Reçete’nin bu haftaki konuğu Doç. Dr. Abdurrahim Sayılır oldu.

Özel Medicalpark Karadeniz Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Abdurrahim Sayılır, safra kanalı tedavisinde ERCP yöntemi, karaciğer yağlanması, bağırsak polipleri ve kanserlerinin teşhisi ve tedavisi konularında açıklamalarda bulundu.

ERCP NEDİR? 
ERCP (Endoskopik Retrograd Kolanjiyo Pankreatografi) özel üretilmiş bir endoskop ile duodenum'a (onikiparmak barsağı) açılan safra yollarına yapılan müdahaledir. Bu müdahale tanı ya da tedavi amacı ile uygulanabilir.

ERCP NASIL YAPILIR?
Endoskopi ile ağız yolundan girilerek yemek borusu ve mide geçilir ve duodenuma ulaşılır. Duodenumda bulunan milimetrik safra yolu ağzına endoskop içinden geçirilen ince bir kanülle girilir ve safra yollarının içine röntgen cihazından görülebilen kontrast madde verilir. Bu sırada röntgen cihazı ile elde edilen görüntü sayesinde safra yollarında bulunan taş, tümör, darlık gibi anormallikler tanınır. Safra yollarına müdahale düşünülüyorsa, ucunda tel bulunan bir başka kanül ile, safra yolları girişi elektrokoter aracılığıyla elektriksel olarak kesilerek genişletilir. Örneğin safra taşı varsa, basket ya da balon kateter endoskopun içinden geçirilir ve taş yakalanarak ya da çekilerek çıkartılır. Safra akımını engelleyen tümör ya da darlık gibi durumlarda bir balon ile bu darlık giderilebilir, ya da darlık bölgesine bir stent yerleştirilerek safra akışı sağlanır. İşlem süresi sıklıkla 20-30 dakika kadardır. Başarılı bir işlem sonrası hasta aynı gün ya da sonraki gün normal yaşamına döner.

HANGİ DURUMLARDA YAPILMALI?
En sık ERCP yapılma nedeni safra yollarında taş bulunmasıdır. Safra kesesinde oluşan taşın buradan ana safra kanalına düşmesi sonucu ortaya çıkan tıkanıklığı gidermek için yapılır. Bunun dışında safra yolları ve pankreas tümörleri, safra yolları darlığı, safra yollarından kaçak olması (özellikle cerrahi girişimler sonrası), bazı pankreas hastalıkları ERCP endikasyonlarını oluşturur.

KOMPLİKASYONLARI NELERDİR?
İşlem genel olarak güvenli olmakla birlikte, ERCP nin de bazı komplikasyonları vardır. Bu komplikasyonların en önemlileri pankreas bezinin iltihaplanması (pankreatit), eletriksel kesi sırasında ortaya çıkan kanama ya da barsak delinmesidir. Çoğu kez bu komplikasyonlar endoskopik müdahale ile giderilebilse de, seyrek olarak cerrahi girişim gerekebilir ve hastanede yatarak tedavi uygulanabilir. Bazen anatomik ya da teknik nedenlerle işlem başarısız kalabilir. Deneyimli ellerde ERCP işlemi %95'in üzerinde başarılı ve güvenlidir.

PANKREATİT VE ERCP 
ERCP ile ana safra yolunun endoskopik yolla görüntülenmesi, safra taşı ve çamurundan temizlenmesi, buradaki tıkanıklıkların açılması mümkün olmaktadır. Bu yöntemle safra yolları taşlarının tedavisi ameliyatsız ve kısa sürede gerçekleştirilmektedir. 

