BAŞKANLIK SİSTEMİ TARTIŞILIYOR
Ardından 1 Kasım’da genel seçimleri yenileyerek tek başına iktidar oldu ve başkanlık sistemini yeniden gündeme taşıdı. Aslında bu sistem padişahlık getirmez, bilakis demokrasiyi geliştirir. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı Türk bayrağını fors olarak kullanıyor, bu ülkenin Başbakanı Türk bayrağını fors olarak kullanamıyor. Ancak İçişleri Bakanlığı’na bağlı 81 ilin valisi Türk bayrağını fors olarak kullanabiliyor.
Neymiş efendim Valiler illerde Cumhurbaşkanını temsil ediyorlarmış. İyi de yürütmenin başı olan başbakan bu ülkeyi temsil etmiyor mu? Ediyor da yurt dışında. İçeride yalnız Cumhurbaşkanının temsil yetkisi var. Hem de sonsuz yetkisi var.
Genelkurmay Başkanı başta olmak üzere tüm kuvvet komutanlarını, valileri, tüm müsteşarları, hatta müşavirleri, genel müdürleri, bölge müdürlerini, il emniyet müdürlerini, il tarım müdürlerini, il nüfus müdürlerini, il milli eğitim müdürlerini, il sağlık müdürlerini üçlü kararname ile asaleten atadığı gibi YÖK'ten yargıya kadar birçok önemli kuruma da atama yapma yetkisini elinde bulunduruyor.
Sonra da Cumhurbaşkanlığı makamı semboliktir diyoruz.
Anayasa’ya göre üç büyük erk olan yasama, yürütme, yargı iç içe girmiş.
Yasama görevi yapan bakan aynı zamanda milletvekili görevini de yürütüyor. Adalet Bakanı ve müsteşarı aynı zamanda HSYK'da bulunduğu için yargı erki elinde.
Türk ordusunun hesabını TBMM'ye Milli Savunma Bakanı, Jandarma Genel Komutanlığı’nın hesabını İçişleri Bakanı veriyor. Hiçbir ancak hiçbir atamaya karışamıyorlar. Zira bu terfi ve atamaları yılda iki kez Başbakan başkanlığında toplanan askeri şura yapıyor. Cumhurbaşkanı onaylamazsa tüm kararlar yok hükmünde sayılıyor.
Peki başkanlık sisteminde nasıl olacak? Başbakanlık makamı olmayacağı için güçler çatışmayacak. Cumhurbaşkanını yine halk seçecek. İki turlu seçimle halkın en az yüzde 51 oyunu alan cumhurbaşkanı seçilecek. Meclis dışında oluşturduğu hiçbir dokunulmazlığı olmayan Bakanlar Kurulu TBMM'den en az 276 evet oyu ile atanacak.
TBMM; yolsuzluk, hırsızlık yapan bakanın ve müsteşarın hesabını zaman aşımına uğramadan anında soracak, gerekirse ilgili bakanı düşürecek.
Dolayısıyla TBMM yani yasama millet adına denetleyecek, yürütme yasamaya hesap verecek, gerekirse Cumhuriyet Savcısı’na gönderecek suç işleyen anında yargılanacak. Büyük iş adamları ve üst düzey sendikacılar bakan olamayacağı için siyasete girmeyecek, milletvekili olmayacak.
Her dönem yeni insanlar, yeni yüzler vekil olacak, giren de dört yıl için evini Ankara'ya taşıyamayacak. Her an sine-i millete dönmeye hazır olacak ve kendi kendine yönetim biçimi olan demokrasi rayına oturacak.
Bu böyle biline!