ALPER'İN İHANETİ!
Kendi kalesine gol atarak takımının yenilgisine bile yol açabilir.
Ancak hiçbir futbolcu..
Hele de böylesine üst düzey bir takımda ve mücadelede bu kadar sorumsuz davranamaz. Koskoca bir camia için şampiyonluk finali kadar önemli bir maçta 42. dakikada kendisini dışarı attıramaz.
***
Yahu arkadaş..
Fenerbahçe gibi, federasyonundan hakemine, medyasından siyasetine, hatta ticaretine kadar her türlü gücün tartışmasız korumasındaki bir takımla evinde oynuyorsun.
Sarı kartın olduğun halde devrenin bitimine üç dakika kala göz göre göre ikinci sarı kartlık hareket yapıp takımını 10 kişi bırakıyorsun.
Üstelik Trabzonspor 1-0 yenik ama kötü top oynamıyor.
İkinci yarıda Marin, Cardozo gibi oyuncularını sahaya sürüp son 20 dakikada oyundan düştüğü bilinen Fenerbahçe karşısında maçı kurtarabilecek Sadi Hoca’nın da hamle şansını elinden alıyorsun.
Takım arkadaşlarını da pozisyonlarda bire karşı iki kişi bırakıyorsun.
Ancak anlamsız, gereksiz, manasız bir şekilde kendini oyundan attırınca hocanın bu hamle şansını da elinden alıyorsun.
Ve de bu maçtan alınacak iyi bir sonuçla mutlu olup sezonun kötü gidişini bile unutacak milyonlarca taraftarını bundan mahrum ediyorsun..
Ve maçı 42. dakikada bitiriyorsun..
***
Git kardeşim git.
Bizim yakamızdan düş de, nereye gidersen git.
Çünkü güvenilirliğini yitirdin.
Bizim böylesine bir maçta hevisimizi kursağımıza tıktın ya..
Bir hafta sonra Maradona da olacak olsan hikaye..
***
Ha, sen atılmasan da belki yine yenilecektik ancak..
İçimizde uhde kalmayacaktı.