BAŞKANLARLA UFUK TURU
Bu kentinyorgun taşlarından ve kalıntılarından anlıyoruz ki şehrin geriye doğru derinliği bin yıllara tekabül ediyor. Bütün medeniyetlerden silüetinde esamileri barındıran bu şehri yönetmeye talip olanların aynı derinlikte olması elzemdir.
Bağrında barındırdığı eski medeniyetlerin cibiliyetine bakmadan bütün tarihi eserlere eşit mesafede duran, onları bir emanet duygusuyla kucaklayan bir başkan bekliyor Trabzon.
Bir zamanlar benim gibi korkuya kapılıp kadim eserleri muhafaza ederek şehrin Türklüğüne zeval gelir endişesi taşımadan, her kalıntıyı açığa çıkarmak, onarmak, görücüye çıkacak gelin gibi hazırlamak vazifesiyle donanımlı bir beyinle hareket edilmelidir.
Büyük yöneticilik anlayışı, ana damar olan Türk milleti kimliğinin bakiyesi eserleri ihya ederken diğer medeniyetlerin silinip kaybolmasına da müsade etmemektir. Bir şehrin bütün derinlikleri o şehrin kimliğidir. Kimliğin bir dönemden sonrasına sarılıp diğer zamanlardaki örenlerini törenle yok etmesi maziye saygısızlık olur. Büyük medeniyetler, yanı başındaki mezarlardan korkmaz.
Ben yazar olarak daha dün, surların etrafı açılırken yanlış fikirler yürüterek bunlar bizim için değil şehrin eski kimliğini ortaya çıkarıp bazılarına şirin gözükmek için yapıldığndan dem vurmuştum. Oldukça yanlış bir değerlendirme yaptığımı anladım. Okuduğum birkaç makale nakısalı fikirlerimin değişmesini sağladı. Şehirlerin kimliği ile ilgili bazı eserleri karıştırmamdan sonra yerli yerine oturan bir şehir algısı oluştu bende. Bazen açık yüreklilikle insanın bireysel olgunlaşmasını itiraf etmesi inkişaf için gereklidir.
Nasıl şimdiye kadar fark edememişim hayıflanmasıyla yeni edinimleri yutup açmamak, önceki bilgisizliğinden kaçmak olgun bir tutum olmaz.
Valery'nin dediği "Aslanın vücudu yediği hayvanlardan oluşur." sözü de bana ışık tuttu. Aslan ister tavşan ister geyik yesin, dıştan ona baktığımızda bize yine aslan gibi görünür. Tavşan yedi diye bir yerinden tavşan fışkırmaz.
Bu da bize şunu gösteriyor ki burası bir Türk şehri ve bu şehir bedenini değişik unsurlarla beslemiş ama ana görünümünü yine muhafaza etmiştir. Şimdi geldiğim nokta bizi besleyen ürünlere saygısız olmayalım noktasıdır.
Tarihi eserlerin bütün encamıyla yaşatılıp insanlığın hizmetine sunulması ortak ödevimiz olmalıdır.
Başkanlarımıza Trabzon'u derinliğine, genişliğine, uzunluğuna ve yüksekliğine göre yönetmek düşer..