ATATÜRK'Ü TÜRKÇE ANLATAN ADAM!



Kitaplarında ağırlıklı olarak Atatürk'ün hayatı, "tarih ve dil çalışmaları" ve "Cumhuriyet tarihini" incelemiştir.  Bir televizyonda "Saklı Tarih" adlı bir programı hayli ilgi çekmektedir.

Bugün onun dört ciltlik bir eserinden yani  "Akl-i Kemal"den bahsedeceğim. Zira Sayın Meydan gibi Atatürk'ü derinlemesine inceleyip anlatan bir elin parmakları kadar bile araştırmacımız yok gibi. Hal böyle olunca kafasına fes geçiren çıkıyor ekranlardan başlıyor sallamaya. İki kelamlık Osmanlıca bildi mi, eski yazıyı da az çok okuyabildi mi kesiliyorlar allame. Şikeciler gibi boş saha buldular ya topu  sürmek kolay oluyor, sürdükçe de goller yolluyorlar Cumhuriyetin ağlarına. Karşılarına adam da koymadıkları için boş koltukların sorularıyla, sözümona öyle dolu konuşuyorlar ki her kelamında zafer kazanmış kumandan edasıyla zevkin doruklarından ses veriyorlar. İşte Sayın Meydan'ın meydan boş değil dedirten eseri gerçekten ibretle, hayretle ve şevkle okunacak bir eser. 

Bakınız Atatürk'ün ne büyük okur olduğunu rakamlarıyla aktaran Meydan aynen şu rakamları veriyor: “879 tarih kitabı okuyarak, ‘Türk Tarih Tezi’ni geliştirmiş, 535 edebiyat, 397 dil-dilbilim kitabı okuyarak ‘Yazı ve Dil Devrimleri’ni yapmış, 197 siyasal bilimler kitabı okuyarak saltanatı, hilafeti kaldırıp Cumhuriyeti ilan etmiş, 195 güzel sanatlar kitabı okuyarak ‘Musiki ve Sanat Devrimi’ni gerçekleştirmiş, 139 ekonomi kitabı okuyarak ‘Karma Ekonomik Modeli’ ortaya atmış, 169 hukuk kitabı okuyarak ‘Medeni Kanunu’ kabul etmiş, 104 pozitif bilimler kitabı okuyarak ‘Üniversite Reformu’nu yapmış, 75 sosyoloji kitabı okuyarak ‘Halkevlerini’ kurmuş, 101 eğitim öğretim kitabı okuyarak eşine az rastlanır bir liderdir" demesi birilerinin boş kafalarına düşürülen kütüktür.

Neyi nasıl okuduğunu görmek isteyenler, o altı çizilip not düşülerek okunan eserleri gördükçe belki hakkaniyetin yolunda yürümeye muktedir olurlar.
İngiliz gizli servislerinin ellerine tutuşturduğu belgelere de iman etmekten vazgeçerler.
Umarız öyle olur, biz kimsenin iftiracı damgasıyla Hakk'a yürümesini arzulamayız.
Zira Rabbimiz, iftiracılığı çok vahim benzetmelerle anlatmıştır.
Akl-i Kemal’de "İçinde hayvan mezarlığı da bulunan bir köy projesi, içinde sinema, hastane, hatta müzik grubu olan fabrika modellerini Atatürk'ün uygulamaya koyması ve ölümünden sonra bunların rafa kaldırılması" gibi ilginç anekdotlarla süslediği eseri gerçekten Artvinli hemşehrime yakıştı.
Genç yaşta bu büyük çalışmalara imza atan böyle insanlarımızın varlığı, karanlık gördüğümüz geleceğin aydınlık ufukları olarak kararan umutlarımıza güneş olmaktadırlar.
Akl-ı Kemal'i bugün Asr-i Kemal olgunluğunda okuyabilirsek ne mutlu bize..