BERAAT MI CERAHAT MI!


Terör durdu, trafik canavarı mola verdi, yolsuzluk, rüşvet, irtikap gibi ne kadar kötülük varsa bitti.
Aziz kurtuldu ya Türkiye süt liman..
Evet devlette bir paralel yapılanma olduğunu ben de kabul ediyorum. Benim kabul etmediğim her davanın bunun içine konulup aklanması ve paklanması..
Yarın Apo da “Bana da paralel kumpas kurdu” der ise şaşırmayın..
Öyle ya, sadece hükümeti ve Fener'i mi ele geçirmek ister kumpasçı..
Terör grubunu ele geçirip her işini karşıya geçirmekte bu zorbayı kullanmaz mı?
Hüseyin Üzmez de Hasan Mezarcı da sağ ölü kim varsa “Bana kumpas kuruldu” derse kim “Siz uyduruyorsunuz” diyebilir.
Şimdi Trabzon milletvekillerine sesleniyorum.. Sadece Trabzon değil nüfusu Trabzon'da olup başka illerden vekil olanlar için de bu çağrım geçerlidir.
“Trabzon şehrine paralel kumpas kurdu, bizi çok fazla milliyetçi yaptı. Bu milletin uğradığı her haksızlıkta bizler palyaço gibi ortalığa çıkarıldık. Bizim milliyetçilik duygularımızı azaltın” diye beraatçı savcıya müracaat etsinler.
Belki bizim Aziz kadar değerimiz olmaz ama yine de başvursunlar..
Bizi milliyetçilikten beraat ettirsinler..
Ha belki bu beraatle ortalığa cerahat dökülür onu bilmem..
Aylar öncesinden kendisine davanın sonucu bildirilmiş olduğuna yemin ederek söylüyorum ki Aziz Y. bir konuşmasında “Eğer suçlu bulunurusam kupayı kendi ellerimle Trabzdn'a vereceğim” derken yine malum yampirliğini bütün Türkiye ile alay edercesine kusuyordu.
Bu sonuç karşısında susan her Trabzonlu inanın kimlik kartını satmıştır. Bu aymaz tavır karşısında yorum yapmayan her dil de şeytanın tasallutuna uğramış riyakardır.
Korkmayın, siyasi ikbal, ticari rant belki bir süre sizi ihya edebilir ama ebedi alemde bu suskunluğun hesabını Rabbimiz sorar.
Evet bazı konularda Türkiye kötü idare edildiği için ve de karşılıklı menfaat depolaması yapıldığından paralel yönetim her iki tarafın işine gelmiştir.
Şimdi bir tarafı tek sorumlu görüp Aziz Y. gibi Trabzonlu bebeklerin, çocukların, gençlerin ve bütün insanımızın gözyaşlarını sermaye yapan insana ‘beraat’ demek inanın ‘cerahat’ dilemek gibi bir şey..
İstiklal Marşı’mızdaki "Her cerihamda, İlahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım!" mısraları dün İstanbul Çağlayan'da çağıl çağıl aktı..
Düzmece bir yargılama ve düzmece bir karar..
Ben dün Türk olmaktan da Müslüman olmaktan da hicap duydum..
Utandım..
Sizi bilmiyorum ey okurlarım!..