AK PARTİ NEDEN YÜKSELİYOR?
Bu değişimin seçmene ve partilere yansıması noktasında son anketleri ve araştırmaları takip etmek gerek.
Erken seçim şimdilik gözükmüyor.
Ama bu olmayacak anlamına gelmez. Yeni anayasa ve başkanlık sistemi tartışmaları 2019 yılını beklemeden bizi yeniden sandığa götürebilir.
Kişisel olarak erken seçime karşıyım. Çünkü ülkenin ekonomisi seçimlerde büyük yara alıyor..
Sandık demokrasinin elbette olmaz-olmazı. Ama her seçimde büyük bedeller ödüyoruz.
Erken seçim tartışmaları ülke gündeminden kalkmalı. Seçimler normal zamanlarında yapılmalı..
Zaten yarın bir seçim olsa tablo çok değişmeyecek?
AK Partinin gücü ortada. Muhalefetin içinde olduğu durumda ortada
MAK Danışmanlık tarafından 20-24 Ocak 2016 tarihleri arasında 2016 Türkiye Gündem Araştırması üst başlıkla Trabzon dahil 30 Büyükşehir 33 il, 162 ilçe de 5010 kişi ile yapılan anket sonuçları paylaşıldı.
Ankete katılanlara "Yarın seçim olsa oyunuzu hangi partiye verirsiniz?" sorusu yöneltildi.
Kararsızlar dağıtıldıktan sonra AK Parti'nin oyu yüzde 50'den 55,12'ye yükseldi. CHP'nin oyu yüzde 25'ten 23,85'e düştü.
MHP'nin oyu yüzde 11'den 10,6'ya düşerek baraj sınırında kaldı.
HDP ise yüzde 10'dan 8,48'de düşerek baraj altında kaldı.
AK Parti 1 Kasım seçimleri sonrası işi sıkı tutuyor, hata yapmak istemiyor
Toplumun bütün kesimlerine ulaşma onların sorunlarını çözme noktasında ciddi bir gayret var.
Bunda ne kadar başarılı olacak elbet de zaman gösterecek. Ama şu gerçeğin altını çizelim AK Parti kadroları çok kararlı, çok hassas! Özellikle ekonomik anlamda memur-işçi ve emeklilere yönelik projeler bunun göstergesi..
İnsanlar artık huzur-istikrar ve güven istiyor. Kaos-karmaşa ve belirsizliğe prim vermiyor.
Muhalefet de yaşanan süreçte AK Parti’nin güçlenmesinde elbet de önemli bir etken..
CHP ve MHP mutlak suretle toparlanmalı..
HDP ise kendini sorgulamalı terörden elini ayağını çekmeli..
Meclis dışı kalan partiler kendini yenilemeli. Siyaset artık bazı gerçekleri kabullenmeli, millete sırtını dönmemeli..
Türkiye adım-adım başkanlık sistemine doğru gidiyor..
Bu gidişatın arkası ve önü iyi analiz edilmeli. Siyaset tüketiyor, üretemiyor! Siyaset kendi içinde ciddi sorunlar yaşıyor. İşte tam bu noktada başkanlık sistemi müthiş bir avantaj sahibi oldu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yakın zamanda 81 ili gezerek başkanlık sistemi noktasında kararlığını ortaya koyacak.
Seni “başkan yaptırmayacağız” diyenlerin işi bu kez gerçekten çok zor!
***
BAROLAR BİRLİĞİNDE İSTİFA RÜZGARI ESİYOR!
Türkiye Barolar Birliği İnsan Hakları Bilim Danışma Kurulu’dan istifaların ardı arkası kesilmiyor.
Akademisyenler, avukatlar ve insan hakları savunucularından oluşan “Türkiye Barolar Birliği İnsan Hakları Bilim Danışma Kurulu” hukuk devleti mücadelesinde önemli bir misyon yüklenmişti, Bu mücadele ülke gerçekleri göz-önüne aldığımızda çok kıymetli ve değerli. Böyle bir zamanda gerçekleşen istifaların ne anlam taşıdığını tepkilerin kime yönelik olduğunu Barolar Birliği çok iyi sorgulamak zorunda..
Türkiye Barolar Birliği Türkiye’nin hukuk mücadelesinde ve kazanımlarında tartışma götürmez bir konuma sahip.. Baskılara ve dayatmalara karşı direnç gösteren tek gücü hukuk ve adalet olan Barolar Birliği bu hassas süreçte daha fazla kayıp yaşamamalı..
İstifalara karşı Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof.Dr.Metin Feyzoğlu ve yönetiminin bir duruş sergilemesi ve kamuoyunu aydınlatması gerekir diye düşünüyorum.