ATALAY'IN TERÖR VE SPOR MESAJI!
Sorumluluk aldığı her görevde iyi niyetle çalışmış ve hakkını vermiştir. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü döneminde çok anlamlı hizmetlere imza atmış, arkasında bugün hepimizin övündüğü tesisler bırakmıştır. Atalay gibi değeri bir kalemde silmek ve yok saymak sadece Trabzon için değil ülkenin spor ve basını için de bir kayıptır.
Atalay her ne kadar bazı kesimlerin ayak oyunları ile önü kesilmek istenmiş olsa da o ayakta kalmayı başarmış ve çok sevdiği kalemini bırakmamıştır.
Bugün de yazılı ve görsel medyada fikirlerini cesurca ve net bir şekilde paylaşmaya devam etmektedir. Benim için insanların makamları ve koltukları değil yüreklerindeki sevgi ve samimiyeti önemlidir. Mehmet Atalay’ın son olarak kaleme aldığı “Spor, teröre kurban gitmesin” başlıklı yazısı oldukça anlamlı mesajlar içeriyor..
Bir paragrafını paylaşmak isterim:
“2004’te Doğu ve Güneydoğu’da 22 ili kapsayan ‘Sporla tanış’ projesi başlatmıştık. Başta Diyarbakır olmak üzere Doğu ve Güneydoğulu belediyelerle verimli işbirliği yapıldı, pek çok şampiyon yetişti. Eğer terör var diye gençleri ve çocukları sahalardan çekersek oraları da ateş ve barut işgal eder. Spor son kaledir, akarsa çok şey kaybederiz.”
Bu yazının altına sonuna kadar imzamı atıyorum. Şuna emin olun ki terörün bitmesini en çok oralarda yaşayan insanlar istiyor. Hepsi bıkmış usanmış artık. Kolay değil onlar hepsi normal hayatın özlemi içinde. Spor yapmak, eğlenmek, gülmek ve ekmeklerinin peşinde olmak istiyorlar.
PKK’nın kendilerini nasıl kullandığını ve amaçlarının ne olduğunu iyice anladılar. Şimdi bu noktada bize görev düşüyor. O bölgedeki insanların yalnız olmadığını, kardeşliğin sözde değil pratikte olduğunu gösterme fırsatını iyi kullanmak gerek. Bunun içinde sayın Atalay’ın belirttiği gibi sporun çekim gücünü değerlendirmek zorundayız. Sevgiye, dostluğa ve kardeşliğe en iyi köprü spordur. Trabzonspor’un Şanlıurfa’ya gittiğinde nasıl karşılandığını gözlerimle gördüm. Büyük bir coşku ve sevgi seli vardı.
Sporun teröre kurban gitmemesi için herkese büyük görev düşüyor. 2004 yılında başlatılan “sporla tanış” projesi yeninden hayata geçmeli ve bu konuda Trabzonspor dahil bütün takımlar sporun her branşında doğu ve Güneydoğu’da yerini almalı diyorum.