ALİ AĞABEY'İN DURDUĞU NOKTA SONNOKTA


Deniz rahatlıktır, öfkeye düşmandır.. Kendini büyük görenlere karşı "Hadi ordan" diye seslenendir.
Böyle buruşuk cevize kardeş beynim, kendi içinde dalgalanırken Ali ağabey geldi aklıma.. Her gazete çıkışında yanına uğrayıp ayaküstü bir çayını içip öyle evime beni uğurlayan mümtaz..
Ali ağabey(Uzun) sözünü bükmeden söyleyen, labirenti olmayan bir adam. Uzun yıllar devlete hizmet etmiş, yaşı dolunca da emekli olmuş bir can dost.. Şimdi yine emeğin tarafnda duruyor.
 
Emekli ama sadece "li"si emekli, emek aynen yerinde sayıyor. Çünkü hergün toplumun kahrını çekmek zorunda olduğu şansla ilgili bir sektörde iyi yaşam savaşı veriyor. Emekli maaşı ve aldığı diğer maaş çenesinde diş evinde pişen aş olarak ehh dedirtiyor..
Kendisini 2002'den beri tanırım. Pes demez ve esnemez. Geri vitesi olmayanlardan.. Söylenmesi çok zor konuları biraz uzatarak ama yansız yalansız öylece söylemesi, doğruluk alameti olarak yüzünde meneviş oluşturmuş.
Tehirsiz sonnokta okur.. Yazımdaki en ince ayrıntıları tetkik eder ve her gördüğünde beğenilerinin yanı sıra eksik noktalarımı yüzüme söyler. Dostun böylesi düşman başına..
Ben her insanı, her mesleği çok muhterem bulduğumdan, her eleştiriyi de aynı oranda pırlanta değerinde değerlendirir, gonca-yı handanımda mihman ederim.
Milletin selameti konularına çok düşkündür. Paralı askerlikten cari açığa kadar çok geniş yelpazede konuşmaktan çekinmez. Herkese biçtiği bir elbise vardır. O elbiseyi çıkarıp gezdiğini görürse yine yansız ve yalansız damarı kabarır ve konuşur. "Arada bir spor yazıyorsun, bence sen kulvarında kal, orada daha güzel duruyorsun" demesine de hak vermiyor değilim.
Tabii Trabzonspor tutkusunu benim gibi hissetmesi mümkün değil..
Çünkü futbola çok erken yaşlarda küsenlerden..
Bilse ki benim diğer yazılarımın güzelliği Trabzonspor'a bağlı, inanıyorum o zaman beni anlar.. Beşiktaş’a yenilmenin ıstırabıyla bu yazımı ne zor yazdığımı tahmin eder, bildiğinden şaşma der belki de..
Ali ağabey anlayacağınız iyi bir gazete okuru. Derinlemesine analizle okur okuduğunu.
Dudaklarını mırmırıslarla oynatıp anlamadan okuyanlardan değil yani..
Uzun boyu soyadıyla da müsemma.. Genelde isimler, soyadlar bir olguya dayanarak verilir. Demek ki soyadlar dağıtılırken bizim ali okulu mezunları Uzun'u uygun bulmuş ve isabet olmuş.
Ama bazılarına çakal, tilki, yanyattı, yosma, kulaksız, burnubüyük gibi soyadlar verildiğini bildiğimizden ali okulu mezunu Ali ağabeyi mağdur etmemiş.. Kendisine uzun ömürler diliyorum..