Halk iradesinin idari ve yargısal müdahalelerle sınırlandırıldığını savunan Suiçmez, bunun toplumsal güveni zedelediğini ifade etti. “Hukuk devleti” söylemi ile uygulamalar arasında büyük bir uçurum olduğunu belirten Suiçmez, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmamasını hukuk krizinin göstergesi olarak değerlendirdi.
Ekonomide yurttaşlardan fedakârlık istendiğini ancak gelir adaletsizliğine çözüm üretilmediğini söyleyen Suiçmez, “Rakamlar başka, mutfak başka konuşuyor” dedi. Yerel yönetimlere yönelik baskıların arttığını, kayyum uygulamalarının olağanlaştırıldığını vurguladı.
İfade ve basın özgürlüğüne yönelik baskıların sürdüğünü kaydeden Suiçmez, tutuklamaların cezalandırma aracına dönüştüğünü savundu. Suiçmez, tüm olumsuz tabloya rağmen demokrasi ve hukuk mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini söyledi.