11.05.2022, 11:04

EKMEĞİN ORTAKLARI!

Bugünlerde “kayıtlı-kayıtsız göçmenlerin-sığınmacıların” ülkelerine gönderilmesi tartışılırken, nedense iktidar ve yandaşı basın-yayın organları “ülkelerine dönsünler” diyenleri “ırkçılıkla” suçluyor, itham ediyor, “bunu yapmaya hakkınız yok” demeye getiriyorlar.

Kıraldan çok kıralcı olmanın anlamı nedir? Başkaları için kendi insanını feda etmek ya da yok saymak! Bu ülkede on iki milyon insan açlık sınırının altında yaşıyor; çalışanların %50’si asgari ücretle geçinmeye çalışıyor. Beş yıl önce Cumhurbaşkanı salt Suriyelilere kırk milyar dolar harcama yapıldığını açıklamıştı. Şimdi de yardımcıları “bir buçuk milyar Müslüman kardeşimizin sorumluluğu üzerimizde ve onlara yardım ediyoruz” diyorlar. Bilirsiniz: “Ekmeği yok yemeye, tahtı revanla gider su içmeye” derler. / “Siz, bizim için iktidarsınız; sizi biz getirdik, oraya çıkardık, onlar değil. Ekmeğimizi vermek ve korumak zorundasınız.”
Yardım, “kendi halkından keserek başka halklara ekmek vermek” değildir. Fazla “ekmeğin” varsa, elbette yardım etmek bir insanlık görevi, bir komşuluk borcudur. Halkın muhtaçken, halkın açken, halkın çöplükten, askıdan ekmek, pazardan sebze toplarken başkalarına yardım etmek, “kimse kusura bakmasın”, ahmaklıktır, kibirdir, kendini beğenmişliktir, desinler diye hareket etmektir. Dört yıldır enflasyon %20’den %70’e çıktı, her şeyin fiyatı %300 arttı. Memura-işçiye verdiğiniz ve çok övündüğünüz “bayram ikramiyelerinde” yüz liralık bir artışla yetindiniz ve kaldınız. “Elinizi vicdanınıza koyun” demiyorum, (vicdanın olmadığını gördüm), “%20’den %70’e çıkan enflasyona karşılık” hiçbir artış yapmadınız. Halkınıza vermediğinizi, “yardım” diye başkalarına vermek, halkından çok başkalarını sevmektir, halkla alay etmektir.
Açken, karın guruldarken, bağırsaklar konuşurken kayıtlı-kayıtsız göçmenlerin gitmesini istemek ırkçılık değil, ekmek davasını görebilmektir. Hayır deyip direnmek, ısrar etmek, pahalılığı, enflasyonu, açlığı, beceriksizliği, başarısızlığı, ekmek davasını “ırkçılık” gibi çok tehlikeli bir kavramla “örtmek, gizlemek” demektir.

Irkçılık, “kendi ırkını öteki ırklardan üstün görme, insanların toplumsal özelliklerini ırksal özelliklerine indirgeme ve bir ırkın öteki ırklara üstün olduğunu öne sürmedir.” “Göçmenler gitsin” demek “ırklara göre” insanları ayırmak, üstün veya alçak görmek değil, “bölüşecek kadar ekmeğim yok demektir.”

