HEP BÖYLE DEVAM ET ÇOCUK

Bir futbolcunun başına gelebilecek tüm talihsizlikleri genç yaşında göğüsledi. En iyi olduğu dönemde sakatlık kabusu başına bela oldu, kalktı koşmaya çalıştı yine düştü. Eski formunu yakalamak için düşe kalka geri dönmeye çalıştı. Göz yaşı döktü, acı çekti. Belki de bu hayatta iyikilerinden bir tanesi olacak Abdullah Avcı’nın sağlam desteğini alarak yılmadı, giydiği forma için savaştı. Kayseri maçında oyuna sonradan dahil olsa da yıldızının parladığı yıllardaki o ruhu ortaya çıkardı. Kendisini şartsız koşulsuz destek olanlara ‘ohh be’ çektirtti. Keramet belki de 10 numaralı pozisyonda oynamasıydı. Fakat onun için hangi mevkii de görev almasının bir önemi yoktu. Alanya maçında solbekte bile denendi. Biz seni Kayseri maçındaki gibi görmek istiyoruz. Hep böyle devam et ki Trabzonspor’da büyü ve herkesin yeniden seni parmakla göstereceği noktaya gel. Bu yetenek sende fazlasıyla var ve bunu bizden esirgeme olur mu Abdülkadir Ömür.

BENİM YALNIZ TRABZONUM VE ÜÇ MAYMUN..!

Nuri Bilge Ceylan’ı tanımayanınız yoktur. Tanımayanlar içinde kısa bir özet geçeyim. Türk yönetmen, senarist ve fotoğrafçı. ‘ÜÇ MAYMUN’ ile 2008 Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye Ödülü kazanmış. Hani o an yaptığı konuşmada “Bu ödülü benim yalnız ve güzel ülkem adına alıyorum” demişti ya... Ne güzel de dile getirmişti! Her konuda yalnız bırakılmış, kendi ayaklarını üzerinde durmak için mücadele eden bir Türkiye portresi belki de çizmişti Ceylan. Şu bir gerçek ki; birileri Türkiye’nin güçlenmesi ve söz sahibi olmasından her dönem rahatsız olmuştur, olmaya da devam ediyor. Tıpkı Trabzonspor, Trabzon futbolu gibi. Çünkü futbolda yalnızlığa mahkum edilmiş Trabzon’u, Türkiye’ye benzetiyorum. Nuri Bilge Ceylan’ın ödül aldığı filmi ÜÇ MAYMUN ne güzelde örtüşüyor bu yalnızlıkla değil mi?

Örtüşür tabii. Trabzonspor’un göz göre göre 6 puanı çalınıyor, Bordo- Mavili futbolcular için tereddütsüz kartlar havada uçuşuyor, kimsenin çıtı dahi çıkmıyor. Gördünüz mü? Ama siz göremezsiniz, Beşiktaş Sivas maçında Josef de Souza’nın, Hugo gibi müdahalesinin hakem Yaşar Kemal Uğurlu tarafından sarı kartla geçiştirildiğini. Rizespor Galatasaray maçında 90+11’de Diagne’nin tabiri caizse rakip oyuncuları döve döve Morutan’a attırdığı golü veren Ali Palabıyık’ın VAR’a dahi gitmediğini. Aklıma nedense Kurtlar Vadisi’nin efsane karakteri Süleyman Çakır’ın dizide ağzından düşürmediği replik geldi, “Ne güzel İstanbul be.” Türk futboluna yön veren metropol kent. Orası Okyanus biz ise küçük deniz öyle mi? Bal gibi de öyle. İstanbul takımlarına şirinlik yapanlar, Trabzon’a gelince bukalemuna dönüşüveriyor. Dediğimiz gibi bir tiyatro oynanıyor ve oyun büyük. Bize de bu tiyatroyu sessiz çaresiz bir şekilde izlemek kalıyor. Hakkını almak için adım atması gerekenlerin kılı dahi kıpırdamıyor.

Hekimoğlu Trabzon FK başkanı Celil Hekimoğlu’nun dediği gibi “Bu ülkede bordo- mavi renklere ve Trabzon şehrine bir tahammülsüzlük var” sözleri aslında her şeyi özetleyen nitelikte. Dibine kadar da haklı haklı başkan. Hekimoğlu Trabzon FK’nın kaç maçtır canı yanıyor, Ofspor’un da keza öyle. Yapılanlar nedense birilerinin yanına kar kalıyor. Geçen sezon Hekimoğlu Trabzon FK’nın elinden 1. Lig hayallerinin çalındığına tüm Türkiye şahit olmuştu. Sanırım bu kez işi oraya bırakmamak için birileri çok erken düğmeye bastı ve Hekimoğlu Trabzon FK’ya açık açık bedel ödetmeye çalışıyor. Siz yine ÜÇ MAYMUN’U oynamaya devam edin. Belki Trabzonspor, Hekimoğlu Trabzon FK, Ofspor ve Yomraspor kaybedecek ama sizin kaybınız çok daha büyük olacak.

YERLİ VE MİLLİ 

Eline altın tepsiyle fırsat geçti mi değerlendirmesini bileceksin. Hugo’nun cezalı olmasından dolayı Hüseyin Türkmen Alanya maçında görev aldı ve bana göre kırmızı kart görene kadar sahanın en iyisi olarak görevini yaptı. Hugo ve Hüseyin’in cezalı olmasının ardından bu kez genç yetenek Ahmetcan Kaplan’a Abdullah Avcı tarafından sorumluluk verildi. O da kendisine güvenenleri mahcup etmedi 90 dakikanın sonunda alkışlık performans sergiledi. Demem o ki Trabzonspor’un defansının göbeğinde istikrarlı bir şekilde görev yapan Edgar Ie ve Vitor Hugo’nun arkasında onları aratmayacak yerli oyuncular artık güçlü bir şekilde var. Hüseyin Türkmen her ne kadar ikilinin gölgesinde kalıp Milli takıma gitme hayallerini ertelese de bir gün Ahmetcan ile birlikte sıra ona da gelecek. O nedenle diyorum ki böyle değerlere sahip çıkalım. Her ne olursa olsun kapı gibi arkalarında duralım. Görün bakın kazanan Trabzonspor olacak.