TÜRK’ÜN GÜCÜNÜ GÖRECEKSİNİZ!


Ali Yahya ÖZTÜRK

Ali Yahya ÖZTÜRK

12 Mart 2018, 09:59

Türkiye’nin Suriye sınırındaki güvenlik ve istikrarın sağlanması adına başlattığı Zeytin dalı Harekâtı’nın üzerinden neredeyse 2 ay geçti.

Mehmetçiğin ağır ama kendinden emin ilerleyişi devam ediyor.

Önceki gün gazetelerde Afrin göründü şeklindeki başlıkları gördük.

Belki çoğumuza sıradan bir olay gibi geliyor bu ilerleyiş ancak hiç de öyle değil.

Türkiye bir Kurtuluş Savaşı veriyor ve bunda da oldukça başarılı bir şekilde ilerliyor.

Neden mi?

Nedenini geçtiğimiz günlerde Türk Arap Araştırma ve Strateji Enstitüsü Genel Sekreteri, Ortadoğu Uzmanı Trabzon Vakfıkebirli hemşerimiz Bedrettin Habiboğlu üstadımız ile Trabzon’da yaptığımız sohbetten bazı kesitleri sizlerle paylaşmak istedim.

***

KARARLIĞIMIZ TEDİRGİN EDİYOR
Türkiye’nin şu günlerde verdiği savaş büyük bir savaştır.

Sadece o bölgedeki terör odaklarına karşı savaşa verilmiyor. ABD’si, AB’si, İngiltere’si, Fransa’sı dolayısıyla tüm güçleriyle Türkiye’nin karşısında olan koca bir Avrupa ile mücadele ediliyor.

Bu yüzden Türkiye bedel ödemeye de ödetmeye de hazır.

Çanakkale’de 400 bin kişiyi şehit verdiğimizde de bir bedel ödemiştik, şimdi de ödemeye hazırız diyoruz.

İşte bu kararlılık tüm Dünya’yı tedirgin ediyor.

Elbette bir askerimizin tek bir kandamlası bile milyonlarca PKK’lının canından daha kıymetlidir ancak vatan savunmasının ne demek olduğunu bilen bir milletiz. Bunu bildiğimiz için evlatlarımız dün, “Savaşa değil, düğüne gidiyoruz” diyerek Afrin’in yolunu tuttu.

Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı; Afrin yolunda bugüne kadar 3 bin 300 PKK’lı öldürüldü.

Ve Mehmetçiğin girdiği köylerde saklanan vatandaşların yüzlerindeki o şefkat ve minneti gördünüz mü?

Türkiye sadece Türkiye için yok..

Türk beklenendir, Türk özlenendir, Türk umuttur..

Türk dosta güven düşmana korku salandır..

***

HENÜZ 95 YILLIK BİR DEVLETİZ AMA…
Bundan sonrasını Bedrettin Habiboğlu üstadımızdan dinleyelim..

Türkiye’nin bu kadar güçlü olması ABD’yi ciddi şekilde rahatsız ediyor.

Sadece ABD’yi değil aslına bakarsanız Rusya’yı da rahatsız ediyor. AB’yi de rahatsız ediyor. Bugün Türkiye’yi 4 parçaya bölseniz en az ikisi anında Avrupa Birliği’ne alınır.

Bu hacimdeki bir ülke herkesi rahatsız ediyor. Bir kişi bir ay bakanlık yapar, bugün denk geldiğinizde “Bakanım nasılsınız” dersiniz değil mi. Bunun arkasında saygı mı var sadece hayır. Psikoloji var. Çünkü geçmişinde bakanlık yapmış adamın, o makamı görmüş adamın hiç görmeyene göre o görevi tekrar görme ihtimali 2 kat fazladır.

Bundan dolayıdır ki işin içinde biraz korkular biraz beklentiler vardır.

Türk Milleti 654 sene Dünya’nın neredeyse yarısına hükmetmiş bir ülke.

Dolayısıyla bugün hala o 654 seneyi görmeyen bir ülkeye göre tekrar o günleri görme olasılığımız 2 kat fazladır. Bu korkulan bir şeydir.

