiyle ve mal varlığını da Trabzon’dan bağışlaması bu şehre ne kadar önem verdiğini gösteriyor. Trabzon böylesine önemli bir kenttir.

ŞEHRİN 5’İNCİ BÜYÜK KURUMUYUZ
21 Kasım 2003 tarihinde Trabzon Limanı 7. kez ihale edilmek suretiyle (Bu kadar uzun süreli bir özelleştirme süresi olan başka bir kurum yok) özelleştiriliyor. Sonuçta 7. İhalede Albayraklar tarafından Trabzon Limanı’nın işletme hakkı 30 yıllığına alındı. Bunu bile bazı ön yargılı kesim Albayrak’ın Trabzonspor’un elinden limanı aldığını söyler. Defalarca açıklama yapmamıza rağmen halen daha bunlar konuşuluyor. Resmi Gazete buradadır.

Kamu döneminde (2002 yılında) maaşları ödeme noktasında bile zorlanırken geldiğimiz noktada Trabzon Limanı şehrin 5’inci büyük kurumu haline geldi. 900 bin ton yük elleçleyen bir liman 3 milyon ton elleçler hale geldi. Kişi başına elleçlediğimiz miktar 350 bin ton civarındayken 15 bin 500 tona çıkmış. Yani rakamsal yaklaşımla kamudaki 8,6 milyon TL’lik gelir özelleştikten sonra 74 milyon TL’ye çıktı. Yüzde 800,6 artış sağlandı.

KAMUDA ELİ CEBİNDE DOLAŞIYORLARDI
Özelleştirmeye karşı olan mantığa izah etmek için söylüyorum; Eğer iyi yönetilirse özelleştirme çok faydalıdır. Kamudayken çalışanda bir rahatlık var. Biz burada nice eli cebinde gezen insanlar gördük kamudayken. İnsanlarımızı daha rantabl hale getirdik. Değişen ne oldu? Kamudayken yapmak isteyip de yapamadıklarımızı özelde yapma fırsatı elde ettik. Albayraklar bizim önümüzü açtı. Yaklaşık 45 milyon doalrlık bir yatırım yaptı. Yani kamuda bir civata alırken zorlanırken, bir takım prosedürlerle uğraşırken bugün yük getirenlerin malını anında kabul edebiliyoruz. Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne yazı yazıp, arz ediyordunuz. Üstteki yönetim haftada bir toplanırsa toplanıyor, o da uygun görüyorsa yönetim kuruluna götürüyordu ve bu süreç asgari bir ay sürüyordu. Bir ay sonra sana olumlu ya da olumsuz döndüklerinde adam zaten geçmiş gitmiş oluyordu. Limanın özelleşmesi Başkanlık Sistemi gibi bir şeydi aslında. Hızlı karar alıp hızlı çözüm ürettik. Demekki yönetimler bazı sarmallardan kurtulmalıdır. Trabzon Limanı da bunun en güzel örneğidir.

TRABZON’UN LOKOMOTİFİDİR LİMAN
Türkiye’de çok büyük limanlar var. 178 tane uluslararası hizmet gören limanlarımız var. Ama bunun içerisinde Mersin ve İzmir Limanı kamudadır hala. Bir koalisyon döneminde zamanın bakanı Enis Öksüz Beyefendi Türkiye’nin borcunu kapatabilecek Telekom’un satışı önünde engel olmuştur. Sonuçta özelleştirmesi 40 milyar dolarlardan 5,6 milyar dolardan özelleştirilmiştir. Yani tutmayla bir yere varmak mümkün değil. Bunun adı devletçilik değil. Adam uydudan oltanın ucundaki bir balığı meydandaki bir vatandaşın gözünün rengini görebiliyor. Buna ayak uydurmamız lazım. Dolayısıyla biz de Trabzon Limanı’nın altyapısını güçlendirerek, 3,9 milyon tonu 10 milyon ton yüke çıkardık. Trabzon bugün 20 milyon ton yükü çok rahat bir şekilde elleçler haldedir. Trabzon’un lokomotifidir aslında Trabzon Limanı.

BORSADA OLAN TEK LİMANIZ 
Buradan hareketle Trabzon Limanı’nın Borsa’ya açılmasına karar verdik. Öyle kolay değil Borsa’ya açılmak. Bağımsız denetleyiciler sizi iğneden ipliğe inceliyorlar. Bunları da ilan ediyorlar. Vatandaş da size bunlara bakarak size rağbette bulunuyor. 2018’in Ocak ayında Borsa’da gong çaldığında yarım saat içerisinde tahta kapandı. Yüzde 15,5’lik hisseler yüzde 21’lere çıkarak dönemin Başbakanı Binali Yıldırım’ın Trabzon Limanı’nı örnek vermesini bile sağladı. Daha sonra tabi ülkedeki gelişmeler, ABD’nin Türkiye’nin üzerindeki baskıları nedeniyle oluşan durağanlaşma ile Borsa’da ivme düşmesine neden oldu. Ama Türkiye bunu da atlatacak güce ve inanca sahip.

