BALIKLAR PLATİNİ'YE GİTTİ..
Biz anlayacağınız Dünya çapında bir güce sahibiz ama Türkiye'de futbolu batıran iki elin parmakları kadar adamı siyasetin kayırıcı etkisinden uzak hale getiremedik.
Baksana TFF passolig pek tutmadı diye moralsiz. Yiyicileri yiyeceksiz bırakmak zorlarına gidiyor. Ama sormuyorlar aldığımız hiçbir karar niye tutmuyor diye. Sen futbolu kirden arındırmadan bütün pisliği ile, piyasaya mal diye sunarsan ne bekliyordunuz yani!.. Siz milleti enayi mi zannediyorsunuz? Kurduğunuz şike şirketi UEFA'da satış yapamadı. Dışa mal satamayan bir şirket dünya markası olabilir mi? Doğal olarak hayır.
Futbolun itibarını iade etmeden ne passolig, ne lig tv, ne de planlayacağınız her hangi bir şey tutmayacak.
Hele bir şebeke olarak gaspettiğiniz Trabzonspor'un hakkını vermeden Türk futbolunun iki yakası biraraya gelmez, gelmeyecek de..
Gelelim Otyakamaz'a.. Şikeci futbolcularınının bilgisidir diye yutturduğu, aslında malum şebekenin kurguladığı senaryonun da tutmayışına çok üzüldü. TV’de gördüm, esmer teni renk vermese de gözlerinde azizilin'in zizil düşüncelerine katkı veremeyişinin derin ıstırabı vardı.
Adam 'Yaptıysam Fener için yaptım' dediği halde yaptı mı yapmadı mı tartışmasının ne kadar ilkel beyinlerin tartışması olduğunu UEFA tokadıyla yüzümüze çarparken yine utanmadan CAS'a gideceğiz demezler mi? Sizin ağababanız gitti de ne oldu?
Bu kadar kara habere bir umut gülü ekleyerek yazımızı tamamlayalım.
Türk futbolu, kısa zaman sonra futbolun bu kirli paydaşlarından kurtulacak. Ne yıldırımlardan etkilenecek futbol ne de mecnunlara bırakılacak kadar itibarsız kalacak. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra her şey zeminine yerleştirilecek.
Baronla horon var yani. Yakında.. Bekleyin..