Kimse şunun hesabını yapmıyor...

Veya şöyle düşünmüyor...

Bu kulüp ekonomik olarak nasıl dönüyor?

Bu ödemeler nasıl yapılıyor?

Bu takım bu şartlarda nasıl sahaya çıkıyor?

Evet, herkesi söylemiyelim de, çoğu kimsenin derdi, tasası, skorbordta yazılan skor.

Yazılan rakam lehinizeyse işi yırttınız demektir.

Yok aleyhinize yazılıyorsa yandı ketan helva misali.

Skor kötü ya, vurun abalıya diyerek, önce teknik heyete, sonra yönetim kuruluna vuran vurana gidiyor.

Bilmezler ki ne sıkıntılar çekiliyor?

Bilmezler ki kulüp yoğun bakımda, oksijen tüpüne bağlı yaşamını idame ettirmek için büyük savaş veriyor.

Ya para bulmak için atılan taklalara ne demeli?

Yazık ve ayıp.

Biraz insaf diyorum.

NE YAPSINLAR?
Takım kötü oynadımı, teknik heyete ve futbolculara yapılan eleştirileri anlarım.

Başkan ve yönetim kuruluna yapılanları ise anlamakta zorluk çekerim.

Yönetim ne yapsın?

Soyunma odasına girip, teknik taktik mi versinler?

Oyuncu değişikliklerinde, hocanın işine mi karışsınlar?

Adamlar enkazın bile bir lütuf sayılacağı bir kulüp aldılar.

Nereye el atsalar ellerinde kalıyor.

Mekanizmayı yürütmek için el açmadıkları kimse bırakmıyorlar.

Hala başkan Ağaoğlu şöyle yaptı...

Yöneticilerin kafasına silah mı dayadılar gel yönetici ol dediler.

Falan filan…

Dua edilsin ki kulübü yönetecek birkaç insan bulundu da, koskoca kulüp ayakta tutulmaya çalışılıyor.

KAZIN AYAĞI ÖYLE DEĞİL
Doğru silah mı dayadılar ki, gelip yönetici oldular.

Ya olmasaydılar ne olacaktı?

Bunun hesabını kitabını yapanınız oldu mu?

Bunlardan önce yapanları gördük.

Kulübü ekonomik anlamda uçurumun eşiğine nasıl getirdiklerini film seyreder gibi hep birlikte seyretmedik mi?

Peki mevcut yönetim elini değil, belini taşın altına sokmasaydı, kim bu sorumluğu üstlenecekti?

Öyle ya, Trabzonspor kayyuma mı kalacaktı?.

Bana göre kafanıza silah mı dayayıp, gelin yönetici olun sözü ucuz ifadelerdir.

Bu ifadaler kimseye bir şey kazandırmaz.

Kaybeden mi Trabzonspor olur.

DÜN YOK BUGÜN VAR
Daha düne yani Ümraniyespor maçına kadar bir gazla herkez otobana çıkmış, son sürat gidiyordu.

Alınan galibiyetlerden sonra, maç sonlarında soyunma odalarında çekilen selfiler.

Çekilen selfilerin sosyal medyada paylaşımları.

Elbette bunlar güzel ve şık görüntülerdi.

Ama şu gerçek unutuluyordu.

“Futbolun dününün olmadığı”

Geçen hafta galip gelmişsiniz.

Ondan önceki sezonlarda şampiyonluklar yaşamışsınız.

Türkiye kupasını müzenize getirmişsiniz.

Onların hepsi dün değil miydi?

Peki bu gün maçta ne yaptınız dendin mi?

Mağlup olduğunuzda, en kötü hoca en kötü takım siz ilan edilmiyor musunuz?.

Galip gelmişseniz, bütün mehtiyeler size dizilip yere göğe sığdırılamıyorsunuz.

Çekip paylaştığınız selfiler bile göze batmıyor.

Hatta o paylaştığınız fotoğrafların altına neler neler yazılıyor?

Her zaman söylediğimiz gibi futbol acımasız bir oyundur.

Hep iyi oyayıp kazanmak zorundasınız.

Diğer mesleklerdeki gibi futbolun kredisi çok değildir.

SORUN BÜYÜK
Neden böyle oluyor?

Neden ayaklar yere sağlam basmıyor?

Neden balon gibi şişip, bir anda sönülüyor?

Bu sorular bir türlü cevap neden bulamıyor?

Veya bulunuyor da, sonuca mı gidilemiyor?

Trabzonsporda yaşanan bu olaylar önemli vaka durumuna gelmiş.

Bakıyorsunuz, alt yapıdan civan ve civa gibi oyuncular üst yapıya geliveriyor.

Nedense ömürleri fazla olmuyor.

Ya bizler çok çabuk şımartıyoruz, olmadan oldu havası veriyoruz genç oyunculara…

Yada onlar, haklarında bir iki yazma ve söylemle, ayaklarını yerden kesip, biz olduk havasına çok çabuk giriyorlar.

Orta bir türlü bulunmuyor.

Yaşanan bu sorun ivedilikle mutlaka çözülmeli.

YA KESİN YADA VERİN
Bir iki cümlede ben Olcay Şahan hakkında edeyim.

Adam Trabzonspor’a ilk ayak bastığında, önemli katkıları olmuştu takımına...

İyi oynadığı maçlarda oluyordu, performansı düşük olduğu maçlarda.

Her nedense Olcay Şahan, Burak ve Onur kriziyle birlikte o da kadro dışı bırakılıp, kendisinden kulüp bulması istendi.

Kimine göre teknik direktör Ünal Karaman’la sorunu oldu, o nedenle affedilmiyor.

Kimen göre Burak onlarla birlikte ihanet etti deniyor.

Kimine göre, takım farklı havada Olcay farklı havadan çalıyor söyleniyor.

Bakın kardeş, her ne olursa olsun bu adam Trabzonspor’da kalmış, yani şuan parasını tıkır tıkır alıp, Trabzonspor’un oyuncusu.

O zaman etinden kemiğinden, suyundan, ciğerinden neden faydalanmak istenilmez.

Olcay olayı sanki çözülmeyen bulmaca gibi olmuş.

Hem Trabzonspor’a yazık hem de Olcay Şahan’a.

Son söz; o ki kadroda düşünülmüyor nasılsa parasını veriyorsunuz, yapın sözleşmesini feshi, verin eline bonservisini, siz de rahatlayın oyuncu da rahatlasın.

Temcit pilavı gibi neden uzatılıyor bu konu, benim gibi kimse anlamış değil.