AKYAZI VE ALBAYRAK!



Oradan her geçişte kendisine oy verdiğim için kendimi alkışlarken, gözlerimde Nuri Albayrak o ifrat ve tefritten uzak tavrıyla beliriyor.

Başkan olduğu zamanda Trabzon'un kemirgenleri onu hazmedememiş, yaptığı her icraata takoz olmak için "Battı Trabzon" yaygarasını servis etmekten imtina etmemişlerdi. Yalan sofraları kurulmuş, siyaseten benzemeseler de cibiliyet bakımından aynı kutuya iss edenler toplantı üstüne toplantı tertip ederek taraftarı isyana davet etmişlerdi.

Albayrak ise Trabzon'a sürekli gelir getirecek işlere kafa yoruyor, siyaseten ilişkilerini buna vakfediyor, birileri ise "Almış eline bir resim geziyor" diye çocuklukla itham ediyorlardı kendisini..

Başkanlıktan uzaklaştırılan Albayrak, şehrin deruni zihinlerinde çiçekler açtırıyor, rahatlamışlık emareleri birilerinin yüzünde sevimsiz bir gülümseme oluşturuyordu.

O başkanlıktan hem de ibra edilmeyerek uzaklaştırıldığı halde projeyi dolaba kaldırın diyenlere inat, takip ediyor, çok engelli koşarak ve Bayraktar'ın büyük desteği ile bugünkü ete kemiğe bürünen sürece taşıyordu.

Şimdi ilerliyor inşaaat. Hemen hemen dört tarafı şekillenen tribünler,  yavaş yavaş bağlanan yollar ve merdivenler bitmek üzere. Ama yakın geçmişte 190 bin TL yıllık bedeli veremeyenler araziyi devlete iade ediyor, Trabzonspor'un 500 milyonluk bir gelir elde etmesinin önü itikatsizlik nedeniyle tıkanıyordu.

Oysa 1000 dönüm araziye sahip bir Trabzonspor'un önünde ne şikeciler ne de kimse durabilirdi. Lakin geleceği okuma özürlü olanlar yeni gelecekleri nasıl çalarızın peşine düşmüşler bugün.

Senaryo yine aynı.. Taşradan gelenlere bu takımı teslim etmek diye başlaması gereken sözlerini saklayarak "Yine battı Trabzon" yalanıyla ikinci versiyonu vizyona koymak istiyorlar..

ALS hastası İsmail Gökçek'i bir kez dahi ziyaret etmeyenler, parasına aşık zevatlar bilin ki..

Artık çavuş uyandı, bu telörgü geçilmez.