ALGI DÜNYASI

Hakikatin bir önemi yok bugünkü dünyada. Yarattığın algıdır aslolan.

Algı oluşturmanın merkez kuvveti kara propagandadır. Dünyanın yüzyıllık serüvenini irdelediğimizde bu şablon hiç değişmiyor.

Önce bir plan hazırlanıyor, sonra bu plana uygun elbise dikiliyor. Mesela Türkiye bölgesinde enterne edilmeye karar verilmişse bunun gerçekleşmesine dönük çoklu planlar devreye sokuluyor.

Önce Türkiye'nin kamburları ardı ardına sıralanıyor. Sonra bu kanburları kaşımanın alt yapısı realize ediliyor. Gerekli şartlar olgunlaşınca da düğmeye basılıyor.

Türkiye bir bakıyorsunuz etnik bir terör ortamına girmiş, yetmemiş bir bakıyorsunuz mezhebi karşıtlıklar çatışma ortamı yaratacak bir kıvama gelmiş.

Bütün bu gelişmeleri doğal bir durum olarak mı göreceğiz. Yoksa planlı bir algının değmiş bir meyvesi olarak mı telakki edeceğiz.

Tabii ki ikincisi olarak tariflendireceğiz. Yani planlı değmiş bir meyvenin koparılması olarak izdüşümlendireceğiz.

Evet manzara bu!

Adamlar kurguluyor ve vizyona sokuyor.

Bizim bu kirli kurgulara bir cevabımız olmayacak mı?

Olacak, hem de şeytana papucunu ters giydirecek bir tarzda...

Algıya algıyla yanıt vereceğiz. Düşünce merkezlerimizi yirmi dört saat çalıştırıp hiçbir ayrıntıyı atlamadan karşı politikalar geliştireceğiz.

Devletlerle ilişkilerimizi ne şuursuz bir güvene ne de şuursuz bir nefrete oturtmadan reel politik üstünden mevzileneceğiz.

Bazılarına göz kırpacağız bazılarına parmak sallayacağız bazılarına zeytin dalı uzatacağız. Vaziyet neyi lüzumlu kılıyorsa o boyayı yüzümüze maske yapacağız.

Dedik ya bu dünya algı dünyası diye...

Yaşadığın topraklarda başı dik alnı açık yaşamak istiyorsan "düşmanının silahıyla silahlan" ilahi ikazını asla unutmadan yürüyeceğiz.

Biz dost bildiklerimizden meymenet umarak işi şansa bırakamayız.

Bilmeliyiz ki Türk'ün dostu güçlü olursak vardır. Aksi halde en sadık bildiklerimizden bile kazık yeriz.

Nitekim bizi içten çökertme projesinin daha dumanı tütüyor.

Bir millet, yaşadığı coğrafyada kaderini örer. Bir millet coğrafyasının önemi kadar dost ve düşman sahibidir. Türkiye kadim zamanlardan bu yana zannedildiğinden büyük bir tecrübeye sahiptir. Bu tecrübe algıları yenip kendi algısını muzaffer kılacak kudrete sahiptir. Yeter ki kalplerimiz aynı atsın.