Allah'ım bir an önce Ocak Gelsin!
Suk’u izledikçe irkiliyorum. Rakibi küçümsemekten ziyade 3 gömlek dar bir defansın karşısında nasıl kaybolmayı başarıyor hayret ediyorum.
Erken gelen golün ardından paslarla, şok preslerle rakibi sarmalayan bir Trabzonspor beklerken, gol atmak isteyen bir Trabzonspor’la karşılaştık.
Takım 3 pas yapsa değil 5, 10 gol atacak. Ancak gel gör ki saldırma üzerine kurulu bir portföy ortaya koydu.
Ara ara yapılan defansif hatalar vardı ki, halen daha takım savunmasını tam anlamıyla oturtamadığımızı gösteriyor
Futbolun ilk taktiklerindendir 2-3-5..Evet evet 2-3-5..
Günümüz futbol anlayışlı ise “Futbol kalede başlar” felsefesine döndük.
Ofansif oyuncuların makine gibi sürekli gözleri orta saha oyuncularının boşalttığı alanlarda olması gerekirken Kızılcabölük karşısında dahi savruk oynamaları beni düşündürdü. Beni düşündürüyorsa Ersun Hoca’yı ne yapar siz karar verin.
Alınan farklı skor bizleri yanıltmasın. 10 numarası eksik, sağ açıkta sıkıntılar yaşayan, sağ ve sol beklerde gedik vermekten yorulmayan ve üstelik forvetsiz bir takım olduğumuz gerçeği var önümüzde.
Devre arasını Muharrem Usta kadar Ersun yanal kadar ben de bekliyorum.
Ersun Yanal’ın “genç oyuncuları kaybetmek istemiyorum” düşünce yapısı için, kaliteli bir takıma ihtiyaç vardır.. O zaman Yusuf Yazıcı parlar, o zaman Abdülkadir yıldız olur.. Ortaya konulan futbola göre alınan skor doğru orantılı değil.
Futbol sonucunda skor beklemekten ziyade takımın kaynaşması takım olmasını beklemek benim en doğal hakkım. Çünkü bu sezon bu takımdan bir beklentim yok.
Ancak bakmadan pasların atılması gerekir. Güray’ın bir pas atabilmesi için 5 saniye düşündüğü bir ortamda o skor da gelmeyecektir.
Ender gelişen Osasuna atakları gibi Zeki’den beklediğimiz ortalarda cabası..
Velhasıl kelam
Beklentimin altında futbol, iyi, sonuç