Her gün siyaset mi yazılır. İnsanın içi kararmaz mı?

Her gün... Her gün...

Siyasetçinin olumsuzlukları, yanlış söylemleri, karşılıklı anlamsız atışmaları...

Her biri  - kötü örnek için- bir değer/ayar/mihenk taşı sanki...

Siyasetçi hep kendisi doğru görüyor... Doğru değerlendiriyor... 

Doğru söylüyor.

Peki, karşısındaki de söylüyor kendi doğru değerlerini...

Hangisi doğru?

Hangisine inanacak insan?

İnsan, önce her ikisini iyi dinleyecek, sonra kararını verecek değil mi?

Nerede o algı, nerede o kafa dinginliği?

Herkes bildiğini(!) okuyor.

O da kulak dolması, yüzeysel şeyler/bilgiler...

Demokrasimizin kökünde/özünde bu hastalık var.

Onun için de demokrasi yolundaki arayışımız bir türlü bitmiyor. Demokrasi ağacımız beklediğimiz meyveyi vermiyor.

***

Her neyse... 

Karamsar başladım yazıma... 

Ama başka da konu yok ki...

Önce siyasetçi başladı yanlış söyleme...

 "Çocuk istismarı" dedi, adli olayı hafife yordu.

"- Bir kesecikleri bişey olmaz! " diyerek "tecavüz" sözcüğünün karşılığını  "istismar"a  evirdi/çevirdi, aklınca hafifletti.

Bereket, toplumsal sağduyu çocuklara yönelik tecavüz olayının acısını yüreklerde  duydu ve böyle ayarsız konuşanları susturdu.

Türkiye son yıllarda büyük bir ayıbıyla yaşıyor. Çocuklara yönelik tecavüz olayları sanki bir yerden yönetiliyor gibi birden arttı, ülke gündemi oldu.

Herkeste öfke... Nefret... 

Bu olumsuz gelişme/manzara kendiliğinde olmadı elbet.  

Dini, kendi sapık düşüncelerine göre yorumlayanların cinsel eğitimsiz bir toplumu nasıl etkilediğini çocuklara yönelik tecavüz olaylarını yaşayarak görüyor/tanık oluyoruz ne yazı ki...

Bilgisizi din adamını  ötede beride, TV'de konuşturursanız olacağı budur sonunda...

***

Dün Türk mizahının büyük ustası Aziz Nesin'in ölüm yıldönümü idi.

Kendisini dini konuda  "Ateisttim!.." tanımlamıştı.

Ateistti ama  sağlığında, çocuklara olan sevgisini eserlerinde ve konuşmalarında sürekli dile getirdiği gibi, 1972 yılında kitaplarından elde ettiği geliri çocukların yararına kullanmak için Nesin Vakfı'nı kurdu.

Şimdi Aziz Nesin "ateist..."

Aziz Nesin, çocuklara olan sevgisini eserlerinde ve konuşmalarında sürekli dile getirdiği gibi, 1972 yılında kitaplarından elde ettiği geliri çocuklar yararına kullanmak için Nesin Vakfı’nı kurdu.

Nesin Vakfı'nın amacı, çocukların eğitimi için gerekli olan maddi kaynağı sağlamanın yanı sıra, "iyi bir insan"  yetiştirmek...

Peki, kendini "ateist" olarak tanımlayan Aziz Nesin'in insana bakışına bakınız, bir de 

günümüzde yaşadığımız "Bir defacıkla bir şey olmaz" diyen anlayışın çocuklara yönelik tecavüzlerin geldiği noktaya...

Kızsak bir türlü, ağlasak bir türlü...

Sonuç, amaçsız eğitimin sonucu....