SPOR

Adnan SUNGUR yorumladı...

TRANSFER DEĞİL TALAN POLİTİKASI!

Trabzonspor uzun süredir yanlış transfer politikalarının sonucunda uçurumun kenarında gezinip duruyor. Muharrem Usta yönetiminin kulübün gerçeklerini görerek, yeni bir vizyonla, farklı bir anlayışı egemen kılmasını ve Bordo-Mavililerin adım adım özellikle ekonomik kalkınma hamlesini gerçekleştirmesi beklendi. Ancak Usta ve ekibi öyle politikalar izledi ki, kulübün başına gelmiş en büyük felaket olarak kabul ettiğimiz İbrahim Hacıosmanoğlu’nu bile bize aratma noktasına geldiler.

İlk transferde iki yerli isim Muhammet Demir ve Güray Vural’ı aldılar. Ne yazık ki iki isim de tutmadı. Ve ikisini de göndermek durumunda kaldılar. Bu aslında Usta ve ekibinin kendilerini inkarıydı ama bunu anlayacak kapasiteye sahip olmadıklarını da biliyoruz… Sonra ana transfer dönemi geldi ve tam 8 oyuncuyla sözde takımı güçlendirdiler. Ancak Trabzonspor bir önceki dönemi bile mumla aratır hale geldi. Teknik direktörü yapılan transferlere sahip çıkmadı ve ara transferde yeniden yapılanmanın şart olduğunu söyledi.

  • TAKIMIN EN İYİSİ YUSUF YAZICI’YSA!...

Ara transferlerde de alınan futbolculara bakıldığında ortada gerçekçi bir politikanın olmadığını ve tam bir talan, ya da yağma düzenin egemen olduğunu görmek için kör olmak gerekir. Sözde bilimsel teknik direktör Ersun Yanal’ın yönettiği transferde tüm dünya taranırken alınan isimlere bakıldığında hayret etmemek elde değil.  Ara transferde kadroya katılan 5 pahalı isme rağmen bu takımın hala sağ ayaklı bir sağ kanat, forvet arkası, oyunu savunmadan yönetecek bir stoperi ve merkez orta sahası yok… Bunca pahalı oyuncuya rağmen eğer Trabzonspor’un en iyisi altyapıdan yeni çıkmış 19 yaşındaki Yusuf Yazıcı’ysa varın gerisini siz düşünün!

Takımın ikinci yarıda iki deplasman maçını kazanması da kimseyi aldatmasın. Takviyelere rağmen futbol adına ilk yarıdan hiçbir farkının olmadığı ortada ve anlaşılan o ki harcanan paralar boşuna… Sonuç olarak tüm bu transfer politikalarına bakınca Trabzonspor’un sırtından insanların zenginleştirilmesine çalışılırken, bu kadar da fütursuzca hareket edilebileceğine asla ihtimal vermezdim. ‘Bundan daha kötüsü yaşanmaz’ dediğimiz neleri gördük bu camiada… Ve hala görmeye devam ediyoruz. Demek ki bu günleri de görecekmişiz! Gerçi belki de bunlar hala iyi günlerimiz kim bilir! Çok daha kötü günleri de görebiliriz.

Bekleyelim bakalım!

******************************************************************************

TRABZONSPOR CAMİASI BENİ KORKUTUYOR… NEDEN Mİ?!

Geçtiğimiz günlerde Trabzon Ajans.Com’un ortaya çıkardığı Mali Genel Kurul’da menkul ve gayrimenkullerle ilgili yönetime verilen yetkinin dışında bir evrak düzenlenerek, İstanbul Kartal’daki arazi üzerinde işlem yapılmaya çalışılmasına yönelik ne doğru dürüst bir yorum, ne tepki görmediğim için biraz da gecikmeli olmasına karşın bu konuyu yazma ihtiyacı hissettim.  Bir hatırlatma yapacak olursam eğer, Mali Genel Kurul’da yönetim gayrimenkullerin alınması, satılması, proje geliştirilmesi, hibe edilmesi, kiraya verilmesi, takas olarak kullanılması yetkilerini talep etmiş ancak bu kabul görmemişti.