Bugün Türkiye’den çekinilmesinin sebebi de budur.

1923’ten bugüne 95 yıllık bir devletiz daha.

Devletler tarihinde bu kadar süre bebeklik sayılır. Tarih kitaplarında bile 100 yıl içinde kurulup yıkılan devletler 2 satırla anlatılırlar. Biz içinde yaşadığımız için bu gerçekliğin, bu gücün farkında değiliz ancak bütün dünya bu gerçekliğin farkındadır.

Tekrar senin o medeniyetin tekrar o eski günlere dönebileceğini hissediyor. O yüzden Dünya “Sayın Bakanım” diye hitap eder bize. Dolayısıyla isterler ki Türkiye başını hiç kaldırmasın. Türkiye’nin bölünmesini arzu etmeleri ve bu yönde çalışmaları onlar açısından normal. Çünkü korkuları büyük.

***

50 YILDIR NEREDESİNİZ?SİZİ BEKLİYORUZ!
Bedrettin Üstadımız görevinden dolayı sürekli Afrika, Ortdaoğu’da dolaşan bir isim. “Türkiye’nin o topraklardaki durumunu görseniz inanın bana heyecandan yerinizde duramazsınız” diyor. 

Türkiye’nin Afrin Operasyonu başladığında Sudan’da grup grup insanların bir araya gelip Türkiye için dua ettiğini anlattı.

 Hatta 15 Temmuz gecesi Sudan Genel Kurmay Başkanlığında toplanıp, ‘Türkiye zor bir durumda kalırsa biz onlar için ne yapabiliriz’ diye kafa yormuşlar. Ve oturup bir Yasin okuyup o gece Türkiye’ye dua etmişler.

Tunus’un en büyük caddesinin adının bağımsızlıklarını sağlayan lider Habib Burgiba olduğunu ikinci en büyük caddesinin ise Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk Caddesi olduğunu gururla anlattı.

Tunus’ta dolaşırken, yaşlı ama 2 metre boylarında bir adamın kendilerine yüksek sesle, “Türk müsünüz?” diye bağırdığını gözleri dolu dolu anlattı.

Adamın yanındaki bir sürü insan da Bedrettin Habiboğlu ve beraberindekilere bir anda dönmüş.

Hocam da biraz tedirgin bir şekilde, “Evet, Türk’üz” deyince o sonradan doktor olduğunu öğrendikleri yaşlı adam, “Gel de bir sarılayım sana” deyivermiş. Akdeniz kıyısında Türkiye’ye yönüne dönüp, “Neredesiniz 50 yıldır sizi bekliyoruz” diye şefkatle, özlemle bir hesap sormuş.

Bunun ne demek olduğunun biz belki burada farkında değiliz ancak bunun ne demek olduğunu Amerika, AB, Avrupa tarihten beri çok iyi biliyor.

TÜRKİYE ESKİ TÜRKİYE DEĞİL
İşte Türkiye’nin Afrin Harekâtı ülkenin güvenliğinin sağlanmasının yanında mazlum milletlerin de sevinci ve umudu haline gelmiştir. “Türkiye artık eski Türkiye değil” söylemi basit bir siyasi söylem olarak artık anılamaz.

Türkiye artık hem sahada da hem masada da güçlü bir konumdadır.

Elbette gerek siyasi gerekse de ekonomik yönden bu operasyonun bazı bedelleri olacaktır ancak ülkede şu anda oluşan Milli Birlik ve Beraberlik iklimi o bedellerin de büyümeden ödenmesini beraberinde getirecektir.

İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu’nun önceki gün Mersin’de söylediği gibi, “Biz sadece 870 bin kilometrekareden mesul değiliz. Torosların ahlakını, Anadolu Medeniyeti’ni tüm dünyaya nakşetmezsek bizlere haram olsun.”

Allah Ordumuza, Kahraman Mehmetçiğimizi muzaffer eylesin.

Türk’ün yolu açık olsun.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.