BERABERLİĞE ABONE...


Herkesin adı gibi bildiğini, Trabzonspor defansı, işçi olup çalışsaydı emekli maaşını SSK’dan alacak yaşta olan Gekas’ın attığı enfes kafa golüyle öğrendi.
Trabzonspor ilk golü yiyene kadar, bordo-mavili oyuncular yol yorgunu gibiydiler.
Uyuyanların başında Yusuf ve Medjani vardı.
 
***

Birileri Yusuf’a hafta boyu futbolun bir takım oyunu olduğunu anlatmalı ve de hatırlatmalı. O ne öyle; aldığı her topu kaleye vurmaya alışkanlık edinmiş. Hele 59. dakikada arka direkte müsait pozisyonda olan
Gardozo’ya pas atmak yerine çaprazdan kaleye vurması sorumsuzluğun daniskası!
Vahid hoca’nın göbek bağı Medjani ile kesilmiş anlaşılan. Çocuk formuz, kendine olan özgüveni yerle bir.. Ayet mi var her maça Medjani’yle çıkacaksın diye?
 
***


Dün geceki maçta canını dişine takan, aldığının hakkını vermeye çalışan bir Mehmet Ekici vardı sahada.
Doğrusunu söylemek gerekirse, postacının bir iş gününde yürüyebileceği mesafeden attığı şut, kaleci
Oğuz’u adete şeker komasına soktu.
Oğuz Dağlar, devre arası ilacını almış olacak ki, aynı Mehmet’in serbest atıştan kaleye savurduğu ikinci füzeyi son anda çıkarttı..!
 
***


Maçın birinci kırılma mühendisi 69’da Bruno’nun direkte patlayan topu, ikincisi ise gol atmaktan çok attırmayı seven 40 yaşındaki Bilal’in 40 metreden Trabzonspor kalesine yolladığı şandel topa Gekas’ın feyk atarak Fatih’i yanıltmaya çalışmasıydı. Meşin yuvarlağın altı pasın içersinde yere vurup auta çıkması; fizik kurallarına aykırıydı! E biraz da kaleci diyelim artık..
 
***

Akhisar hiç de yabana atılacak bir takım değil. Sahasında iyi sonuçlar alıyor.
Tamam da..
Fakat Vahid Hoca’nın Gaziantep maçının iyilerinden olan Özer Hurmacı’yı tercih etmemesini, sahada uyurgezer Medjani ve Yusuf’a bu derece sabır etmesini de anlayabilmiş değiliz. Tabi ki Costant’ın son beş dakika oyun dahil edilmesini de..
“Hocanın bildiği bir şey vardır” deyip geçelim..
Amma velakin..
Beraberliğe abone olmak da bi hayli can sıkmaya başladı ama..!