ABİLER, ABLALAR, VEKİLLER!
Kendisini açık açık tanıtan ve iktidar partisinin etkili vekillerinden birinin de eşi olan ismi bende olan bu değerli öğrencime “şaşkınlıkla ne özrü” diye sordum!
Hocam hatırlıyor musunuz bundan tam 30 yıl evvel siz bize okulda tarih derslerinde “Çocuklar bu Fetullah Gülen denilen kişi bir CIA ve Amerikan projesidir, anlatılanlara sakın inanmayın” derdiniz! Ancak o zamanlar yeni yeni gündeme gelen ve bugün ancak anladığımız yalanları ile bizi cezbeden Fetullah Gülen için söylediklerinizden dolayı size çok kızar ama saygımızdan dolayı da bir şey söyleyemezdik! Hocam meğer ne kadar haklıymışsınız, sizden özür diliyorum, bana hakkınızı helal edin lütfen!.
Ben hem şaşkın ve hem de çok mutlu oldum. Kendisine böyle bir ikrarın kültürlü insanların işi olabileceğini, o zaman söylediklerimin benim şahsi fikirlerimin olmadığını, mensup olduğum “Ülkücü camianın” tespitleri olduğunu söyleyip kendisine cani gönülden teşekkür ederek, hakkımı elbetteki helal ettim.
Devlet hayatının devamlılığı için Türk Milliyetçilerinin ne kadar sağlam fikirleri olduğunu bir kere daha anlayıp, dinlemenin mutluluğunu yaşadım. Bu fikirleri bize aktaran Rahmetli Başbuğumuzu bir kere daha rahmet ve minnetle andım.
Amerikalıların “bizim çocuklar başardı” diyerek sahiplendikleri 1980 askeri darbesinin ardından 4,5 yıl; suçsuz-günahsız içerde tutulan Rahmetli Başbuğumuz içerden çıktıktan sonra; Ankara’da özel bir sohbetinde bize çok önemli bir şey söylemişti. Dost muhabbetlerinde ve ortamlarında paylaştığımız bu önemli açıklamayı devletimizin bu gün içine düşürülmek istendiği ihanet sarmalından sonra burada açıklamayı gerekli görüyorum! Rahmetli Başbuğumuz kendisini dinleyen guruba karşı; “Evlatlarım şunu bilin ve unutmayın ki; Türk devletinin geleceği için iki büyük tehlike vardır! Bunlardan biri Fetullah Gülen hareketidir! İkincisi ise Adıyaman gurubudur! Bunu aklınızdan hiç çıkarmayın” demişti!
Bizler şoke olmuştuk! O günkü şartlarda toplumsal kabulü olan bu iki hareketi tehlike sayan siyasi anlayışı biraz da Başbuğ’un yorgunluğuna saymak istemiştik. Ancak zaman her şeyi ortaya koydu.
Tarih bize göstermiştir ki; Türk devletinin varlığı düşmanlarınca iki etkili grup kullanılarak tehdit edilebilmiştir. Bunlardan biri; silahlı kuvvetleri, ikincisi ise, din referanslı kurum ve kuruluşlardır! (Tekke, zaviye, tarikat, cemaat vb.)
Fetullah Gülen cemaatinin; güler yüzlü hain niyetli; “Abi-Abla-İmam” teslisinin dokudukları ihanet çemberinde devletimiz; 15 Temmuz gecesi boğulmak istendi!
Türk Milletinin seçilmiş Cumhurbaşkanı FETÖ ve CİA’cı katillerce öldürülmek istendi. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı vurulmak istendi! Bu hain yapı kendisini dini referanslı kabullerle bu kadar güçlü ve bu kadar hain yapabildi!
...Devamı yarın