AYNI TADI VERMEZ!
Sadete gelerek örneklerimizin yol haritasınının çıktığı sokak şudur; Tayyip Bey'in yerine geçen Davutoğlu'nun asıl usta gibi olmayacağı gerçeğidir.
Bir kere Uzun Adam'ın yerine Kısa Adam geçti. İlk fark daha ilk adımda ortaya çıktı. Çünkü bizim insanımız heybeti sever. Müslüman gelenekten gelenler Hz Hamza'nın ve Hz Ali'nin dev cüsseleriyle küffarı yerle bir etmesi menkıbeleriniMuhammediyelerden serüvenli bir dille okumuş ya da dinlemişlerdir. Sayın Ahmet Davutoğlu anlayacağınız bu menkıbelerin tarif ettiği fiziki yapıyı taşımıyor.
Denebilir ki Özal neden tutuldu. Oradaki durum farklıydı. Darbecilere karşı insanımızın fizik seçecek seçeneği yoktu.
İşte burada muhalefet fizik üstünlüğünü ele geçirecek bir değişimi yapabilirse gelecek seçimlere 1-0 önde başlarlar.
Örneğin MHP ya Koray Aydın'ı ya da Iğdır Milletvekili Sinan Oğan'ı genel başkan yaparsa fizik üstünlüğünü ele geçirmiş olur.
CHP bir uzun adam olan Muharrem İnce ile Yalova'daki başarısını genele yayabilir.
Hiç kimse adayını değiştirmezse Davutoğlu o zaman avantajlı olur. Niye derseniz eşit fiziklerde bir maç olur ki iktidar alışkanlığını elinde bulunduran parti devranını sürdürür.
Demek ki yakın gelecekte siyasi aktörlerde bir değişim yaşanmazsa Gül bir muhalif olarak ortaya çıksa bile fazla bir şey değişmez.
Bir değişim isteniyorsa halkın içsel duygularının iyi analiz edilmesi ve bütün parti programının ekonomi üzerine bina edilmesi gibi iki ana etmene de mutlak itaat gerekir.
İnsan kendi içindeki insanı arayan bir varlıktır. Bazı şeyler kendi elinden gelmese de duygu olarak büyük tasavvurlar besler. Bu nedenle yapmak istediğini yapmaya namzet kişi üzernide sabitler fikrini.
AK Parti'nin başına Davutoğlu'nun geçmesi muhalefete yeni fırsatlar sunmaktadır. Yeni fırsatlar yeni kişilerle yakalanır. Göz kirliliği yapmış, yenilgiyi içselleştirmiş kişilerle büyük maratonlar koşulmaz.