KUZEYİN PARLAYAN YILDIZIYIZ
2023 yılında 500 milyar dolarlık bir ihracat hedefimiz var. Umarız ki tüm engellemelere, tüm darbe girişimlerine rağmen bu hedefi tutturmak için herkes var gücü ile çalışacaktır. Bu gayretler içerisinde de en önemli yerler limanlardır. Yüzde 80’in üzerinde bir ihracat hizmetleri limanlar üzerinden gerçekleştiriyor. Ancak gelin görün ki, limanlarda 50’in üzerine kanun, tüzük, yönetmelik ve mevzuat hasletleri sallandırılmaktadır. Biz salt bir liman yönetmiyoruz. Bir nevi kamu özelliğimizi sürdürüyoruz. Biz tüm yatırımlarımızla Trabzon’u eski günlerine döndürdük. Tabiri caizde Trabzon Limanı’nı Kuzey’in parlayan yıldızı haline getirdik. Bu itibarla Borsa’ya açılan tek liman olma özelliğini de elimizde bulunduruyoruz. Mayıs ayı sonunda yüzde 70’ini taahhüt ettiğimiz temettünün yüzde 100’ünü dağıttık.

DEVLET DESTEĞİ OLMALIDIR
Trabzon genelinde herhangi bir engelle karşılaşmadık. Başta valimiz olmak üzere kamu ile birlikte güzel işler yaptık yapmaya da devam edeceğiz. Ancak limanların önündeki bürokratik engellerin açılması gerekir. Mesela limanlarda hiç teşvik yoktur. Liman yatırımlarında teşvik olmalıdır. Liman iş, alet, edevat konusunda devlet pek çok alanda uyguladığı desteği sağlamalıdır. Biz teşvik olsa da olmasa da 22,4 milyon dolara ihale yoluyla alınan bir Trabzon Limanı bu şehir ve ülke için üzerine düşeni fazlasıyla yapacaktır.

DEMİRYOLU ATATÜRK’ÜN EMRİ
İlk önce Trabzon bir sanayi kenti olamaz. Trabzon kültür, ticaret ve turizm şehridir. Sultan Abdulhamit döneminde başlatılan demiryolu, Atatürk’ün Trabzon’un 15 Eylül 1924’teki ilk ziyaretinde limanın modernizasyonu ve demiryolu ile bağlantı kurulmasının önemi vurguluyor. Trabzon Nutku’nda bunlar var. 1937 yılında yapımını emrediyor, yaklaşık 200 bin liraya yapılabileceği belirtiliyor ancak ne yazık ki Atatürk’ün ömrü vefa etmiyor. Bu nedenle Atatürk’ün ölümü ülke için ne kadar büyük bir kayıpsa Türkiye için çok daha büyük bir kayıptır. Uluslararası ticaret için demiryolu önemlidir ancak olmazsa olmaz bir şey değildir.

BU PROJE TÜRKİYE’Yİ UÇURUR
Hatta Cumhurbaşkanımızın en son İran ziyaretinde dikkatimi çeken bir ifadesi oldu. Sayın Erdoğan, Basra Körfezi’nde İran’ın en etkili limanlarından Bandar Abbas Limanı’nı Trabzon’a demiryolu ile bağlayalım dedi. Bu proje Türkiye’yi uçurur. Bugün belki ütopik gibi duruyor olsa da hayata geçmesi Türkiye için çok farklı bir iş olur.

7,2 MİLYON EURO’YA FABRİKA KURARSINIZ
İhracata hem bölgesel açıdan hem merkezi açıdan büyük bir ivme kazandırdık yaptığımız yatırımlarla. İki tane devasa vinç var. Her biri 3,6 milyon euro değerinde. Yani 7,2 milyon euro’ya Trabzon’da mükemmel bir fabrika kurarsınız. Burası bacasız bir sanayi. Verdiğimiz kaliteli hizmetlerden dolayı kamudayken vatandaş bizi bekliyordu vinç çalışsında kamyon yüklensin diye. Şimdi biz müşteriyi bekliyoruz ki kamyonu getirin de çabuk çabuk yükleyelim diye. Çünkü o vinçin bir tanesi günde 7,5 milyon kilo yük boşaltıyor. Burası ihtiyaç olduğunda 7/24 çalışıyor. Son olarak filomuza kattığımız Albayrak61 isimli römorkörle Uluslararası platformda kurtarma yapabilecek bir römorkör kattık. Böyle bir değerin Trabzon’un merkezinden taşınmasını gündeme getiriyorlar. Trabzon’un tek sorunu bu değil. Bu şehrin daha büyük daha önemli sorunları var.

