Ali Ağaoğlu Ve Operasyon


Asrın felaketi olarak adlandırılan Büyük Marmara depreminde Ağaoğlu İnşaat’ın tek bir konutu yıkılmaz. Ağaoğlu İnşaat neredeyse oralar para eder bu ülkede!..
Adam günde 18 saat çalışıyor ve yanında 10000 teknik eleman, idari personel ve işçi çalışıyor. Ağaoğlu’nun daveti üzerine de Fransa’nın Cannes kentinde uluslararası düzeyde yapılan MIPİM fuarına kalabalık bir basın ordusuyla gitmiştik. 187 ülkenin katıldığı fuarda en muhteşem standın yine Türkiye'ye yine Ağaoğlu'na ait olduğunu görmüş, gururlanmıştım.
Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Babacan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Toptaş'ın da katıldığı fuarda 3 gün boyunca çeşitli etkinliklere katıldık ve prensin ülkesi Monte Carlo'yu da görme imkanını yakalamıştık.
TOKİ nin Güneydoğu’da yaptığı karakolların karşılığında Kara Kuvvetleri Komutanlığı’ndan aldığı İstanbul Maslak’taki arazide emlak konutla hak paylaşımı yoluyla yapmaya başladığı 'Maslak 1453 projesi' başarıyla yürüyor.
Ve Ağaoğlu inşaata özellikle Arap ülkelerinden çok rağbet var. Daire daire değil; blok blok satarak ülke ekonomisine de büyük katkı sağlıyor. Ağaoğlu mutekabiliyet yasasının ardından özellikle Araplara konut yapıp satıyor, ülkeye döviz girdisi, ülkemin turizmi, ekonomisi gelişsin, ülke kalkınsın diye uğraşıyor.
Şehrin en ücra yerinde AVM'ler yapıyor, büyük firmalar buralardan dükkan kapıyor, vatandaş bu dükkanlara büyük ilgi duyuyor.
İşte böyle şeffaf, böyle düzgün çalışan, koşan bir iş adamı gece yarısı polis tarafından evinden apar topar alınıyor, üç gün sorgusuz sualsiz nezarethanelerde sabahlıyor.. Sonra da savcının karşısına çıkartılıyor. İddialara göre savcı soruyor 'Maslak 1453 projesine nasıl başladın?' Ağaoğlu ise 'Ortaklarım bu devletin en büyük kuruluşları TOKİ ve Emlak Konut onlara sorun ben burayı hak paylaşım yoluyla aldım, AVM ve konut yapıp satıyor, aldığım parayı anında bu devletin kasasına yatırıyorum' diyor.
Bir soru daha geliyor 'Peki İstanbul Büyükşehir belediyesi size emsal 2 demiş, siz Çevre ve Şehircilik Bakanlığından emsal 3 almışsınız'
Ağaoğlu cevap veriyor. 'Kanunu ben yapmadım, ben ve ortaklarım kanunun bize tanıdığı haktan yararlandık. Emsali arttı, bu işten hem ben hem de devletin iki büyük kuruluşu TOKİ ve Emlak Konut karlı çıktı' diyor.
Ağaoğlu'na Bakan Bayraktar'ın oğlu Abdullah Bayraktar ve Bakan danışmanı Sadık Soylu ile neden sıkça görüştüğüde soruluyor. Ağaoğlu Bayraktar ve Soylu'nun Oflu hemşehrisi olduğunu, kendilerini çocukluğundan beri tanıdığını, sıkça görüştüğünü, son derece düzgün insanlar olduğunu, hiçbir gayri meşru işlerini görmediğini, duymadığını 'siz duyduysanız söyleyin de daha aramayayım' dediği belirtiliyor.
Şimdi savcı inşaattan, emsal nedir ne değildir, hangi şartlarda artar, emsalde otoparkların dahil olup olmadığını bilir mi?
Yok..
Veya bakanlığa kanunla verilen yetkiyi denetlemek görevi mi ?
Şimdi gelelim püf noktasına.
Ağaoğlu 'Benim yaşım altmış işim bitmiş, perişan oldum, çekip gidiyorum bu ülkeden' derse, bugün Ağaoğlu yarın diğer önemli iş adamları bu ülkeden çekip giderse, siz dışarıdan iş adamı mı ihraç edeceksiniz?
Kime vergi verdireceksiniz. Ağaoğlu şirketler grubunda çalışan 10000 lerce teknik adama ve işçiye nerede iş vereceksiniz,?
Önce istihdama balta vuracaksınız, sonrada 'bu ülke neden kalkınamıyor' diye soracaksınız.
Bu mu hukukun üstünlüğü !