12 BİN ŞAMDANLI AVLU!..



YILDIRIMHAN...


im ne derse desin...
Kim  ne söylerse söylesin...
Trabzon bürokrasisinde  bir Mazhar Yıldırımhan gerçeği yaşanıyor...
Hiç tartışmasız bürokrasinin en başarılı isimlerin başında  o geliyor...
Vakıflar Bölge Müdürü olduktan sonra Vakıflara inanılmaz bir dinamizm getirdi...
El atmadık yer bırakmadı!..
Görevini en iyi şekilde yapıyor!..
Koltukta oturup yatmak yok!..
Nerede vakıf adına bir  kırıntı dahi olsa orda o var!..
Vakıf ve tarihi eser olması da önemli değil!..
Bu şehrin dokusuyla alakalı her şeyde var!..
Kale Parkı Milli Emlak’tan  alarak Vakıflara kazandırdı..
Tarihi Hasan Paşa Kışlası ve camisini 15 dönüm arazisi ile Vakıflara kazandırdı..
Tarihi 8 Direkli Hamam’ı Belediye’den alıp Vakıflara kazandırdı..
Keza Bedesten Çarşısı’nı..
Ayasofya Müzesi’nin  Kültür Bakanlığından alınıp Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne kazandırılmasında büyük rol oynadı!.
Trabzon’da daha bir çok  vakıf eserlerine bizzat el atarak onarımını sağladı ve sağlamaya devam ediyor..
Az işler mi bunlar!..
Açıkçası el atmadık vakıf eseri, tarihi eser bırakmadı!
‘Varsa arayın koşup geleyim’ der gibi teyakkuzda adeta!
Üstlendiği görevi layiki  ile yapmaya çalışıyor..
Açıkçası hakkını veriyor!
Bunları yaparken de mütevazi kimliğini koruyor..
‘Ben görevimi yapıyorum. Vakıf eserlerinin korunup kollanması anayasal sorumluluğumuzdur.     Zamanla bu eserlerimiz bazı kurum ve kuruluşlarımızın şu veya bu sebeplerle eline geçmiştir. Bunları sırayla geri alıp onarıp vakfedenin amacına uygun olarak halkın kullanımına açacağız’ diyor.
Bu kadar net!..
Yıldırımhan’a şimdi yeni bir görev daha düşüyor!..
Bugün gazetemizin manşetinde de yer alan tarihi hamamı da Vakıflar bünyesine alarak, oradaki rezalete son vermesi...
Dünya’nın bir han, bizlerin ise bir yolcu olduğunu çok iyi bilerek  ardında  güzel bir iz bırakmaktan  güzel bir şey olabilir mi?
Söyleyeceğimiz tek söz ‘Helal      olsun...’
Soyadı  gibi ‘YILDIRIMHAN.’