TEDAVİDEKİ ROLÜ NEDİR?
ERCP’nin uygulamaya girişiyle özellikle tıkanma sarılığı olan hastalara yaklaşım büyük oranda değişmiştir. Özellikle safra kesesi ameliyatı geçirmiş kişilerde ortaya çıkan safra yolu taşları bu şekilde ameliyatsız olarak tedavi edilmektedir. Pankreas kanalı tıkanıklıkları da aynı yöntemle açılmaktadır. Ayrıca safra kesesi ameliyatı geçirecek hastalarda da ameliyat öncesinde safra yolları endoskopik olarak temizlenerek, ameliyatın safra kesesi ile sınırlı kalması, dolayısıyla basitleşmesi ve hastanın kısa sürede taburcu olması sağlanmaktadır. Yine ERCP’nin en önemli katkılarından biri, safra yolu çıkışını tıkayan kanserlerde yolu stend ile açık tutarak hastayı kür sağlamayacak bir ameliyat gereksiniminden kurtarmasıdır.

KARACİĞER YAĞLANMASI NEDİR?
Karaciğer yağlanması veya hepatik steatoz, karaciğerdeki yağ birikimini açıklayan bir terimdir. Karaciğerinizde az miktarda yağ bulunması normaldir, fakat bu durum çok fazla sağlık problemi yaratabilir. Karaciğer vücuttaki ikinci en büyük organdır. Yediğimiz ve içtiğimiz her şeyi işlemek ve zararlı maddeleri kandan süzmek de dahil olmak üzere çok çeşitli işlevlerden sorumludur. Karaciğerin çok fazla yağlanması uzun süreli karaciğer hasarına yol açabilir.

BELİRTİLERİ…
Karaciğer yağlanması tipik olarak ilişkili semptomlara sahip değildir. Bununla birlikte, araştırmalar, karaciğer yağlanması ve iltihabı olan insanların yaklaşık yüzde 20’sinin daha kötü koşullara ilerlediğini göstermiştir. Bu olursa, yorgunluk veya karın rahatsızlığı yaşayabilirsiniz. Karaciğeriniz biraz büyüyebilir, doktorunuz fiziksel bir muayene sırasında bunu tespit edebilir. İştahsızlık, kilo kaybı, karın ağrısı, halsizlik, bitkinlik ve yorgun hissetme, karın ağrısı, hafıza bulanıklığı.

KARACİĞER YAĞLANMASININ NEDENLERİ NELERDİR?
İlk aşamalarda, basit ilaç tedavisi ve evde tedavi desteğiyle üstesinden gelinebilen karaciğer yağlanması, ilerleyen dönemlerde, karaciğer yetmezliğine sebep olabilecek kadar ciddiyet taşımaktadır. Karaciğer yağlanmasına sebep olan iki temel neden bulunmaktadır. Birisi obezite, diğeri ise alkol kullanımıdır. İlk başlarda kendini hissettirecek belirtiler vermeyen hastalık, farkına varıldığında, ilerlemiş boyutlardadır. 

HANGİ ÖNEMLİ HASTALIKLARIN HABERCİSİ?
Siroz:
Karaciğer yağlanmasının zamanında tedavi edilmemesi, siroz hastalığının oluşmasına sebep olabilir.

Karaciğer yetmezliği: Ancak karaciğer nakliyle tedavi edilebilen karaciğer yetmezliği, en tehlikeli hastalıklardan birisidir. Karaciğer yağlanmasının artması, bu hastalığa sebep olabilir.

Karaciğer kanseri: Karaciğer yağlanmasının sebep olabileceği en kötü hastalıktır. Eğer hasta aynı zamanda fazla kilolara sahipse, karaciğer kanseri kaçınılmazdır ve tedavisi zordur.

Görüldüğü gibi, basit bir hastalık gibi görünen karaciğer yağlanması, tedavi edilmediğinde vücuda çok büyük zararları olan bir hastalıktır. Aslında, karaciğer yağlanması gibi diğer karaciğer hastalıkları da, başlarda pek belirti vermez.

Farkedildiğinde ise, tedavi için geç kalınmış olunabilir. Bu olumsuz durumların önüne geçilebilmesi için, herkesin, her yıl iki kere check-up yaptırması gerekebilir. Çünkü, çoğu zaman önemsemediğimiz küçük sağlık sorunları, ileri de çok tehlikeli hastalıklar olarak karşımıza çıkabilir.

