Bakan Bayraktar'ın Anlamlı Mesajı


Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar klasik siyasi adam portesinin dışına çıkarak zaman-zaman çok farklı açıklamalarla gündeme damgasını vuruyor.


Hatırlayın “Gezi eylemlerinde” Bakan Erdoğan herkesimi ters köşeye yatıran bir açıklama yapmış “Kazanan çevre ve doğa olmuştur” diyerek iğneyi değil çuvaldızı nasıl kendine batırdığını bir kez daha ortaya koymuştu.


Bir çok çevre, bakanın bu açıklamasına tam destek vermişti.


Erdoğan Bayraktar’ın elbette eleştirilecek –eksik görülen yerlerinde basına yansıması doğaldır.


Yeter ki konu amacından sapmasın.


Bakan Erdoğan Bayraktar’ın geçtiğimiz gün İstanbul Mühendisler Vakfı’nın iftar yemeğinde yaptığı “Ötekileştirmek bizim kitabımızda yazmaz. Hepimiz bu geminin içindeyiz. Bu ülkede sağcıda, solcuda bizim kardeşimizdir” ifadelerinin altını kırmızı kalemle çizmek gerek.


Bu toplumda insanlar ötekileştirilmek istenmiyor. İnsan yerine konmak istiyor. Bakan Bayraktar’ın bu anlamlı sözlerini özde bırakmamak uygulamaya sokmak gerek. Başta suyun başında olanlar olmak üzere toplumun her katmanına bu anlamda görev düşüyor.


Bir insan gerçek anlamda işini yapıyor, başarılı oluyor, dürüst ve karakter sahibiyse bu insanın sağcı ve solcu olması çok mu önemli.


KTÜ İÇİN EL ELE VERDİLER


Hafta sonu Trabzon Kamu Üniversiteleri Güçlendirme, Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Olağan Genel Kongresine katıldım.


Doğrusu benim açımdan çok keyifli bir kongre oldu.


50 bin öğrencinin eğitim-öğretim gördüğü KTÜ’nin değerli bilim insanları Prof. Dr. Selahattin Köse, Prof.Dr. Necati Tüysüz, Prof. Dr. Orhan Aydın, Prof. Dr. Osman Bektaş, Prof. Dr. Saadettin Korkmaz ile birlikte iş dünyasından Tayfun Sezeroğlu, Münir Aydoğdu, Nihat Yılmaz, Emre Akgün’ün de aralarında olduğu Trabzon Kamu Üniversiteleri Güçlendirme, Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Yönetimi ve üyeleri çok anlamlı bir görev için bir araya gelmişler.


Daha önceki yıllarda  “Zorla bağış” adı altında para topladıkları iddialarıyla şehrin gündemine gelen derneğin aslında nasıl bir yargısız infaza uğradığını, sahip çıkılmadığını ve hedeflerinin kamuoyu tarafından iyi algılanmadığını gördüm..


Oysa niyet ve hedef o kadar anlamlı ve değerliki.


İstiyorlar ki hiçbir öğrenci parasızlık yüzünden eğitimden uzak kalmasın, yolarına devam etsinler. Trabzon’da sivil toplum örgütlerini de dernekleri ayakta tutmak çok zor.


Üyeler bile bağış yapmıyor. Kaldı ki dışarıdan bağış toplansın.


Şu anda KTÜ’de hiçbir işlemde 5 TL bile alamazsınız..!


Gönüllü bağış yaptınız yaptınız yoksa eyvah!


Peki ama  “Trabzon Kamu Üniversiteleri Güçlendirme, Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği” gibi amacı eğitime destek vermek  olan dernekler olmasa ne olacak?


Ne olacağı ortada çaresiz-yoksul ve ihtiyaçlı öğrenciler eğitimlerine devam edemeyecek, bölgenin ve Trabzon’un göz bebeği KTÜ kan kaybedecek, vizyon ve misyon açısından geri düşecek. Haydi Trabzon KTÜ için el ele veren gönül birlikteliği sağlayan bilim insanlarına ve onların kurdukları bu derneğe sahip çıkalım.


Cüzdan ve vicdan arasında sıkışmayalım


Bu arada derneğe Esentepe Mahallesi’ndeki Trabzon Barosu ve TEV’in de içinde bulunduğu binada yer veren, her anlamda sahip çıkan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu’na da teşekkür etmek gerek.