AK PARTİ'Yİ BEKLEYEN BÜYÜK TEHLİKE


Şike skandalının ardından yaşanan kaostan faydalanan Hacıosmanoğlu, toz duman ortamda türlü vaatlerde bulunarak delegelerin aklını çeldi.
“Kupa gelecek, siyaset bitecek” kozunu iyi oynayan Hacıosmanoğlu, Trabzonspor’un menfaatlerini benden daha iyi kimse koruyamaz, diye diye başkanlık koltuğuna kuruldu.
İlk üç ayda kupa gelmezse, giderim, fantazisini kuran Hacıosmanoğlu, aradan yıllar geçmesine ve kupanın iade edilmemesine rağmen çöreklendiği makamdan mahkeme kararlarına rağmen bir türlü vazgeçemedi.
“Göreve geldiğim sene şampiyonluk yarışından koparsak, emaneti bırakırım” şeklinde demogoji yapan Hacıosmanoğlu, 20 puan farkı yiyince hiç sesini çıkarmadı, usul usul koltuğuna yapıştı.
Yola çıktığı arkadaşlarının yarısı, daha limandan ayrılmadan Hacıosmanoğlu’nun kalibresini görüp gemiyi terk etmişti.
Hacıosmanoğlu ve geri kalan ekibi sportif alanda şehri heyecanlandıracak, mutlu edecek, coşturacak, insanlara ümit aşılayacak bir eylem gerçekleştirememekle beraber, kulübü ekonomik açıdan da iflas çukuruna ittiler.
Temsil noktasında ise kulübe tamamen yerlerde sürünen bir itibar erozyonu yaşatan Hacıosmanoğlu, aynı zamanda “Lüzumlu-Lüzumsuz Transferlerle Nasıl Müsrif Olunur”un el kitabını yazdı.
Ekonomiyi iyileştireceğim, borcu bitireceğim, Şener’in yaptığı yanlışları düzelteceğim diyen Hacıosmanoğlu, yeri geldikçe eleştirdiğimiz Sayın Başkan Sadri Şener’i mumla aratır oldu.
Başkan Şener’in eksilerini artıya dönüştürmeyi bırakın, sportif ve yapısal anlamda Sadri Başkan’ın yaptıklarının binde birini hayal bile edemedi.
Hacıosmanoğlu’nun Başkan Şener’e attığı en büyük fark, Trabzonspor’un mevcut borcunu 180 milyondan 400 milyona çıkarması olarak kaldı.
Hacıosmanoğlu göreve gelmeden önce Trabzonspor’dan siyaseti uzak tutacağım deyip bağımsız gibi davrandıktan sonra, başkan olarak adeta AK Parti’nin miting koordinatörü gibi davranıp, mitingden mitinge koşarak aslında tam bağımlı olduğunu ortaya koydu.
Cumhurbaşkanı ile aynı fotoğraf karesinde yer alabilmek için Cumhurbaşkanı’nın yeğenlerini ve diğer yakınlarını devreye sokmaktan geri durmayan Hacıosmanoğlu sonunda hayallerini gerçekleştirdi.
Hacıosmanoğlu Trabzonspor’u ve Trabzon’u kandırmış, istismar etmiş, beklentileri boşa çıkarmış, insanların hayallerini çalmış, camianın geleceğini ipotek altına aldırarak, bugünleri gibi yarınlarını da karanlığa ve bilinmeze mahkum etmiştir.
Hacıosmanoğlu Trabzonspor ile ilgili verdiği hiçbir sözü yerine getirmemiş, hiçbir zaman kulübe yaraşacak hamleler yapamamıştır.
Ve ne enteresandır ki aynı Hacıosmanoğlu hala kulübün başkanlık koltuğunu işgal etmektedir.
En felaketi de kongrede yeniden aday olabilecek cesareti ve lütufsuzluğu göstermesidir.
PES!

***

Trabzonspor’u yönetmek Hacıosmanoğlu’nun tahayyül ettiği gibi kolay bir iş değildir.
Sorumluluk gerektirir.
Bilgi, birikim, tecrübe gerektirir.
Ufuk gerektirir.
Proje ve vizyon gerektirir.
Bu iş, Trabzonspor’un bütçesini okuyup yazamayanların işi hiç değildir!

***

Hacıosmanoğlu’nun her platformda AK Parti’nin bir üyesiymiş gibi davranmasına gelecek olursak:
Bu, Hacıosmanoğlu’nun Trabzonspor başkanı olarak ürettiği tek projedir!
Yani Hacıosmanoğlu, AK Parti’yi sadece proje ilişkisi olarak görmektedir.
Bu ilişkiyi de bugüne kadar iyi idare etmiştir.

***

İşin başka bir boyutu olarak da...
İbrahim Hacıosmanoğlu’nun siyaseti kullanması ve ondan nemalanması AK Parti Teşkilatı tarafından hoş karşılanıyor olacak ki, Hacıosmanoğlu’nun bu istismarı karşısında sessizliklerini koruyorlar.
Oysa atladıkları bir durum var:
Daha dün Muharrem Usta’nın AK Parti’ye yakınlığını bilen delege tepki göstermiş ve Usta’yı seçimlerde veto etmiştir.
AK Parti’nin Trabzon’dan %61’lik oranda oy almasına rağmen...
Siyaseti Trabzonspor’a bulaştırmamak adına, delegeler belki de Trabzonspor’a yeni ufuklar açacak, projeleriyle pozisyonunu güçlendirecek Usta’yı sandıktan çıkarmamıştır.
AK Parti Trabzon İl Teşkilatı artık İbrahim Hacıosmanoğlu’nun, AK Parti isminin altında har vurup harman savurmasına geçit vermemeli, Trabzonspor’u bu denli yıpratmasına ve yok etmesine göz yummamalıdır.
Çünkü her şeyden öte Trabzonspor bizim üst kimliğimizdir.
Trabzonspor hangi partiye gönül vermişsek verelim hepimizin kesişme noktasıdır.
Trabzonspor bizim anavatanımızdır!

***


Yeniden aday olma cüretini gösteren Hacıosmanoğlu’na soruyorum:
Sahada bir numara yok!
Kasa boş!
Borç çok!
Kimse sizden memnun değil!
Masada zaten hiç var olamadınız!
Bu neyin adaylığı Allah aşkına...