BAYBURT'UN GÜZEL İNSANLARI VAR


Babam hep derdi, kıyılardan içeriye gittikçe adamlık artar diye. Gerçekten arkadaşlarımız müthiş bir samimiyetle karşıladılar bizi. Daha varmadan kahvaltımızı hazırlamışlar, Anadolun'nun bereketli insanlarının gönlü zengin sofrasında hem karnımız hem de sofra muhabbetiyle gönlümüz doydu. Müthiş dolu bir gün oldu.
Neler konuştuk Bayburt'un mert ve cömert insanlarıyla. Türk milletinin derin kültürünün bütün izlerini yüzlerinde seyrettiğim bu dostlarla ülkenin içinde bulunduğu durumu mutalaa ettik. Gelecekten müteessir olmadıklarını, Türk milletinin sahibsiz kalmayacağını bildiklerini ifade ettiler.        
Türk milletinin cevheri asliyesinin temiz olduğunu, gelecekte vatanın dara düşmeyeceğini, yeter ki milletin ismine ve cismine sahip bir tavır takınılması körelmesin. Bu sevgi kanalı açık oldukça ekmeğimizin de bağımsızlığımızın da baki olacağını belirttiler. Büyük bir özgüvenle duygularını bizimle paylaştılar. Sözcüklerinde, cümlelerinde riya değil ziya vardı.
Hep memleket meselelerini konuşan bu insanların başka dertleri yok mu diye insan merak ediyor tabii. Dede Korkutu'un torunları genlerinden gelen 'Boy boyladım, soy soyladım' geleneğini muhafaza ediyorlar anlaşılan. Bu duygularla doluyken Trabzon Bayburtlular Derneği Başkanı Yaşar ağabeyin aklına düşmüşüm, beni aradı. Ben nerdeyim tahmin edemezsin. Sonrasında Bayburt’ta olduğumu söyledim. Böyle bir atmosferde Yaşar ağabeyin beni aramsı tevafukların en güzeliydi.
 Bayburt’ta bizi misafir eden arkadaşları burada zikretmem gerekir. Kardelen Kayak Kulübü başkanı Zeki Şipal, MHP merkez ilçe başkanı Hüseyin Yıldırım kardeşime ve Mevlüt Oruç abime teşekkürlerimi bildirmem gerekir. Ayrıca arkadaşlarım Turan Başağa, Mustafa Kurutaş ve Süleyman Atasoy'a da şükranlarımı sunuyorum. İyi bir gezi oldu.
İnsanlığıyla temayyüz etmiş bir diyarda soğukta bütün sıcak duyguları yaşama şansını bulduk.