Başkan Muharrem Usta da, “Peki o zaman satın alma ve proje geliştirme yetkisi istiyorum” diyerek üyelerden onay almıştı. Ama daha sonra Usta ve ekibi, sanki “Gayrimenkul satma, kiraya verme, hibe verme, proje geliştirme ve takas edilmesi” şeklinde yetki alınmış gibi bir evrak düzenleyerek, ‘Bu yetki oy çokluğuyla alınmıştır” şeklinde de ibare düşerek TOKİ yetkilileriyle pazarlık masasına oturmuştu. TOKİ yetkilileri, “Oy çokluğuyla alınan karar yarın sıkıntı yaratabilir. Üçte iki çoğunluk gerekli” diye itiraz edince bu kez de ‘Karar oy birliğiyle alınmıştır’ şeklinde yeni bir evrak düzenlenmişti.

  • HİÇ KİMSEDEN SES ÇIKMADI

Divan Başkanlık kurulu Başkanı Ali Sürmen olaydan haberdar olunca gerekirse mahkemeye gideceğini söyleyerek yönetimi gayrimenkuller üzerinde verilmeyen yetkiyi kullanma sevdasından vazgeçmek zorunda bırakmıştı. Evet bu haber  tüm belgeleriyle birlikte kamuoyuna aktarıldı.  Bekledim ki bu haberlerin ardından tüm gazeteler olayı enine boyuna araştırsın, tartışsın. Diğer siteler konuyu ele alsın. Onlar da farklı bakış açılarıyla birlikte durumu kamuoyuna aktarsın. Ulusal televizyonların bile olayın üzerine atlamasını bekledim.

Ama nafile…

Sonra, Trabzonspor Divan Başkanlık Kurulu’nun tüm eski başkan, asbaşkan ve etkin yöneticilerinin yanında yetkili kurullarına bir davet çıkarsın. Bu durumla ilgili geniş kapsamlı bilgilendirme yapsın… Sonra da Bordo-Mavili kulübe gerçekten emek vermiş olanların hem toplu, hem tek tek basın toplantısı düzenleyerek, yönetimin yaptığı bu sinsi eyleme tepki koysunlar ve istifaya çağırsınlar. Bir an önce genel kurul kararı alınmasını istesinler diye beklerim. Taraftarların da bu gelişmeye duyarsız kalmadan, eteklerindeki tüm taşları dökerek, yönetimden hesap sorması gerektiğini düşündüm…

Benim ki de saflık öyle ya…

Ne bir ses, ne bir soluk!

  • MİLYONLARCA BABASI OLAN SAHİPSİZ ÇOCUK!

Anladım ki Trabzonspor milyonlarca babası olduğunu iddia edenlerin dünyanın dört bir yanında cirit attığı öksüz, sahipsiz bir çocuk… Ve bu durum beni gerçekten endişeye düşürdü. Herkesin derdi transfer yapıldı mı, yapılmadı mı sorusuna yanıt bulmak… Sahanın içinde takım kazandı mı, kaybetti mi tartışmasını yapmak… Bir kez daha gördüm ki, Bordo-Mavili kulüp Aziz Yıldırım’a satılmaya kalkılsa birkaç cılız ses dışında hiç kimseden en küçük bir tepki gelmeyecek. Belli oldu ki Trabzonspor’un sahibi yok ve onun için her alanda sürünüyor. Anlaşılan o ki, bunlar daha iyi günler ve çok daha karanlık dönemler bekliyor Bordo-Mavili kulübü…

Ancak unutulan şu ki bu duyarsızlık devam ederse eğer, bugün en azından hala daha Trabzon’un en önemli marka değeri bir sabun köpüğü gibi yok olup gidecek.

O gün geldiğinde, bugünü yaratanlar da artık kına yakarlar!

******************************************************************************

TRABZONSPOR HALK TAKIMIDIR TARAFTARDAN KAÇMAZ!

