BEYAZ GEMİ

Beyaz bir gemi,

Taşıyor çocukluk hayallerimi.

Belki de beni,

Olmayan beyaz elbiselerimi.

***

1970’li yıllar.

23 Nisan, 19 Mayıs, 29 Ekim ve diğerleri; bütün ülke için ne kadar da önemliydi bayramlar. Hele biz çocuklar, günler öncesinden girerdik o büyülü günlerin çekim alanına. Bayramların doyumsuz günler olacağını düşünür, çocuk aklıyla tarifsiz değerler yüklerdik yaklaşmakta olan o tarihe. Eğitim yıllarımızın en güzel günleriydi, sanki bir yaş daha büyüyecek ve bir kat daha güzelleşecektik. O gün ülke; binlerce çocuğun kalbinden gözlerine yansımış aydınlık dünyalarla dolar taşardı.

Ve o gün, benim miladımdı.

Ülke, 23 Nisan’a hazırlanıyordu; bense, günler öncesinden o heyecanın içerisinde savrulmaya başlamıştım bile. Sınıflarımız süslenmiş; şiirler, şarkılar hazırlanmış ve okulumuz 23 Nisan beşiğine yatırılmış beklemeye alınmıştı. Yarın bütün çocuklar bu ninninin yaratacağı coşkuyla hafızalarına tarih düşeceklerdi.

O gün anneme, “anneciğim bir bayram dileğim var” derken yüreğim yerinden çıkacak gibiydi. Çünkü daha öncesinden benzer isteklerim hiç olmamıştı, hep olanla yetinmiştim. Doğrusu annemde şaşırmıştı, ilkokul beşinci sınıfa kadar hiçbir istekte bulunmayan ben bu çıkışı nasılda yapmıştım, annemin bakışları merakla hayret arası bir renge bürünmüştü.

Ezile büzüle de olsa işte söylüyorum; “anneciğim, beyaz çorap ve beyaz ayakkabı”

Lafı tamamlayamadım bile, hiç unutmayacağım bir ses tonuyla “ ne ayakkabısı, ne çorabı, ne beyazı; sen kocaman kız oldun, çocuk musun”

Çocukluğum, beyazla tanışmadan, kocaman bir kız oluvermişti. Bayramım, her zaman ki siyah tonlarda kara kışa dönmüştü. Neydi bu, nasıl bir travmaydı; bir anda bütün renkler beyazdan siyaha akan bir karartıydı sanki. Yer siyah, gök karaydı. Artık söylenen hiç bir şeyi duyamıyordum, her cümle beynimde karartılar oluşturuyordu.

Çocukluğumun ilk ve tek isteğini, bir 23 Nisan arifesinde hayal dünyama gömmüştüm, ardından bir mendil sallayarak.

***

Şimdiki sınırsız istekler ve anlamı kaymış bayramlar; ne zaman gündem olursa, o an yüreğim sızlar; beyaz ayakkabı, beyaz çorap ve kocaman bir kız.

Beyaz bir gemide hayallerim,

Bayrama yolladım onları.

Nicedir yalın ayak ufuklar,

Anımsatır karartıları.

Öyküyü, bizzat yaşayan hanım efendinin izniyle kaleme aldım. Annelere, babalara ders olur umuduyla...

“Bayramlarımız bayram olsun, çocuklarımız mutlu olsun.”