AYDIN'IN DURUŞU!


Milletvekili olmak..
Bakan olmak..
Genel başkan olmak..
Başka..
Lider olmak ise bambaşka..
Liderlik..
Ustalık ister, hatiplik ister, ikna etmek ister, sorunlar karşısında tam zamanında konuşmak ve kitlelerin sesi olmak ister.
Lider olmak için de mutlaka genel başkan, bakan, başbakan olmak gerekmez..
Liderlik bir karizmadır..
Lider olunmaz, lider doğulur..
İnsanın genlerinde vardır..
Bu sadece siyasette değil, her işte böyledir. Sporda da, siyasette de, iş dünyasında da böyle..
İşte Trabzon siyasetinde o isimlerden biri de kim ne derse desin Koray Aydın'dır..
Bir gerçektir..
Çizgisi, tutarlılığı, dik duruşu ve davasına sadakati bir gün dahi değişmemiş..
Eski Bakan, MHP Trabzon Milletvekili Koray Aydın , bugün sade bir 'milletvekili' olsa da sadece partisinde değil, TBMM çatısı altında lider eksenli tarzı ile siyaset sahnesinde yerini almaya devam ediyor.
Partisi için önemli bir şans..
Genel Merkez’in iyi değerlendirmesi halinde de önemli bir lokomotif güç..
O nedenle;
Lider olmak için mutlaka genel başkan, mutlaka bakan olmanın önemli olmadığı gerçeği ile Türk siyasetinde yerini alan Aydın, partisi ve ülkücüler için önemli  bir isim olduğunu gösteriyor.
Şöyle bakıldığı zaman MHP'de Aydın'ın çok özel bir isim olduğu aşikar!..
Zaman zaman genel başkanlığa aday olmuş ama Genel Merkez’e, Genel Başkanı’na saygıda kusur etmeden, her zaman yanında yol almaya devam etmiş!..
 Aydın, Genel Merkez'in yol haritası  nedeniyle çok fazla öne çıkmamaya özen gösterse de yaptığı açıklamalar Türkiye gündeminde ses getirirken, parti tabanı için ateşleyici bir isim olduğunu da gösteriyor.
Gelinen noktada siyaseti konuşmak, gündemi değerlendirmek, geleceğe bakmak, özellikle çözüm süreci noktasında  Koray Aydın'ın verdiği mesajlar hiç tartışmasız çok ama çok soru işaretlerini gündeme getiriyor..

***

Çözüm süreci ile ilgili neler düşündüğünü sorduğumuz Aydın çarpıcı mesajlar verirken “Devlete isyan eden varsa onu yerli yerine oturtacaksın” diyor!..
Ekliyor..
“Çünkü devlet olmanın sorumluluğu bu. Dünyanın hiçbir ülkesinde ucu açık bir özgürlük olmaz. Devletin bekası üzerinde demokratikleşme edebiyatı yapılmaz”
Aydın çözüm süreci projesinin dışarıdan dayatılan bir proje olduğunu düşünürken şu tahlili yapıyor..
“Çözüm süreci bu iktidarın alıp ortaya çıkardığı bir proje değildir. Dışarıdan Türkiye’ye bastırılan bir süreçtir. Tek hegemonik gücün bu işin arkasında olduğunu da hepimiz biliyoruz. Bölge yeniden şekilleniyor. Buna uygun bir yapının Türkiye’de de tesis edilmesi, oluşturulacak o yapılara Türkiye’nin bir hamilik görevi yaparak, o yeni yapıların yaşatılması için bunu bir mecburiyet olarak görüyorlar. Sözcükler tılsımlı, halkın hoşuna gidecek cümleler. Çözüm süreci, anaların gözyaşı akmasın deyince bunlar insanın benimseyebileceği, detaya girmediği takdirde de kabul edebileceği takdimler. Halkın böyle görmesinde ben bir anormallik görmüyorum.”