TRABZON’A YENİ BİR HAVALİMANI ŞART
Trabzon’un yeni bir havalimanına ihtiyacı var. Artık bu havalimanı Trabzon’u kaldırmıyor. Biz çok önemli bir turizm merkezi olduk ama havalimanı yetmiyor. Havalimanını denize kaydıralım. Bugünkü havalimanının olduğu yerde 2 milyon metrekarenin yani Akyazı’daki dolgu alanının 3 misli kadar bir alan ortaya çıkıyor. Gelin Endüstri Alanı’nda bu kadar alanı doldurup, önemli bir maaliyet altına girmek yerine bir taşla 3 kuş vuralım. Denizi dolduralım, havalimanını oraya alalım, Endüstri Adası’nı da mevcut alanına kuralım. Hem limana yakın hem de havalimanına yakın mükemmel bir lojistik merkez olur.

LİMAN MERKEZDEN TAŞINMALI MI?
Limanlar şehirlerin merkezinde kurulmamıştır. Limanlar kurulmuş şehirler limanların etrafında gelişmiştir. Baktığınızda tüm limanlar şehirlerdedir. Bizim en büyük kömür ithalat yaptığımız yer Tuapse Limanı’dır. Rusya’nın Tuapse şehrinin merkezindedir ve bu limandan yılda 15 milyon ton kömür ihraç edilmektedir. Yetmedi petrol ihraç ediliyor, hububat ihraç ediyorlar. Tarihi ve turizm şehri Soçi’nin merkezinde. Odesa’ya gidin öyle, Haydarpaşa’ya, İzmir’e, Mersin’e, Antalya’ya gidin öyle. Neyi taşıyorsunuz ya siz. Hangi anlamda taşıyorsunuz. Bu mümkün değil. Çok lüks bir şey olur bu.

AKYAZI YAŞAYAN BİR STAT OLMALI
Otobüs terminali, Yavuz Selim, Avni Aker, Fatih Stadı’na rağmen bir takımları burun kıvırıp ‘O maaliyetli yapıdır’ söylemlerine rağmen biz rencide etmeden çıkıp diyorduk ki, “Sayın Bakanımızı birileri yanlış yönlendiriyor.” Oturduk o dönemde hesabını yaptık. Dolgunun maaliyeti 22 milyon TL’ye oranın dolacağının hesabını yaptık. Koltuk başına da bir maaliyet hesabı yaptık. Bizim söylediğimizle ortaya konulan arasında uçurum var. Enflasyon farkını ortaya koyduğunuzda sadece dolgusuna 104 milyon TL’lik teklife karşılık Albayrak 36,9 milyon TL teklif veriyor. 660 bin metrekare değil 880 bin metrekarelik alan kazandırıldı. Akyazı’nın şu anda maçlardan maçlara şehre katkısı var. Oranın yaşayan bir stat olması lazım. Bizim projemiz buydu. Orada 5 yıldızlı oteller yap-işlet-devret modeliyle beraber Trabzonspor’a katkı sağlayacaktı. Otogar’ın Karayolları tarafındaki bir alan taşınması vardı projemizde.

KRUVAZİYER TURİZMİNDE İDDİALIYIZ
Biz bu konuya büyük önem veriyoruz. Sayın Valimiz Recep Kızılcık ve dönemin DOKA Genel Sekreteri, Elazığ Valimiz Çetin Oktay Kaldırım ile bu konuda büyük çalışmalarımız oldu. Dünyanın en büyük kruvaziyer derneğine Karadeniz’de tek üye Trabzon Limanı’dır. Dünya’da 100’ün üzerinde üyesi olan bu derneğin başkanını 3 gün boyunca Trabzon’da ağırladık. Yunanlı Başkan Trabzon’a en son 20 yıl önce geldiğini ve gördüklerinin ardından Trabzon’un başta Sümela olmak üzere tarihi ve kültürel eserleri ile kruvaziyer turizminin gözdesi olacağını söyledi. Turizm operatörlerini Trabzon’a davet ettik. Dolayısıyla tek bir gemi ile başlayan kruvaziyer gemisi sayısı 40’lara kadar ulaştı. Ancak son dönemde ülkede yaşanan terör olayları Avrupa’da bir imaj sorunu yaşadık. İstanbul Limanı’ndaki çalışmalar kruvaziyer gemilerinin Karadeniz’e gelmemesinde en büyük etkiyi yaptı. Bu yıl Trabzon’a hiç kruvaziyer gemisi gelmedi. Ancak bu konuda iddialıyız, gelecekte bu 40 sayısının ikiye katlayacağını, hedefimiz olan 100 gemi sayısına ulaşacağımızı düşünüyoruz.


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Reis - 2 hafta önce
Tuapse limanına yükler demiryolu ile geliyor şehrin içini etkilemiyor ,