3-4 AY BAHANE TRABZON ŞAHANE!
Oyuncular aynı oyuncular..
Üstelik yabancılar beş günde iki yüksek düzeyde maç oynamışlar, ta dünyanın ucundan bilmem kaç saatlik uçak yolculuğundan sonra gelip kampa katılmışlar.
Hocaları ise onlarla değil idman yapmak, yüzlerini bile maçtan bir gün önce ancak görebilmiş..
**
Peki ne oldu?
Oyuncunu adam yerine koyup iki kelam edersen..
Tatlı bir sözle sırtını sıvazlarsan..
Ve de taşları yerli yerine koyarsan..
Gerekmez sana Vahid Hoca’nın dediği gibi üç dört ay..
İzleyen de der ki;
Ne oldu bunlara yav, vay ki ne vay..
**
Maça gelirsek..
İlk 20 dakika telaşlı, tedirgin, pas yapamayan, golü ha yedi ha yiyecek dediğimiz Trabzonspor 25. dakikadan sonra yerini her hattıyla mükemmel bir takıma bıraktı.
Top karşıladı, pas yaptı, çalım attı, hızlı ataklara çıktı,..
Üç de mükemmel gol bıraktı Cim-Bom’un filelerine..
**
Bu ortamda böyle bir galibiyetin değeri 3 değil, 3x3’ten bile fazladır.
Çünkü tam ısınılamayan yeni hocasıyla, şüphede bırakan futbolcusuyla, daha baştan umutsuzluğa düşen taraftarıyla yeniden silkiniş, kendine geliştir bu galibiyetin anlamı..
Üstelik net, şaibesiz, eze eze..
Şimdi taraftar tadını çıkarıyordur bunun Beyoğlu’nda yaylı yaylı geze geze..
Yerim dar istediğim gibi oynayamıyorum bu yüzden kısa keseyim ve yazıyı şöyle bağlıyayım;
Bunun devamı mutlaka gelecek ve yakında Avni Aker’de iğne atsan yere düşmeyecek..
Emeği geçen herkesi kutluyorum..
Helal olsun..