AKİLLERİN SAHTE RAPORU YANIYOR!..
ANAP dönemlerinde 'Birkaç çapulcu' diye küçümsenen ve derin bir yara haline gelmesine çare üretilmeyen PKK, Türkiye'yi yüz üzerinden otuzbeş gramda tutmak isteyenlere çok yaradı.
Son yıllarda vermekle susturulacak bir hareket olarak akillerce tanımlanan bu bölücü güruhun, hiç de raporlandığı gibi olmadığı görüldü. Zira kandan beslenenler diye dışlanan kişilerin analizleri şaşmaz bir gerçeklikle önümüzde. Türk milletini aldatan, hükümetleri de yanlış yönlendiren bu insanların aslında yargılanması gerek. Çünkü dönüşü zor olan bir yola milleti koymanın bedelini yine bu millet değil öncelikle menzili yanlış tarif edenler ödemelidir.
Bu örgütün dış dinamiklerin maşası olduğu IŞİD olayıyla iyice netleşti.
IŞİD tıpkı PKK gibi kural tanımayan bir örgüt. Batılıların taşeronu PKK ise kelle verecek cesarette olmadığından acayıp ürktü. TSK'ya horozlanan bilcümle bölücüler, bütün erkekliklerini yani ali kıran baş kesenliklerini bu kelle avcıları karşısında kaybettiler.
Ağababalarından yardım dilenmeye başladılar. Ağababaları havadan ancak destek verebildi. Türkiye şimdilik temkinli. "Ey Türk milleti, siz de gelin taşeronlar adına ölün" daveti yapmaya başladılar. Gafletten uyanan hükümetten cevap gelmeyince Nemrut'un soyundan olduklarını gösterircesine yakmaya yıkmaya yeltendiler.
Bir yazımda değindiğim gibi bunların genlerinde ateş var. Ateş şeytan maddesidir. Hz İbrahim'e reva görülendir. Bakınız bu bölücü cenaha, her kalkışmada ateş ellerinde. Cibiliyetlerinin, yani asıl dinleri olan Mecusiliğin gereğini yerine getiriyorlar. Gel de bizim akillere anlat bunu. Devleti şeytani bir raporla kıblesizliğe sürüklediler!..
Biz insaflı bir millet olma payesinin yanında inisiyatifli olma payemizi de muhafaza etmek mecburiyetindeyiz. İki milyona dayanmış mülteciyi bakmak her devletin harcı değil. Avrupa'da bizdeki mülteci nüfusu kadar dört beş devlet var.
Bu konuda hükümeti insani hasletlerimize uygun hareket ettiği için tebrik ediyorum. Kuduran bölücü vandalizme karşı şedid tedbirleri almasını, adamlaşamayana adam muamelesi yapmamasını öneriyorum.
Ahmet Hakan yakan yıkanları da anlamak gerekir gibi şirin bir cümle yazmış yazısında. Örneğin Türkmenlerin tapu kayıtları yağmalanıp öldürülmesine Türk milliyetçileri hükümet kayıtsız kaldığında üç beş cam kırıp tepki gösterseydi böyle şirin mi yaklaşırdı meseleye!..
Nemrutluk, Neronluk zamane çocuklarının da hasleti olmuş anladığım kadarıyla..