AKÇAABAT BELEDİYESİ VE ÇEVRE TEMİZLİĞİ!



Vallahi dediklerinde haksız sayılmazlar. Ben de gözlerimle özellikle TRT'nin alt bölümünden Atletizim Stadyumu'na kadarki bölümde her türlü atığın denizle sahil çizgisinde nefretlik bir pislik oluşturduğuna şahit oldum. Ülkem adına, şehrimiz adına üzüldüm. Bu kadar ucuz mu sorumlu davranmak diye aklımdan geçirdim. Bir şehrin yükünü omuzlayıp da bu yükün sorumluluğunu yerine getirmeden ben 'layıkıyla görev yapıyorum' demek acaba yüreklerin iç noktalarından gelerek mi, yoksa dudaklardan fırlayarak mı söyleniyor çok merak ediyorum.

Akçaabat artık alan olarak genişledi. Sorumluluk sahası da büyüdü. Çevre konusunda duyarlılık sadece Akçaabat'ta iki üç köfte tesisinin çok çok ötesinde bir alanda hissedilerek tedbir alınması gereken bir hal aldı.

Bütün Akçaabat'ın mücavir alanlarıyla hergün gözden geçirilmesi, çevre kirliliği konusunda tehir edilemez bir strateji izlenmesi elzem hale gelmiştir.

Umut ederiz ki bu uyarılarımız vurdumduymaz tavırlı davranışlara bir set olur. Halkın beklediği temiz çevrede yaşama hakkı "Ben oyumu aldım neme lazım çalışma" gerçeğine kurban edilmez.

KADINDA GÜLECEK MECAL VAR MI?

Kadınlar hayat pahalılığından şikayet ediyor. Elektrik, su, tüp ve mutfak giderleri kadını evhamlı bir kimlik yaparken, hala 'işler tıkırında' diyenlere neremizle gülelim.

Okullar açıldığnda asıl kızıl kıyamet yeniden kopacak. Sabah harçlıklar dağıtılırken maliye bakanından daha cimri davranmak zorunda anneler. Zira üç çocuğa 5'er milyon verdin mi ayda 450 bin liralık bir bilanço karşısına çıkacak. Diğer giyim ve kırtasiye giderleri cabası. İlaç, diş macunu, fırça, şampuan, parfüm gibi sağlıkla kozmetik giderlerini hiç hesaba katmayalım.
Bülent Arınç diyor ki kadın karşı cinste haz oluşturacak tarzda kahkaha atmamalı. Dinen doğru bir açılım. Ama kadının kahkaha atacak zaten durumu yok ki ortada. Hesap belli, gülmek için sermaye lazım.. Başı öne eğik kadınlar kahkaha atmak istese de atabilir mi?

8 milyon kadın küçük paralarla evin iaşesini sağlamak zorunda. Tuzu kuru olanlar, memleket kadınını zevki sefa içinde bir hayat sürüyor zannediyor da iffete dönük eksikliklerini idrak etmelerine yardımcı olmaya çalışıyor. Büyük düşünürler gibi fikri beslemeye dönük şirazesi yüksek sözler sarfediyor. Midesi zil çalanın kafası çengi oynatmaz gerçeğini bilmeden 'ben dedim oldu' kabilinden ucube sözlerle zamanı suya veriyor.

Türkiye'de 39 milyona yakın kız ve kadın var. Bunlardan 26 milyonu mutfakla bağlantılı fiili olarak. Mutfakla bağlantılı olanların mutfak ısısından kaynaklı şartelleri atıp da kahkaha basmasından bahsediliyorsa, söyleyen ağız bence haklı.

Neyse, her şey alınan oyla ölçüldüğüne göre, bizim analizlerimiz birilerine fantezi gelebilir. Biz kalem elimizdeyken 'hakikatin içinden programına' uygun yazalım da gerisi Manisa Tarzan'ı!..