TRABZON TANITIM GÜNLERİ DEĞİL, AKP’NİN "SİYASİ ŞOV" GÜNLERİ!
CHP Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak, Ankara’da düzenlenen Trabzon Tanıtım Günleri’ne yönelik sert açıklamalarda bulundu.
Başkan Bak açıklamasında şu ifadelere yerverdi. Ankara’da "Trabzon Günleri" adı altında sergilenen bu ibretlik tablo, artık bir tanıtım etkinliği olmaktan tamamen çıkmış, AKP’nin siyasi işgal ve propaganda operasyonuna dönüşmüştür. Şehrimizin kadim kültürünü, asil duruşunu ve binlerce insanın alın terini kendi dar siyasi çıkarlarına meze edenler bilsin ki; Trabzon sizin şahsi mülkünüz, o kürsüler de seçim vaatlerinizi pazarlayacağınız ucuz reklam panoları değildir! Günlerce gece gündüz demeden bu organizasyon için ter döken belediye emekçilerinin, oraya umutla giden esnafın çabasını; saatlerce süren bayat lider güzellemeleriyle, bitmek bilmeyen icraat masallarıyla ve muhalefete yönelik hadsiz saldırılarla kirleten bu zihniyet, Trabzonluluk ruhuna en büyük ihaneti yapmaktadır.
Şunu açıkça ihtar ediyoruz: O kürsüye çıktığınızda "Trabzonluluk" dışında bir şey konuşmaya hakkınız yoktur! Eğer bu kibirli ve dışlayıcı tavrınızla Trabzon’un ortak değerlerini siyasallaştırmaya, şehri kamplaştırmaya devam ederseniz; çok değil, birkaç yıl sonra o meydanlarda kendi bürokratlarınızdan başka selam verecek, o stantları gezecek tek bir samimi Trabzonlu bulamayacaksınız. Kendi yarattığınız bu kutuplaşma çukurunda yalnız kalacaksınız!
Ulaştırma Bakanları ve iktidar temsilcileri, sanki lütfediyormuş gibi çıkıp Trabzon’a güya 300 milyar liralık yatırım yaptıklarından bahsederek halkın aklıyla alay ediyorlar. Sizin yatırım dediğiniz; Trabzon sahilini boydan boya dolgu yaparak betonla katletmek, denizle insanımızın bağını koparıp o doğal güzelliği harap etmek midir? Milyar liralardan bahsediyorsunuz ama Trabzonlu gencin işsizlikten, geleceksizlikten şehri terk etmesine seyirci kalıyorsunuz. Tanıtım günlerinde tek bir istihdam projesinden, Trabzon ekonomisini ayağa kaldıracak tek bir ciddi sanayi, sanat veya kültür atılımından bahsedemeyenlerin; sadece içi boş rakamlarla algı yönetimi yapması, bu şehrin geleceğine vurulan en ağır darbedir. Sahili betonla boğan, şehri kimliksizleştiren bu anlayışın, şimdi kalkıp Ankara’da "Trabzon’u tanıtıyoruz" diye sahte gülücükler dağıtması pişkinliğin zirvesidir.
Asıl büyük ihanetiniz ise Trabzon’un yeşiline, suyuna, ormanına ve yaylasına olan dinmek bilmeyen düşmanlığınızdır. Ankara’daki lüks salonlarda kemençe eşliğinde "Yeşil Trabzon" reklamı yaparken, Meclis’te el kaldırıp onayladığınız o doğa katliamı yasalarıyla bu şehrin ormanlarının ve yaylalarının yüzde 80’ini maden şirketlerine sessiz sedasız peşkeş çeken bizzat sizlersiniz! Hem Trabzon’un ciğerlerini, atalarımızdan emanet kalan o güzelim yaylaları parsel parsel yabancı sermayeye ve yandaş şirketlere satacaksınız hem de çıkıp doğa sevgisinden bahsedeceksiniz. Sizin Trabzon sevginiz ranta kadardır, sizin memleket sevginiz koltuğunuzun bekası kadardır! Yaylalarımızı maden baronlarına, sahilimizi beton lobilerine kurban eden bu harami düzenin maskesini biz düşüreceğiz. Trabzon’un doğasından bahsedenler önce o maden ruhsatlarını kimlere, hangi kirli pazarlıklarla verdiklerinin hesabını vermelidir.
Trabzon halkı sizin siyasi şovlarınızın figüranı, bu şehir de sizin deneme tahtanız değildir! Şehrimizin kaynaklarını sömüren, doğasını yağmalayan ve halkın birliğini siyasi hırslarına kurban eden bu zorba zihniyetten Trabzon’u temizleyeceğiz. Trabzon sahipsiz değildir; bu şehri Ankara’nın salon siyasetçilerine ve yağmacı şirketlere yar etmeyeceğiz!