AK PARTİ NİYE KAZANIYOR?
Arcayürek'in 'Başbakan Budur' yazısının bir bölümünde bakın neler yazmış: Düşünebiliyor musunuz; Atatürk’le yüzünü Mekke’den Batı uyarlığına çeviren bu ülkenin son Başbakanı, şimdilerde de TC’nin cumhurbaşkanı olmaya soyunan RTE; yaşamı boyunca bir kez olsun filarmoni orkestrası konserine gitmemiş, bir kez olsun bale ya da opera izlememiş, yalellere meraklı...
Dahası var.
Dünya çapında ünlü tenor Pavarotti’yi buraya çağıran, ne ki dinledikten sonra bize yaramaz diye derdest edip ülkesine yollayan biz değil miyiz?
Bu ülkenin yetiştirdiği dünya çapında bir piyanist ve bestekâr olan Fazıl Say’ı neredeyse ülkesini terk etmeye sürükleyen mahkeme eziyeti ve hapisle tehdidin üstünü nasıl örteceğiz?
Şimdi bu paragrafları okuyan vasat bir Türk insanı Atatür demekki İslami kıbleden bizi kaldırmış Hrıstiyan Batı'ya doğru bizi kıblelendirmiş. Bunu okuyan, kalbinde zerrece imanı olan kişi, vay.. diyerek başlayacak cümlelerle size bir ders daha vereyim de görün diyerek bilenmiş bir bıcak gibi sandığa koşuyor. Sonra Ak Parti niye kazanıyor? Bu gibi yazar çizerin milletin değerlerine dikkat etmeyen uslubundan kaynaklanıyor bu.
Oysaki Atatürk'ün bizleri kaybedilen ilmi bulmak için Batı'ya yönelltiğini ama bunu yaparken milli kimlikte sağlam durmayı önerdiğini, Atatürk'ün hurafeden, örümcek ağlarından rafine bir İslam’a gönül verdiğini az mürrekkebe dil sürmüş olanlar malik olur diye yazması gerekirken, bu şekil cümlelerle topluma fikir serdetmek Türkiye'yi hangi yöne evirir?
Atatürk sanatta da milli unsurlarla Batı'da gelişmiş sanatları buluşturmayı hep hayal etmiş burada da eksen kayması yaratmayacak hassasiyetlere dikkat etmiştir dese İhsanoğlu'na yarar, diğer şekil ters manyalla sayın Erdoğan'a iyi gelir..
Sorgusuz sualsiz AK Parti'ye oy vermeye sevk eder.. Bunu bu yazar çizer takımı bilmiyor mu? Elbette biliyorlar ama içlerinde biriken anlamsız bir öfkeyi dışarıya nasıl fırlatacaklarını bilememekten ya da ters yönde durup karşı tarafa yarayacak melzeme vermekten olan oluyor. Bizim gibi salt gerçekler üzerinden insanları yönlendirenler de bu durum karşısında çaresiz kalıyor.
Ya aklı işleterek herkes siyaset yapacak ya da işleyen akılların yoluna taş koymadan hareket etmeyi becerecek.
Çünkü ceremesini halk çekiyor..