Trabzon’un ve Trabzon insanının ne olduğunu son zamanlarda bir türlü çözemiyorum. Öyle olaylara şahit oluyoruz ki anlamak mümkün değil.

Eskilerimiz daha iyi bilir, Trabzon insanının mertliği, delikanlılığı,  sağduyusu  ile doğruya doğru, yanlışa yanlık diyen bir yapısı vardı.

Şimdilerde bakıyorum da her şeyin algısı, biçimi, şekli sabun köpüğü gibi olmuş, doğru yanlış birbirine karışmış.

Günlük popülaristliğin etkisi altında kalıp, bu değerlerden kolayca vazgeçip kendisine ona doğru bir yol çiziyor.

Trabzonspor bugünkü gelmiş olduğu nokta, insan erozyonun da en güzel kanıtıdır.

Zaten Trabzon insanı o eski halde olsaydı, Trabzonspor da bu durumda olmazdı!

Bir yıldan beri üstüne basa basa bağırdığım, kamuoyuyla paylaştığım yazılarımda özellikle Trabzon şehrinin Trabzonspor için bir seferberlik başlatması gerektiğini sürekli haykırmıştım.

Az da olsa ufak tefek bir kıpırdanma için yardım seferberliği başlatanlar da oldu. Bu durumun mutlaka bir kartopuna dönüşmesi gerekiyor..

***

Kamuoyunda haklı olarak şöyle bir serzeniş var.: Trabzonspor’u bu hale kim getirdiyse hesabını o versin, borcunu o karşılasın.

Haklı bir serzeniş ama, karşılığının kimseye getirisi olmayacak bir durum.

Trabzonspor’un bugünkü durumunu şuna benzetiyorum, Evde pişkin bir delikanlı vardır, har vurup harman savuşturmuştur, kötü yollara sapmıştır, eldekini avuçtakini yiyip bir de evi borçlandırmıştır.

Şimdi ne yapacaksınız?

Atsan atılmaz, satsan satılmaz!

Ne yaparsınız..

Eş dostla beraber bir seferberlik oluşturup sorunu çözmenin yollarını ararsınız.

Bence Trabzonspor’da bugün aynı noktadadır.

Ve kıyısından köşesinden Trabzonsporlu olan herkese görev düşmektedir.

***

Eski başkanlardan İbrahim Hacıosmanoğlu’nun söylediği çok önemli ve ender doğru sözlerinden birisi de şudur: Trabzonspor Başkanlık koltuğu Türkiye’nin en önemli koltuklarından birisidir”

Ama biz taraftarlar ve delegeler olarak koltuğu yeterince önemsemedik ki; Trabzonspor’da tablo bugünkü gibi oldu.

Trabzonspor’da ilginç bir istatistik olmuştur.

Kişiler yükselişe geçerken, takım ve kulüp çökmüştür.

Bunun göstergesi de, bugünkü durumdur.

***

Şehrin ve Trabzonspor’un potansiyel adayı Celil Hekimoğluna ‘da ayrı bir parantez açmak istiyorum.

Üzerine gitse  bir şeyler çıkaracağı, çok az farkla kaybettiği seçimi sırf Trabzonspor zarar görmesin, yıpranmasın diye, onu  kollamak korumak adına sessiz kalarak sağduyulu davranıp Trabzonspor’un tartışılır olmaktan uzak tutmasını bilmiştir.

Bu gün gelmiş olduğumuz noktada ise popülist davranıp aday olabilirdi. Büyük bir ihtimalle de kazanırdı.

Ancak o bu vahim tabloyu görüp, bunun tek kişinin sırtlayamayacağı kadar ağır, işin içinden ancak bir konsensüsle çıkılacağını anlayıp geri durdu.

Bu tutumu da Trabzonspor’un geleceği adına umut verici bir yaklaşımdır.