Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz!



Ne övülmeye ne yağ çekilmeye ne de olduğundan fazla gösterilmeye ihtiyaçları vardır!

Hak etmedikleri eleştiriler karşısında kaybedecek zamanları da yoktur!

Çünkü hikaye okumayı  sevmezler!..

Ziya Paşa’nın o ünlü sözü vardır ya;

‘Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz’   diye..

Aynen öyledirler..

Olumlu olumsuz bütün düşüncelere karşı takınacakları tavrın adı da Ziya Paşa’nın bu ünlü sözüdür..

Gerisi hikayedir!

Dün neyse bugün de o dur!..

Arkalarında   bıraktıkları soru işareti hiç  ama hiç yoktur!.

 ‘Ben şu partinin bürokratıyım, ben bu partinin milletvekiliyim, bakanıyım’  diye hizmet kervanında ayrım yapmaları asla söz konusu olmaz!

Gittikleri her yerde aynı sevgi ve saygıyı görürler!

O nedenle ektiklerini biçerler!..

Köylü olmayı da iyi bilirler, şehirli olmayı da!

‘Hadi gel köyümüze gidelim ’ davetini  gururla söylerler..

Tarlayı da bilirler, yaylayı da!..

Neseplerini  hiç inkar etmezler..

Vekilden, bakandan öte hep  ağabey,  amca, kardeş olmasını bilirler!

‘Önce insanım sonra siyasetçi’ düstürleridir..

Acaba ne olur demeden doğru bildiklerini  söylemekten çekinmezler.                                                             

                                                                         
Ne gelirse de başlarına zaman zaman  bundan gelir!

Ama  doğru bildikleri yoldan yürümeye devam ederler...

Dedik ya;
‘Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz’ diye...

Hayat yolculuğunda kamburları olmadığı için öncelikleri hep bu söz olur!

Ne hizmet yaptı? sorusu sorulduğu zaman  işaret ederek ‘Bana değil onlara sorun’ der!..

Muhatabı hep halk olur!

Çünkü gücü oradan alırlar!.

Onlar için ‘Ne yapmış ki’ ironisi abestle iştigal olur.. 

‘Şunu da yapsaydı’  şeklindeki beklentiler onlar için  daha geçerli yol haritası olur..

‘Halep orda ise  arşin burdadır’ onlar için!

Trabzon’a şöyle bir bakarsın...

Of’undan, Çaykara’sına, Arsin’in den Yomra’sına, Araklı’sından, Sürmene’sine, Köprübaşı’ndan  Hayratına, Beşikdüzü’nden Vakfıkebir’ine, Tonya’sından Şalpazarı’na, Çarşıbaşı’ndan  Akçaabat’ına kadar  bu şehrin  alın teri ile yıkanmış bütün toprakları  kendisine yapılan hizmetleri   haykırır zaten!

Vefa oralardadır.

Vefa Ali amcadır, Mehmet amcadır, Fatma teyzedir, Ayşe  anadır...

Şehirlerde, ilçelerde, beldelerde  ‘TOKİ’ yazan her  levha onu hatırlatır...

İl Özel İdaresi’ne akıtılan   paralarla  köy yollarının  çamur deryasından kurtulmasının  bir hikmeti vardır!

Bu şehirde 10 yıl önce kaç hastane vardı sorusunu sorup cevap bulmak da çok kolaydır!

Yıllardır  önü  bizzat  şehrin  içerisinden  birileri tarafından kesildiği için   yılan hikayesine döndürülen  Akyazı Projesi’nin TOKİ kapsamına alınıp düğmeye basılmasına  vesile olunmasınında da  bir eli vardır!

Bırakın  kendi partisinin  belediye başkanlarını...

Gidersiniz muhalefet partili belediye başkanlarına, söylerler size ayırıp yapıp yapmadığını !.

Ne  demişti Söğütlü’nün MHP’li  Belediye Başkanı Gedikli, ‘Sayın Bakan’dan en fazla desteği gören benim belediyem. Benim partimin  bakanı olsa inanın  bana bu kadar iltifat etmezdi’!

Örnekleri  ve adresleri  açık ve nettir!..

Kim bu adam ?

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar!

Dedik ya..

‘Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz’!

Böyle adamların hakkını teslim etmek, yaptığı hizmetleri anlatmak  ‘adamı olmak’  ise varsın bin kere  olunsun!..

Dün de bugün de yarın da bu şehir için hizmet bayrağını eline alıp  bu şehre hizmet  eden, bu şehrin önünü açmaya çalışan, asla ‘şu bizdendir, bu şundandır’ diye siyasi ayrımcılık yapmayan, insanların, belediyelerin hakkını teslim etmeye çalışan bir insanın  hakkını vermek  ‘adamı olmak’  diye suçlanmak ise  hiç  ama gocunmayız!.

Hem  de gururla!..                                                                                                      
                                                              
Dün bu şehrin bağrından çıkmış, hizmet etmiş  bakanlarımız vardı,  bugün Erdoğan Bayraktar, yarın bir başkası olacak.
Onlar bizim bakanlarımız...

Bayrak  yarışlarında olduğu gibi bu şehrin birer takım kaptanı onlar...

Herkesin bakanı!

Bu şehre yatırım gelecekse, hizmet yapılacaksa onlara şevk vermek, yol göstermek bizlerin de görevidir.

O nedenle ‘Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz’ deriz...

Söz  konusu Trabzon’a hizmet ise gerisi teferruattır!

Hem ne demişler “Marifet iltifata tabidir”

Hayırlı Cumalar...