***

Aydın 'ama' diyor.
Ve  devam ediyor..
“Bakın 6-7 Ekim’de yaşananlar da bu tılsımı bozmuştur. Bu işin sonunda Türkiye’yi nelerin beklediğinin anlaşılması için, bu yaşananlar Türk milletini kendisine getirmiştir. Karşı tezlerin doğruluğunun anlaşılması bakımından. Karşı tez MHP’nin görüşüdür. Çünkü MHP herkes gibi değildir. Bu konuda net. Biz diyoruz ki, bu sürecin sonunda ülkeyi kan, gözyaşı, çözülme bekliyor. İştahı bu kadar kabartılmış, beklentisi bu kadar yükseltilmiş bir örgüt, masa başında umduğunu bulamadığı takdirde neler yapacaktır? Bir düşünün”
Çarpıcı mesajlar..
‘O nedenle’ diyen Koray Aydın nokta sözlerini söylemeye devam ediyor..

***


 “Bakın dünyada devlete kafa tutanlara böylesine taviz verilen bir ülke yok. Varsa biri söylesin. Devlete kafa tutan, isyan eden varsa, ona daha önce nasıl yaptıysan aynısını yapacaksın. Onu yerli yerine bir oturtacaksın. Görülüyor ki Türkiye’de saflar netleşti. Bir bölmek isteyenler, bir de biz böldürmeyiz diyenler var. Yarın bunlar karşı karşıya geldiklerinde Türkiye’de neler olabileceğini, bu işi organize edenler bir B planı olarak düşündüler mi? Bunun cevabını da bu işe kalkışanlar verecek. Çünkü bu ülkeyi böldürmem diyenler, bu ülkeyi seven insanlar, biz ülkemizin bölünmesini istemiyoruz diyorlar”

***

‘Her şey oy oranıyla mı çözülüyor?’ diye soran Aydın  çarpıcı mesajlar veriyor..                              
 “MHP 5.5 milyon oy almış. 5.5 milyon oyun dinamizminin, herkes onun ne manaya geleceğini onlar düşünüp taşınacak. 5.5 milyon oy şuurlu, gözü kara, ne yapacağını bilen; oy verirken makarnaya, dağıtılan kömürlere oy vermiş insanlar değil bunlar. Bunlar bir fikre, bir ideale oy vermiş insanlar. 5.5 milyon insanı küçümseyerek Türkiye’de hiç kimse hesap yapamaz. Bu artacak da yapılacak seçimde. MHP yüzde 20 oy alırsa ne olur Türkiye’de? Bu ciddi bir oy olur, 5 kişiden biri olur ve Türkiye’de hiçbir parti tek başına iktidar olamaz. Çözüm süreci de devam etmez.”   
Peki bu endişeleriniz karşısında ne olacak? diye soruyoruz.. Koray Aydın  hazirandaki genel seçimlerde MHP'nin bir sıçrama yapacağını düşünüyor. Bu sıçramada oy oranının yüzde 20 bandına yükselebileceğini savunuyor.

***     
                                                   
Aydın, düşünürken, hesap ederken haziran seçimleri için ‘Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti için kırılma noktası seçimler’ yorumu yaparken önemli bir soruyu soruyor.
“Bakın Türk milletini yok sayıyorlar. Artık Cumhuriyet düşmanlığını ortaya koymaktan çekinmiyorlar. Açık açık söylüyorlar. Bir milletvekili çıkıp ‘Osmanlı İmparatorluğu’nun 90 yıllık reklam arası sona ermiş’ diyor. Biz 624 yıl film çevrildiğini yeni öğrendik. Demek ki, Türk milleti 1919 Samsun’undan 1922 İzmir’ine kadar koltukta oturmuş, patlamış mısır yemiş, reklam arası için zaman geçirmiştir.Yazık. Bu millet haziran seçimlerinde bu düşüncelere yeniden yol verecek mi?”

***

İşte Koray Aydın bunları söylüyor..
Her cümlesi son derece önemli!.
Görülüyor ki iktidarı ve muhalefeti ile Türkiye'yi haziran ayında Cumhuriyet tarihinin en zor ve en kritik seçimi bekliyor..
Eski Türkiye-Yeni  Türkiye, Türk milleti-Türkiyeli, Cumhuriyet - Osmanlı, Türkçe-Osmanlıca gibi Cumhuriyet tarihinde görülmemiş tartışmalarla seçime doğru yol alınıyor!.
Haziran seçimleri çok şey demek!..
Açık ve net görülüyor ki hem iktidar hem muhalefet açısından 'KIRILMA NOKTASI'