KALINBARSAK (KOLON) VE REKTUM POLİPLERİ NEDİR?
Kolon ve Rektumun iç duvarından barsak kanalının içine doğru büyüyen oluşumlardır. Bunlardan bazıları saplı bir şekilde kanal içine sarkarken, diğerleri barsak duvarına yapışık bir şekildedirler. 

POLİPLERİN BELİRTİLERİ NELERDİR?
Rektal kanama, sümüksü akıntı, barsak fonksiyonunda değişiklikler, ishal, kabızlık ve bazende karın ağrısı belirtileri yapar.

TEŞHİS YÖNTEMLERİ NELERDİR?  
Gaitada gizli kan araştırılması, Endoskopik ( özellikle KOLONOSKOPİ ) tetkikler ve çift kontrastlavmanlı baryum grafisi ile tanı konur.

KABIZLIK (KONSTİPASYON)NEDİR?  
Kabızlık, toplumda özellikle kadında sık rastlanılan bir durumdur. Günde 1-2 kez ile haftada 3 kez tuvalete çıkabilme ( defekasyon ) sayısı normal kabul edilir. Eğer defekasyon ( tuvalete çıkma ) sayısı haftada 2 den az oluyorsa bu takdirde bu kişiye Kabızlık ( Konstipasyon ) tanısı konur. Ancak birçok kişi bu durumdan pek rahatsızlık duymaz. Eğer defekasyon sayısı 7 – 10 günde bir kez oluyorsa bu durumda hekime başvurmak gerekir.

KABIZLIĞIN NEDENLERİ NELERDİR?
Çok çeşitli nedenler konstipasyona sebep olabilir. Genellikle yeterli miktarda posalı gıda ve sıvı almamak, sakin - hareketsiz bir şekilde yaşamak, devamlı  Laksatif ( ishal ilaçları) ilaçlar kullanmak gibi sebeplerin yanı sıra çok daha ciddi nedenler kabızlığa yol açabilir. Özellikle daha önceden kabızlık hikayesi olmayan bir kimsenin 2 –3 hafta süren bir kabızlığı ortaya çıktığında hekime başvurması şarttır. Eğer gaitada kan da görülürse hiç zaman kaybedilmemesi gerekir.

KLİNİK BELİRTİLERİ NELER?
Genelde kadın ve erkekte eşit oranda görülen Kalın barsak - Rektum kanserleri sinsi seyreder. Hastalık aşağıdaki belirtilerle ortaya çıkar. Rektumdan kan gelmesi ( rektal kanama ), gaitanın kanla bulaşık olması, tuvalete çıkma alışkanlığında değişiklik, gaitanın eskiye oranla incelmesi, kabızlık-ishal durumlarının ortaya çıkması, sık sık tuvalete çıkma isteği, buna rağmen tam boşalamama hissi, karında gaz ağrıları, kansızlık (anemi), izah edilemeyen zayıflama.

TEŞHİS NASIL KONUR?
Kolo-Rektal kanserlerde kesin teşhis barsak içerisindeki tümörden endoskopik yöntemlerden (rektoskopi, fleksiblSigmoidoskopi, kolonoskopi) biriyle yapılacak tetkik ve alınacak parçanın patolog tarafından mikroskopik tanısı ile konur.

KOLONOSKOPİ HANGİ KOŞULLARDA YAPILIR?
50 yaşdan sonra 3-5 yılda bir kez rutin muayene olarak, karına ait izah edilemeyen müphem belirtilerde, kolon ve rektum kanseri veya polipleri nedeni ile daha önce tedavi edilen hastaların izlenmesinde, ülseratif kolit ve crohn gibi iltihabi barsak hastalığı olanların izlenmesinde, yakın akrabasında (anne, baba, kardeş) kolon-rektum kanseri olanlarda yapılır.