BAŞKAN NİYE GERGİNDİ?


Amacımız bağcıyı dövmek mi üzüm yemek mi? Şahsen ben yansız yalansız bir yol takip etmeyi hep şiar edindim. Kapı ardında Hacıosmanoğlu'nun yoluna takoz koymak maksadıyla gayretkeşlik içinde olanlar, muhalifliğin dışında ne yaptılar ki başkan adeta köpürdü sorusuna odaklandım. Sağı solu yokladım. Rize kökenli olmanın avantajıyla ellerimi gizli odalardaki muhabbetlere uzattım. Elime bayağı malzeme geldi.
Duyumlarımıza göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a başkanı kastederek birileri 'Buna bu kadar yüz verme' demiş. Başkan bu sözü teyit etmiş ve sonra hatlar kopmuş tabii.
Hacıosmanoğlu “Ben Meclis'te İstanbul'daki arsa için, Akyazı'nın zamanında bitirilmesi adına gecemi gündüzüme katıyorum, adamlar hala hazımsızlıkla ispiyonculuk oynuyorlar” diyerek zıvanadan iyice çıkmış. İşte bu bilgilerin şekillendirdiği bir atmosferde başlayan kongrede fikri yönden benzemezlerin aynı hedefe ateş etmeleri başkan tarafından çok manidar bulunmuş.
Önce sokaklarda dolaşan 7. madde konusu ve ibra etmeyeceğiz söylemleri zaten gereği kadar ipleri germişti. Bir de kulis bilgileri bu hatlara enerji yükleyince hiç de tasvip etmediğimiz manzaralar yaşandı.
Konuşmacıların bazı haklı eleştirilerine katılmakla birlikte, her cümlenin yönetimce konuşanın değil başkasının sesi olarak algılanması, büyük bir savunma psikolojisinin doğmasına neden oldu.
İyi niyetlilerin sesi bile Ankara'da kapı artlarındaki ses olarak algılandı. Karşıt konuşmalar, içerikleri dahi tetkik edilmeden yönetimde infiale neden oldu.
Aslında azınlık bir grubun şehrin içini tümüyle dizayn etmiş bir görüntü vermesi, başta başkan ve yönetimini yaralayıcı bir dille konuşmaya itti.
Olan oldu.. Sadece bir tarafı suçlu gösterip kimse ben günahsızım diyemez.
Bu saatten sonra çözüm ne? Yönetim olağan kongreye kadar rahat bırakılmalı, takımı desteklemekten çeşitli beklentiler gerçekleşmez diye kimse kaçmamalı. Zamanı geldiğinde hala gayrimemnunlar çoğunluksa seçimde zaten bir başkan seçerler.
Şimdi şöyle oldu, böyle oldu deyip kırılgan yapımıza bir darbe daha kimse vurmamalıdır.
Yönetim de enerjisini takımı yönetmeye harcamalı, her yoruma cevap verme mecburiyeti hissetmemelidir.
Kadromuz oldukça iyi. Birkaç mevkideki eksiklikler giderilirse kusursuza yakın bir takım çıkar ortaya. Maçlarımızı yine birlikte sevinerek oynar, hesap gününde ise herkes bildiğini okur. Mahkemelere koşmalarla bu işler düzelmez. Şike konusunda sesi kısık olanların geniş zamanlarda da sessiz kalmasında fayda var. Taraftar zannettiğinizden çok daha akıllıdır. Delegeler de çapulcu değil, hepsi saygın insanlardır. 24 bin 450 kişinin 1500'ünü adam saymak, çağın geldiği düzeyi bilmemekten başka bir şey değildir.
Zorbalık kötüdür, yangın için köze üflemek de kötüdür.