Yakın dostum eski bankacı ve kaleci Kadir Keskin, bir arkadaşının yazdığı yazıyı bana gönderdi. Benim de görevim bu yazıyı sizlere aktarmak diye düşündüm… İşte o yazı:

Ziraat Türkiye kupasında gurubun da Gümüşhanespor ile oynayacağı maç için Gümüşhane’ye bir gün önceden gelen Trabzonspor otele yerleşirken büyük bir kalabalık takımı karşılıyor. Bordo-Mavi renklere gönül verenler, futbolcularla, teknik direktörle fotoğraf çekilmek istiyor. Ama bir tek futbolcu ve teknik direktör fotoğraf çekilmiyor. Maç sabahı otelin önüne gelip takımı maça uğurlamak isteyen taraftarlar  ellerinde çiçeklerle yine hayal kırıklığı yaşıyor. Çünkü Teknik Direktör Ersun Yanla güvenlik görevlisi istiyor. Maç oynanıyor. Dağ taş futbol sever dolu. Maçtan sonra taraftarlar forma istiyor, yine fotoğraf çekilmek için sıraya giriyor ama yine Yanal soyunma odasının yolunu tutuyor. Bir tek forma da verilmiyor.

  • FENERBAHAHÇE’NİN TIRNAĞI OLAMADINIZ

Ey Trabzonsporlu yönetim, teknik heyet ve futbolcular Anadolu’nun abisi böyle olunmaz… Siz önce büyük takımın yükünü kaldırmayı öğrenmelisiniz. Geçen yıl Fenerbahçe, Bayburtspor ile oynayacağı Türkiye kupası maçı için Bayburt’a geliyor ve sahayı çıkan futbolcu ve teknik heyet çuval çuval forma dağıtıyor. Herkesle fotoğraf çekiliyor, hiç kimseyi kırmıyorlar. Bir Trabzonsporlu olarak ben de o stattaydım ve Fenerbahçeliler o kadar sıcak kanlıydı ki yönetiminden futbolcusundan hocasına kadar, Bayburt halkını mest edip gittiler. .

Konyaspor Gümüşhane maçı için geldiğinde akşam saatlerinde şehri gezdiler. Alışveriş yaptılar. İnsanlarla sohbet edip, çay içtiler. İkram edilen pestil ve kömeleri, kuşburnu çayı hediyelerini aldılar. Konyaspor futbolcuları maçtan sonra forma isteyen herkese verdiler.  Yetmedi, soyunma odasından forma getirip isteyene dağıttılar. Ve taraftarlarla sınırsızda fotoğraf çekildiler.

Aykut Kocaman gibi yüzü gülmeyen, 3 Temmuz şike sürecinin mimarlarından olan kişi bile sempatik davranırken, gönül verdiğim Trabzonspor teknik direktörünün davranışları, tutumu inanın hayal kırıklığı yaşamama sebep oldu.

Şimdi yönetime soruyorum:

“Anadolu’nun abisi böyle mi olunur?”

Asıl üzüntü verici olan yaklaşımdan biri de seremoni sonrası yaşandı. Seremoniye çıkan Trabzonspor, Gümüşhane futbol okulu öğrencilerinin de formalarını seremoni sonrası topladı. Ayıptır, yazıktır, günahtır..

Bur taraftar olarak evimde; 11 adet forma, 20 tane kaşkol ve bere var. Hepsini de alın terimle aldım. Onları size bağışlayacağım. Gittiğiniz şehirlerde sizleri görmek için o soğuk havalarda desteklemeye gelen cefakar taraftara verin de gururumuzun yerlerde sürünmesine neden olmayın.

Bülent Korkmaz

Evet bu bir taraftar sitemi… Gümüşhane’de değildim. Bu nedenle de doğru ya da yanlış bir yorum yapmayacağım ama bunlar doğruysa gerçekten Trabzonspor’un teslim edildiği eller var ya… O elleri kırmak gerek!!! Çünkü Trabzonspor bir halk takımıdır ve kendi halkından da koparılamaz!