ADALET!
Futbolun anasını ağlattılar, babasını geri dönmemek üzere senelik izine yolladılar, insanda heves mi bıraktılar!
Dünden bahsedilecekse eğer, konu önce saha dışında yaşananlar olmalı bence...
***
Dün, 10 binlerce adalet bekçisi yürüdü Trabzon’un daracık sokaklarında.
Trabzon Trabzon olalı böyle bir eylem görmedi... Sokaklar doldu taştı.
İşini-gücünü bırakıp, 70’li-80’li yıllarda olduğu gibi Ankara’dan, İstanbul’dan, yakın illerden ve ilçelerden gelip Meydan Parkı’nda toplanan Trabzonsporlular, “Adalet” için bağırdılar- yürüdüler...
Gerçi Ulusal Basın, yürüyenler için “bin küsur kişi” deyip geçiştirir de!
Bin kişi(!) olduğundan olsa gerek; sermayesini kurtarmaz diye yürüyüşten pek bahsetmediler galiba! Bir kişiye havaalanında naklen karşılama yaparlar ama...
***
Caddeler-sokaklar bayram yeri gibiydi. İçi dolan, daralan her Trabzonsporlu bir şeyler söylemek-yapmak istedi. Kimileri bağırdı, kimleri kâğıda, bez afişlere döktü içini.
Semerciler esnafı: “Esir kupadan mektup” deyip, kupayı dile getirmişler:
“ 2010-2011 Federasyonu tarafından tutuklandım.
Beni yuvamdan kopardılar. Kadıköy’e bir hapishaneye koydular.
Şimdi size sesleniyorum, sahiplerim, güzel insanlar.
Futbolun merkezi Trabzonlular, ne olur kurtarın beni.
Her tarafım virüs doldu çürüyor. Her tarafım şike oldu kokuyor.
UEFA-FİFA-CAS tüm futbol dünyası bana bakıyor.
Utanıyorum. Acı çekiyorum. Yavaş yavaş ölüyorum.
Kupanın son sözleri: Beni Trabzon’umun yağmurlarında yıkasınlar”
Vatandaş haklı birader! Zira 6 kupa 1 yana, o bir yana...
***
Trabzonsporlu bir kardeşin elinde büyükçe bir değnek; değneğin ortasında bir döviz, dövizin tepesine itina ile yerleştirilmiş bir piknik tüpü.
Sen şimdi gel de gülme dövizde yazılanları okuyunca “Bu da senin gibi boş TFF”
E, lafın tamamı deliye söylenirmiş!
Onlarca kişi, siyasi partilerin isimleri yan yana yazılı koca bir pankart taşıdılar:
“ A-B-C-D partisi şikebahçeden üstün değilmiş, Trabzon Türkiye’den silinmiş”
Görüne köy kılavuz istemez; onların hepsi bir, Trabzonspor tek..
Aynı zamanda uyarısını da yapmış Trabzonsporlu! “ Bu tarlayı sürmezsin Azizim” Süremez tabi; sert kayaya çarptı çünkü!
Saha içine gelince..
Tribünler 70’li-80’li yıllarda olduğu gibiydi.
Taraftar hakkını verir de, futbolcular vermez mi; imkanlar dahilinde ellerinden gelini yaptılar. Trabzonspor kısıtlı kadroya sahip olmasının ve iyi kaleci yetiştirmesinin kurbanı oldu! Beşiktaş’ın kalesinde Tolga olmasaydı maç daha farklı bitebilirdi. Atamayana attılar..
Ne demişler “Futbolun adaleti yok” Hakem mi? Adı üstünde; Yıldırım!..