BENLİĞİ VAHDETTE YAKMAK!



***

Kuran elimizde bütün gerçekliğiyle dururken biz her şeyin cevabını         hadislerde ve hadiselerde arar olduk.
Hadislerin önemli kaynak olduğuna itirazımız yok. Hadislerin ayetlere baskın hale getirilmesine dönüktür eleştirimiz.

***

Bir yanılgımız da şu; kendi kafamızda kurduğumuz dünyayı geçerli kılmak için onu ayetlerin ve hadislerin sözümona ışığında doğrulatmanın gayreti içinde oluyoruz.
Yani kendimizi özne,     kutsalları öznenin yüklemi yapıyoruz.
Terazinin kefesine kendi emellerimizi, diğer bir kefeye de kutsalları koyarak denge arıyoruz.
Halbuki önce kutsalları öğrenip ona göre emeller geliştirmek gerekir.
Anlayacağınız biz her     işte olduğu gibi kulağımızı tersinden tutmayı marifet biliyoruz.
Ülkede istenmeyen bazı işler yapıldığında, o işleri örtmek adına bütün ulvi değerleri şeytanın aklına gelmeyecek cinlikle farklı noktalara yaslamak ve oradan necat devşirmek alışılmış tavrımız haline geldi.
Kabahatini kabul yerine kabahatini göreni tahkir     etmek rutinleşti.
Ben yapmışsam doğrudur ilkelliğine tapınacak bir habis ur gibi yapışık yaşıyoruz.
Dışımızdaki insanı insan mesabesinde görmeyi çoktan kaybettik.
Ben merkezli bir dünyanın etrafında deveran ediyor egomuz.
Kusurları hep başkaları işler, biz hayır yorganıyla örtülüyüz anlayışını malesef kıbleleştirmişiz.
Kendimizle başbaşa         kaldığımız zaman bile         dümen çevirmekten uzak durmuyoruz.
Varlığına kazık atacak     kadar benciliz.
Aile, yakın çevre, uzak çevre, köy, belde, ilçe, il ve vatan şeklinde genişleyip dünyayı okumakta yavanız.
Tek ülkemiz var bizim, o da benin ülkesi. Bayrağı hırs, sancağı zevklerimiz. Marşımız ise Bencillik.
Bir gün kutsadıklarımız son nefeste bize veda ederken işte ben dediğin şey;     o anda yapayalnız, seninle, tek başına..
Hesap vakti yaklaştığında ben diyen diller; bende bir şey kalmadı demeye başlar..
Ama ne çare..

***

Yunus Emre'yi dinleyip "Beni bende deme bende değilem/ Bir ben vardır bende benden içerü" dediği gibi benliği vahdette yıkasaydık, varlığımızı vahdette yaksaydık şimdi benlik sorgusunda yalnız kalmazdık.

***

Hazin sonların hazin         hikayeleri, benlik havuzunda yüzüp benlik havuzunda boğulanları anlatır.
Her insan hangi havuzda yüzdüğünü bir düşünsün..
Duvar bize toslamadan..
Akledelim..
Son pişmanlık..
Fayda vermez..