BAŞBAKAN TRABZON HALKINDAN NE İSTEDİ?


Türkiye gündemine yönelik değerlendirmesi, beklendiği gibi Diyarbakır gezisi üzerine oldu.

Başbakan Erdoğan “dertleşmeye geldim” dediği Trabzon’da çözüm sürecine yönelik açıklamalarda bulunurken Trabzon ve Karadeniz halkının hassasiyetinin ne kadar önemli olduğu vurgusunda bulundu.
“Biz İstanbul'da ne söylediysek onu Diyarbakır'da söyledik. Diyarbakır'da ne dediysek şimdi Trabzon'da da aynısını söylüyoruz” şeklinde söze başlayan Başbakan Erdoğan “Biz İzmir'de Türk bayrağını sallayıp Hakkari'de utanan parti olmadık.

Biz nabza göre şerbet verip her yerde farklı konuşan bir parti değiliz. Biz ırkçı parti değiliz. Biz 76 milyona hep birlikte biriz ve beraberiz diyoruz. Hep birlikte Türkiye'yiz diyoruz” açıklamasıyla birlik ve beraberlik mesajı verdi.
“Yirmi yaşında evlatlarını bu vatan için feda eden ana ve babaların başı dik olsun, asla onların başını eğmeyeceğiz”  diyen başbakan Erdoğan Trabzon halkından çözüm sürecine yönelik dualarını esirgememesini ve destek vermesi gerektiğini  belirtti.

Başbakan Erdoğan açık ve net siz olmadan siz omuz vermeden hedefe ulaşamayız, çözüm sürecinde mihenk taşları sizlersiniz mesajını ortaya koydu.

Erdoğan’ın bu sözlerine  halkın arasından nasıl bir  tepki geleceğini doğrusu merak ediyordum.

Çünkü “tam bam teline dokunan” açıklamalar ardı ardına geliyordu.
Yaşlı bir teyze gözyaşlarına boğuldu, bir başka amcanın da söyleyecekleri  şeyler boğazına düğümlendi.

İkisi ile de göz göze geldim...
Sözün bittiği noktada sadece gözlerine baktım. Dökülen yaşların ne anlama geldiğini çok iyi biliyordum.

Başka bir söze gerek yoktu..
Hepimizin canı yanmadı mı yıllarca! Ağıtlar yakmadık mı? Nice ocaklar yandı, nice sevdalar yarım kaldı, nice yavrular öksüz bırakıldı..

Yara hep kanadı, ateş her tarafımızı sardı..
Başbakan Trabzon halkından çözüm sürecine destek isterken boğazı düğümlenen yaşlı amcayı da, gözyaşları sel olan teyzemizi de, yumruklarını sıkan gencimizi de hesaba katmak gerek diye düşünüyorum..

Hepimizi aynı geminin içindeyiz..
“Barış kimin işine yarıyor, savaş kimin işine..”  bunu hepimiz çok iyi biliyoruz..