Göçmen, kendi yurdunu bırakıp, yerleşmek üzere başka bir ülkeye göçen kimse, aile ya da topluluktur. Yasal olmayan yollarla da gelenler var. Sığınmacı, siyasal nedenlerle kaçıp gelen insanlar. (Dikkat edilirse bu iki kavram Türk, Kürt, Arap, Afgan gibi ırk özelliklerini vurgulayan bir iz, bir işaret taşımıyor. Konuyu çarpıtmak, ekmek davasını kirletmek için ‘ırkçılık’ deyip ortalığı bulandırıyorlar) Ortak kullanılan alanlarda kültürel farklılıklardan doğan sıkıntıları, çatışmaları, sorunları görmezden geliyorlar. Her gün gazete ve televizyon kanallarında acı da olsa yaşanılanları haber olarak görüyoruz.
Kimi yazarlar, “göçmenlerin ülkelerine gönderilmesini” “ırkçılık” diye tanımlarken, özellikle seçtikleri “Arap, Afgan” isimlerini kullanıyorlar. Onlar da çok iyi biliyorlar ki bizim Suriye ve Afgan halklarıyla hiçbir sorunumuz yok. Bizim sorunumuz, gelen teröristlere ve masum olanlara yedireceğimiz kadar ekmeğimizin olmamasıdır. Bizim sorunumuz, birlikte çalışacağımız kadar iş alanlarımızın, fabrikalarımızın, atölyelerimizin, tezgahlarımızın bulunmayışıdır. Yaşam tarzlarımızdan doğan çatışmalardır.

“Irkçılık yapıyorlar” diye karşı çıkıp “göçmenleri, sığınmacıları” sözüm ona korumaya çalışanlar, sağlıksız yerlerde oturup yaşamalarına, boğaz tokluğuna çalıştırılarak haklarının verilmeyişine, emeklerinin sömürülmesine, sigortasız çalıştırılmalarına ses çıkarmayanlardır. Bunlar, “ülkelerine gönderilsin” önerisine ırkçılık diyenlerdir, “Avrupa Birliği yardım etmiyor, Birleşmiş Milletler desteklemiyor” diye de bas bas bağıranlardır.
Kayıtlı-kayıtsız göçmen sayısının on milyona yaklaştığı ülkemizde demografik yapıyı bozmak / sosyal ve kültürel yaşamı yozlaştırmak, / ahlaki erozyona uğramadaki etkinliği “yok saymak” / yerli halkın yaşam alanına müdahale etmek, / bunları görmezden gelerek “ırkçılık” demek, / milletin yetersiz ekmeğini paylaşmak kafayı kuma gömmektir.
Sorun bu halkın ekmeği, çalışması, geçimi, huzuru ve rahatı değil de, “göçmenlerin karnının doyması, çalışması, barınması, rahatı ve huzuru mudur? Sorun bu ülke çocuklarının eğitimi, okulu, yurdu, bursu, ihtiyaçlarının karşılanması mı, göçmene, kayıtlı-kayıtsız sığınmacıya ev, okul, sağlık hizmeti sunulması mıdır? Ekmeğinden, gelirinden, kazancından, yaşam konforundan kesip göçmene vermek halkı bile bile pahalılığa, enflasyona ezdirmek demektir.
Birbirimizi aldatıp kandırmaya gerek yok: Açık sözlü olarak gerçeği görmek zorundayız. Bir ayda papatya falı gibi “gidecek gitmeyecek, dönecek dönmeyecek” düşünce değişimi içinde olan kararsızlarla göçmen-sığınmacı sorunu çözemeyiz, halk için sağlıklı kararlar alamayız.
NOT: On bir yıl önce başlayan ve Türkiye’ye gelen göçmen-sığınmacılar “dört milyon civarında” deniyordu. O zaman doğan çocuklar bugün on bir yaşında. Hep aynı rakam etrafında dolanıyorlar. Bu insanlar hiç “doğum yapmıyorlar mı?”

Sevgi ve sağlıkla kalın…

Yorumlar (0)
18
açık
Namaz Vakti 22 Mayıs 2022
İmsak 03:00
Güneş 04:51
Öğle 12:23
İkindi 16:20
Akşam 19:45
Yatsı 21:27
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 37 57
9. Sivasspor 38 54
10. Kasımpaşa 38 53
11. Adana Demirspor 37 52
12. Galatasaray 38 52
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 37 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 37 71
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 37 49
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 37 45
14. Aston Villa 37 45
15. Southampton 37 40
16. Everton 37 39
17. Burnley 37 35
18. Leeds United 37 35
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 37 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Espanyol 37 41
14. Elche 37 39
15. Getafe 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 37 31